|
MODERN
ZAMANLARIN VATANSEVERLİĞİ
Vatan; sadece karnınızın doyduğu yer veya
hem doğup büyüdüğünüz hem de karın doyurduğunuz
yer mi, yoksa kültür değerlerinizin menşei olan
topraklar mı?
Herkes kendine göre bir "vatan" tarifi yapsa bile
-bilhassa Türkiye dışında yaşayan
insanlarımızın vatan mefhumundan ne anladıklarını
bilen insanlardan biri olarak- genel anlamda, kültür değerlerimizin
bağlı olduğu yer, bizim için vatandır
diyebiliriz.
Misâl: Değil Türkiye´den çok küçük yaşlarda
Almanya veya herhangi bir Avrupa ülkesine gelip uzun yıllardan
beri buralarda yaşayan birine, burada, meselâ Almanya´da
doğup büyümüş, Türkiye´ye en çok bir Alman
kadar tatil yapmaya gitmiş bir Türk gencine, "Nerelisin?"
diye sorduğunuzda -eğer ailesi Yozgatlı ise-
"Yozgatlıyım" cevabını alırsınız.
Halbuki o genç -meselâ- Köln´de doğmuş büyümüştür.
Köln sokaklarını avucunun içi gibi bilir, Almanca´yı
Köln şivesiyle konuşur olmasına rağmen
"Kölnlüyüm" demiyor da "Yozgatlıyım"
diyorsa bununla beraber ortaya çıkan geçeği iyi
kavramak gerekir:
a) Bu nesil, bütün menfiliklere rağmen kök kültürü
aile içerisindeki küçük dünyada hâkim olduğu için
henüz daha vatana bağlılığını
devam ettiriyor, henüz daha asimile olmamıştır.
b) Türkiye dışında yaşayan bu insanların
bulunduğu ülkelerin siyasi iradesi ve yerli halkın
bakış açısı -orada doğup büyümesine,
yerli lisanı mükemmel konuşmasına, iş-güç
ve kariyer sahibi olmasına rağmen- hâlâ bunlara
"yabancı" noktasında birleşiyorsa bu,
yaklaşmadan ziyade uzaklaşmayı, beraberlikten
ziyade getolaşmayı körükleyici bir unsur olarak önümüze
çıkacaktır.
Ve gerçekler bu şekilde karşımıza çıktığı
müddetçe, buralarda doğsa da buralarda ölse de bu
insanlarda hep "Yozgatlı", "Konyalı"
veya "Erzurumlu"luk devam edecek, gurbette "vatan"sızlık,
vatanda "gurbet"çilik çilesi yakalarını
bırakmayacaktır.
Yerli idare ve siyasi irade, "yabancı vatandaşlarımız"
yerine samimi ve peşin hükümsüz, "bizim vatandaşlarımız"
diyerek kucak açsa, "yabancı"nın
beraberinde getirdiği değerleri ve doğuşundan
gelen farklılıklarını bir zenginlik olarak
kabûllense, "yabancı"nın yerlileşmesi
"gurbet"in vatan olması daha da kolaylaşacaktır.
Anavatanda vatandaşlık ve vatanseverlik
Türkler, vatansever bir millet olarak bilinir. Vatan uğruna
canı dahil herşeyini fedâ etmek, "vatan
sevgisi imândandır"dan hareketle din uğruna
vatan veya vatan uğruna dine sahip çıkmak sadece
bize mahsus bir özellik mi?
Kabileden
öteye gidememiş (millet olma özelliği taşımayan)
topluluklar hariç, vatan dediği toprakları başkalarına
peşkeş çeken bir millet yoktur. Savunmanın ve
saldırmanın herzaman bir sebebi ve motivasyonu olmuştur.
Vatan için ölmenin ve öldürmenin olduğu gibi.
Bazen de "vatan için" gerekmeyen ölmeler ve öldürmeleri
vatana ihanet gibi telâkki ediyorum. Halbuki ondan önce daha
faydalı hizmetler yapılabilir.
Vatandaşını insan yerine koyma, ona insan gibi
muamele, adaleti koruma, ilimi teşvik, hastasına, açına,
kimsesizine sahip çıkma, düşünceye hürriyet hakkı,
demokrasiyi herkes için geçerli kılma, inanç dünyasına
saygılı olma modern devletçiliğin ve
vatanseverliğin ana özelliklerindendir.
Havası, tenefüs edilemeyecek kadar kirletilmiş,
denizlerinde canlılara hayat hakkı bırakılmamış,
toprakları çoraklaştırılmış,
akarsularının kaynakları kuruma noktasına
gelmiş, vatandaşının devletine, devletin
vatandaşına karşı itimatı kalmamış,
insanlar arasında sevgi-saygının bitiş
noktasına geldiği bir ülkenin insanlarının
yarıya yakını işsizler kahvehanelerini
doldurmuşsa, o ülkenin sınırlarını
tankla tüfekle kime karşı ve niçin koruduğunuzu
anlamakta zorluk çekerim.
Böyle bir ülkenin idarecileri ve vatandaşlarının
büyük çoğunluğu vatanseverlik çizgisinden çok
uzaklarda, yani vatana ihanet içerisindedirler demektir.
Vatanseverlik, İkinci Dünya Savaşı´ndan sonra
nutuklarda ve şiirlerdeki yerini günlük hayatın
icraatlarında kendini ispat eder noktasına geldi.
Eğer sanayileşmiş ülkelere Türk vatandaşlarının
vizesiz girip çıkma imkânı olsaydı, ülkenin
vatanperver(!) insanlarının vatandan nasıl kaçtıklarını
-hangi ruh hali içinde, bilmem ama- seyrederdiniz! Belki de
çok sevinirdiniz, bilemem! Vatan, size ve "gerçek
vatanseverler"e kalmış olur, böylece! Yönetmek
ve paylaşmak da sizin için daha kolay olur, böylece!
Birileri, vatanı uğruna birilerininin sırtına
binerken, birileri de birilerini sırtında taşımayı
vatanseverlik zannediyor, ahmak!
Gidişat öyle gösteriyor ki, vatandaki Türk`ün
de gurbetteki Türk`ün de hasretini çektiği vatan,
"kaf dağı"nın yükseklerindeki "Huma
Kuşu" olarak kalacaktır.
SAYFA BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Çıplak
Tufan'daki
"Tufan"
Hayatı
yaşamak
İbret
Yolun
neresindesiniz?
Tadını
çıkarmak
Gençlerim
eyvah!
Düşmansız
Yaşamak
"Enternasyonal
terörizme karşı savaş"
Sahipsiz
Toplum
Meydan
Okumak
Afganistan
bombalanıyor
Medeniyetler
çatışması
veya tekerrür eden tarih
Dünyanın
gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11
eylül ve sonrası
Gönlünüz
rahat mı?
Dibe
Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU
DOĞUM" VE İNSANLIK
Dilimiz
- Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına
Özel"
Odak
Noktamızdaki İnsan
Hasbihal
- 2
Toplumun
Aynası
Hasbihal
Okuyormusunuz?
SAYFA
BASI
|