·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Şahlanan  Dinî  Değerlerdir 

Son günlerde gün batısından gelen, “Türkiye’de milliyetçilik duyguları şahlanmaktadır” türünden haberlere paralel olarak ülkemizde zoraki bu istikamette pompalanan kitle girişimleri ve  tahriklerin gölgesinde bırakılmaya çalışılan başka gelişmeler vardır. Bilhassa ABD kaynaklı ve AB destekli bu tip senaryoların gözlerden ırak tutmaya ve Türk kamuoyunun dikkatlerini başka taraflara çekerek yönlendirmeğe çalıştığı gelişme; iddia ettikleri gibi milliyetçilik duyguları  değil, yükselen dinî (islâmî) değerlerdir. Genelde Batı hegemonyasının hükümran olduğu müslüman ülkelerde grafiği yükselen İslâmiyet’e alternatif olarak sunulmaya çalışılan sulandırılmış milliyetçilik, dış kaynaklı yönlendirmelere karşı tavır alan kendi dinamiklerimizi kırma hedefi gütmektedir.

Güya  sömürgeci güçlere karşı millî duygularla atağa geçirilmeye çalışılan kitlevi hareketlerin gayesi; hedef saptırmak, karışık olan kafaları iyice karıştırmak ve ülkede istikrarsızlık meydana getirmektir. Bundan başka, Mersin ve Trabzon’da olduğu gibi bilahare kimsenin tasvip etmeyeceği aşırılıkları yaptırdıktan sonra, “Türkiye’de şeriatın yanısıra ırkçılık da hortlamaya başladı” yaygarası kopartılıp hem millî hem de dinî değerlerimizi törpüleyerek kontrol altına almak ve her iki noktada direnme gücüne sahip olanları sindirmektir. Türkiye’de her vatansever, islâmî bir ruhla bütünleşen kültür milliyetçisidir. İslâm’dan nasibini almamış hiçbir fikrî-siyasî akım bu topraklarda temel atamamış, kök salamamış ve daim olamamıştır. Son 70-80 sene içerisinde Türkiye Müslümanlığı’na ters düşen ister millicilik, ister dincilik, isterse herhangi bir batıcı ideoloji adına olsun, her türlü deneme taban tutturamayarak halkımız tarafından dışlanmaktan kurtulamamıştır. “Peki şu anda içinde bulunduğumuz ortama ne demeli” şeklindeki haklı itirazlara verebileceğimiz cevap: Türkiye çok çalkantılı son otuz yılını geride bıraktıktan sonra kendi istikametini tayin etmek üzere doğru yoldadır. Bu uğurda Türkiye’nin yakın geleceği, entelektüel düzeyde kendisiyle hesaplaşmalara sahne olacaktır.

İsmet Özel’in “Enternasyonal bir hakimiyetin pekiştirilebilmesi için nasyonal ayırımlar destekleniyor” tesbitine bölgemizdeki gelişmeleri görüp de hak vermemek mümkün değildir. 1980’li yıllarda Arap dünyasının kurtarıcı lideri havasına sokulan Saddam’ın önce İran’a, daha sonra Kuveyt’e karşı kışkırtılmasından sonra başına gelenler ortada... Irak Kürtleri Arap ve Türkmenler’e karşı nasıl kullanılıyorsa, PKK da Türkiye’ye karşı kullanılmaya devam ediyor. Benzeri bir sinsi oyun her an “Türk Milliyetçiliği” adına/hesabına ülkemizde suni düşman hedefleri yaratılarak tezgahlanılabilir, aman dikkat!... Bölgemiz etnik milliyetçiliklerin kışkırtılması için son derece müsait bir zemine sahip. Yavaş yavaş Avrupa’da da sorgulanmaya başlanan ‘neo-kapitalizm’in karşısında bütün menfiliklere rağmen direnebilen tek unsur İslâmiyet’tir. Bu gerçeği belki de birçoğumuzdan çok önceleri kavramış olanlar, şu anda bunun gereğini geçmişlerindeki vahşiliklerine layık bir biçimde “21.Yüzyıl Barbarlığı” olarak yapmaktadırlar.

Gözlerini Türkiye’ye çevirmiş İslâm aleminden biraz dikkatlice çok güzel mesajlar geliyor. Türk aydını bunu iyi okumalıdır: Bu, güven kazanmak, güven tazelemektir! AB ne kadar “serbest piyasa ekonomisi”, “demokrasi”, “insan hakları”, “düşünce hürriyeti” gibi kavramlarla süslerse süslesin, üst kimlikleri, buluştukları ortak nokta; Hıristiyanlık’ta kendini ifade eden değerlerdir. Kendini inkâr derecesinde özle bağlarını koparmamış Türk aydını bunu da iyi okumalıdır. Bin senelik Türk İslâmiyeti’nin birikimi ve tecrübesine sahip olan Türkiye, yükselen islâmî değerleri ehliyetsizlerin ve artniyetlilerin istismar etmesine, yozlaştırmasına müsade etmeyerek sahiplenmelidir. Kardeşlik bağlarını yeniden pekiştirmek istediklerimizle ve bizi en azından bölgesinde lider ülke konumuna yeniden taşıyacak itici gücümüz, cazip tarafımız ve hem kendi içimizde hem de etrafımızla buluşabileceğimiz ortak noktamız, tarihî birikimimizin özü İslâmiyet’tir. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Şahlanan  Dinî  Değerlerdir
Ayten Kılıçarslan
Erkekler farklı mı ölür?
Mustafa Can
Çağımızın Dervişe Açık Kapıları Var mı…
Sebahattin Çelebi
İstanbul, hiçbir şeyim...
Halil Gülel
Sanatcının Elindeki Taş
M. Ali Aladağ
Dünyaya  Çekidüzenden  Önce...
Hidayet Kayaalp
Övgülerle sövgüler arasında
Fikret Ekin
Komplo Teorisi Yok-1
Orhan Aras
Ali ile Nino hala yaşıyor
Yılmaz Kuzucu
Estetik, armoni ve renklerin dili
Şensel Aşkın
Küresel ruh krizi
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Betül Parlar
Sigara Bağımlılığı
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Şefik Kantar
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Üzeyir Lokman  Çaycı
Hanga Hunga
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Ali Kılıçarslan
Utandıran Pano
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç