|

Göçmen Türkün Çağdaşlık Meselesi
Ruhu çalınmış Türk
Belirleyici ve yönlendirici güce
sahip olduğu kadar, dünya ölçekli üstünlüğünü de kabul
ettirmiş Batı Medeniyeti’nin hâkim olduğu coğrafyada
Türk-İslâm kökkültürünün canlı tutulmasına (açığa vurulmasa
da) asla tahammül edilemediğinden ve edilemeyeceğinden,
gereği yapılıyor ve yapılmaya da devam edilecek. Almanya
Türkleri Hıristiyan-Batı Medeniyeti’ne mensup bir azınlık
olsaydı, herhâlde bugünkü kadar şiddetli eleştirilerin
muhatabı olmayacak ve şimdiki kadar göze batmayacaktı. Bu
rahatsızlığın veya hazımsızlığın esas sebebi; farklı
medeniyet değerlerine sahip oluşumuzdur. Burada
öngöremedikleri, hesaplayamadıkları bir durum sözkonusudur:
Türk azınlıktan aidiyet değerleri alındığı taktirde, bu
toplum mankurtlaşır! Mankurtlaşan Türk’ün ne kendisine ne de
çevresine faydası olmaz! Tam tersine, korkunç trajedi o
noktaya ulaştığında, ruhu çalınmış Türk, kendisiyle birlikte
çevresini de yıkar dağıtır ve bunun önüne kimse geçemez!
Bu durumun ilk belirtilerini daha şimdiden görmek mümkün:
Türklerin yoğun olarak yaşadığı herhangi bir Alman şehrinin
sokaklarında, parklarında, polis karakollarında,
hapishanelerde ve henüz daha çığlıkların pek duyulmadığı
evlerde görebilir, duyabilirsiniz. Bunun için gerçekten de
işitebilen kulağa ve görebilen göze ihtiyaç var! Bu
özellikler ancak mevcut durumu okuyabilen, anlayabilen ve
anlatabilen insanlarda olur. Onlar bazen imam, bazen yazar,
bazen öğretmen, bazen gazeteci veya bu etiket/sıfatlardan
hiçbirisine sahip olmayan ama son derece donanımlı,
birikimli gönül eri, toplum liderleridir. Onlar bizim
elitimizdir! Onlar olmadan Batı Avrupa Türklerini
yaşadığımız asra taşımak, onları çağdaşlaştırmak mümkün
değildir!
Göçmen Türk Kimliği
Modernist
akımın çağdaş insan üzerinde yaptığı en büyük tahribatlardan
birisi, kimlik krizidir. Benliği çalınan insan, özne/şahıs
olmaktan alınıp nesne/eşya muamelesi görmeğe başladı. Batı
modernitesinin, yeni bir ‘insan yaratmak’ adına ‘kendisine
tapan insan’ icadı, fıtraten Yaradan’a inanan/iman
eden/tapan insana tersdir.
Göçmen Türk’ü tek dilli, tek kültürlü yetiştirmek, yetişmeğe
zorlamak; onu tek ayak üzerinde durdurmak, bir kolunu
bağlayarak insanları iki kollu kucaklamasına engel olmak
veya gözünün birini bağlayarak daha fazla görmesine engel
olmak demektir. O birden fazla ülkenin vatandaşı olsa da,
yaratılışı gereği tek kimlik fakat çift kültür sahibi olarak
şahsiyetini bulmalıdır. Kökkültürüyle mayalanmış göçmen
Türk’ün kimliğiyle oynamak, uzun vadeli sosyal ve kültürel
çalkantılara ortam hazırlar.
Dünya çaplı meşhur tarihçimizin şu anektodunu dikkatle
okuyalım: “Ben de yıllar evvel Batı Berlin’in ana
caddelerinden birinin tam ortasında, şehrin sahibi gibi
rahat hareket eden üç bayan gördüm. Yürüyüşlerinden,
konuşmalarından Türk olduklarını derhal anlamıştım. Aynı,
yani “Türk” kalmakta ısrar eden bayanları Arabistan’da
Medine’nin sokaklarında da gördüm. Dünyanın her yerinde
Türkler binlerce insan arasında hemen “Türk” olduklarını
belli ediyorlar. Demek ki bir yerde din üstünde, yer
ve zaman ötesinde Türk diye bir insan, ona kimlik veren bir
güç var. Fakat kimlikleri inkâr edildiği,
sorgulandığı veya aşağı görüldüğü zaman kimliğe bağlılık
birden kendini gösteriverir. Bu kimlik siyasi veya
dinsel değil, kişinin “özünü” ve aidiyetini ifade eden derin
köklü bir kimliktir. „ (Prof. Dr. Kemal Karpat)
Almanya gibi ülkelerde görünürde inkâr
edilmeyen Türk kimliği derinden derinden sorgulanıyor!
İzinden izine Türkiye’yi gören ve ancak o kadar tanıyan,
doğu-dürüst Türkçe okumasını ve konuşmasını beceremeyen yeni
nesil Türkler aşağılanan, yok sayılan, ötekileştirilen
kimlikleri yüzünden mutsuz, hırçın ve isyankârdırlar. Bu
neslin çok şuurlu olmayan, reaksiyoner kimlik arayışları,
hem mensubu oldukları Türk azınlığı, hem de yerli-çoğulcu
toplumu çok yakından ilgilendirmesi ve aynı ciddiyetle
kaygılandırması gereken bir durumdur.
Devam edecek
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Ruhu
çalınmış Türk
Yol
haritamız
Göçmen
Türkün Çağdaşlık Meselesi
Kendi
Modernitesini Gerçekleştiremeyen Toplumlar
Müslüman,
Milliyetçi ve Demokrat Olmak...
Kendi
Eksenine Dönüş
Dirilin
Artık...
Toplumun
Kemâle Ermesi
Bu
Parantez Açılmalıdır
Ebuzer:
Sürgündeki Ülküdaşım
SAYFA
BASI
|