·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

   
MODERN ZAMANLARIN VATANSEVERLİĞİ

Vatan; sadece karnınızın doyduğu yer veya hem doğup büyüdüğünüz hem de karın doyurduğunuz yer mi, yoksa kültür değerlerinizin menşei olan topraklar mı?

Herkes kendine göre bir "vatan" tarifi yapsa bile -bilhassa Türkiye dışında yaşayan insanlarımızın vatan mefhumundan ne anladıklarını  bilen insanlardan biri olarak- genel anlamda, kültür değerlerimizin bağlı olduğu yer, bizim için vatandır diyebiliriz.
Misâl: Değil Türkiye´den çok küçük yaşlarda Almanya veya herhangi bir Avrupa ülkesine gelip uzun yıllardan beri buralarda yaşayan birine, burada, meselâ Almanya´da doğup büyümüş, Türkiye´ye en çok bir Alman kadar tatil yapmaya gitmiş bir Türk gencine, "Nerelisin?" diye sorduğunuzda -eğer ailesi Yozgatlı ise- "Yozgatlıyım" cevabını alırsınız. Halbuki o genç -meselâ- Köln´de doğmuş büyümüştür. Köln sokaklarını avucunun içi gibi bilir, Almanca´yı Köln şivesiyle konuşur olmasına rağmen "Kölnlüyüm" demiyor da "Yozgatlıyım" diyorsa bununla beraber ortaya çıkan geçeği iyi kavramak gerekir:
a) Bu nesil, bütün menfiliklere rağmen kök kültürü aile içerisindeki küçük dünyada hâkim olduğu için henüz daha vatana bağlılığını devam ettiriyor, henüz daha asimile olmamıştır.
b) Türkiye dışında yaşayan bu insanların bulunduğu ülkelerin siyasi iradesi ve yerli halkın bakış açısı -orada doğup büyümesine, yerli lisanı mükemmel konuşmasına, iş-güç ve kariyer sahibi olmasına rağmen- hâlâ bunlara "yabancı" noktasında birleşiyorsa bu, yaklaşmadan ziyade uzaklaşmayı, beraberlikten ziyade getolaşmayı körükleyici bir unsur olarak önümüze çıkacaktır.
Ve gerçekler bu şekilde karşımıza çıktığı müddetçe, buralarda doğsa da buralarda ölse de bu insanlarda hep "Yozgatlı", "Konyalı" veya "Erzurumlu"luk devam edecek, gurbette "vatan"sızlık, vatanda "gurbet"çilik çilesi yakalarını bırakmayacaktır.

Yerli idare ve siyasi irade, "yabancı vatandaşlarımız" yerine samimi ve peşin hükümsüz, "bizim vatandaşlarımız" diyerek kucak açsa, "yabancı"nın beraberinde getirdiği değerleri ve doğuşundan gelen farklılıklarını bir zenginlik olarak kabûllense, "yabancı"nın yerlileşmesi "gurbet"in vatan olması daha da kolaylaşacaktır.

Anavatanda vatandaşlık ve vatanseverlik
Türkler, vatansever bir millet olarak bilinir. Vatan uğruna canı dahil herşeyini fedâ etmek, "vatan sevgisi imândandır"dan hareketle din uğruna vatan veya vatan uğruna dine sahip çıkmak sadece bize mahsus bir özellik mi?
Kabileden öteye gidememiş (millet olma özelliği taşımayan) topluluklar hariç, vatan dediği toprakları başkalarına peşkeş çeken bir millet yoktur. Savunmanın ve saldırmanın herzaman bir sebebi ve motivasyonu olmuştur. Vatan için ölmenin ve öldürmenin olduğu gibi.
Bazen de "vatan için" gerekmeyen ölmeler ve öldürmeleri vatana ihanet gibi telâkki ediyorum. Halbuki ondan önce daha faydalı hizmetler yapılabilir.
Vatandaşını insan yerine koyma, ona insan gibi muamele, adaleti koruma, ilimi teşvik, hastasına, açına, kimsesizine sahip çıkma, düşünceye hürriyet hakkı, demokrasiyi herkes için geçerli kılma, inanç dünyasına saygılı olma modern devletçiliğin ve vatanseverliğin ana özelliklerindendir.
Havası, tenefüs edilemeyecek kadar kirletilmiş, denizlerinde canlılara hayat hakkı bırakılmamış, toprakları çoraklaştırılmış, akarsularının kaynakları kuruma noktasına gelmiş, vatandaşının devletine, devletin vatandaşına karşı itimatı kalmamış, insanlar arasında sevgi-saygının bitiş noktasına geldiği bir ülkenin insanlarının yarıya yakını işsizler kahvehanelerini doldurmuşsa, o ülkenin sınırlarını tankla tüfekle kime karşı ve niçin koruduğunuzu anlamakta zorluk çekerim.
Böyle bir ülkenin idarecileri ve vatandaşlarının büyük çoğunluğu vatanseverlik çizgisinden çok uzaklarda, yani vatana ihanet içerisindedirler demektir. Vatanseverlik, İkinci Dünya Savaşı´ndan sonra  nutuklarda ve şiirlerdeki yerini günlük hayatın icraatlarında kendini ispat eder noktasına geldi.
Eğer sanayileşmiş ülkelere Türk vatandaşlarının vizesiz girip çıkma  imkânı olsaydı, ülkenin vatanperver(!) insanlarının vatandan nasıl kaçtıklarını -hangi ruh hali içinde, bilmem ama- seyrederdiniz! Belki de çok sevinirdiniz, bilemem! Vatan, size ve "gerçek vatanseverler"e kalmış olur, böylece! Yönetmek ve paylaşmak da sizin için daha kolay olur, böylece!

Birileri, vatanı uğruna birilerininin sırtına binerken, birileri de birilerini sırtında taşımayı vatanseverlik zannediyor, ahmak!

Gidişat öyle gösteriyor ki, vatandaki Türk`ün de gurbetteki Türk`ün de hasretini çektiği vatan, "kaf dağı"nın yükseklerindeki "Huma Kuşu" olarak kalacaktır.

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Çıplak 
Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Hedef

Mahmut Aşkar
Modern zamanların vatanseverliği
Fikret Ekin
Dünden Bugüne Değişen Bir Şey Yok
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ismail Tüysüz
Düşen Ecyad kalesi ile birlikte aklıma düşenler
İsmail Altıntaş
Aile ve toplumsal işlevi
Muhsin Ceylan
Çay, zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Sizden Biri
Uyarı
Şefik Kantar
Önemli bir başarı !
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana