·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Divan Sohbetleri
Her Perşembe
 -Canlı Yayın-
Saat: 22.00

"türkshow'da"


Seçim Ve Sonrası

Kaleme kağıda dökülmesi gereken, yorumlamaya çalışırken bana ter döktürecek konular vardı kafamda sıra bekleyen. TV kanallarını karıştırıyorum: MHP Lideri Bahçeli’nin, CHP Lideri Baykal’ın ve AKP Lideri Erdoğan’ın ve hatta DP lideri Ağar’ın konuştukları meydanlar alabildiğine tarfatarla dolu. Bu seçimler kadar yavan ve monoton bir Türkiye genel seçimi hatırlamıyorum. Liderler her meydanda hep aynı ifadeleri kullanıyor, birbirlerini aynı gerekçelerle itham ediyor, suçluyor, karalıyorlar. İktidar yaptıklarıyla, muhalefet vaadleriyle oy toplamaya çalışıyor. Liderler arasında en fazla Erdoğan Türkçe’yi ve bununla birlikte vücut dilini en iyi kullanan lider olarak dikkatimi çekiyor. Mitinglerde yeni bir vizyon, geniş ufukluluk göremiyorum. Tam tersine, sadece saldırı ve savunmaya dayalı bir kısır döngüde yığınla bekleyen ve hayati önem arzeden ülke meselelerine tutulan ışık doğrusu içimi pek aydınlatamıyor.

Türkiye bilgi çağı denilen 21. yüzyılın neresinde? AB’ye ve ABD’ye evet veya hayır diyenlerin ne “evet”i ve ne de “hayır”ı bana pek inandırıcı ve samimi gelmiyor. En ideolojik partilerin (veya öyle zannettiklerimizin) bile liderleri sıradan bir popülist politikacı olarak bağıra bildikleri bağırıyor, yumruklarını sıkabildikleri kadar sıkıyor, gereksiz yere geriliyor ve gerdiriyorlar. Bu seçimlerde siyasetteki incelik ve espriden, nüktelerden de eser kalmamış. Siyasete bu taraftan baktığımda, Demirel ve Erbakan gibilerin yokluğunu hissediyorum.

Bütün bunları bir kenara bırakacak akl-ı selim bir değerlendirme yapacak olursak; 21. yüzyılın başlamasıyla birlikte Türkiye kendisiyle hesaplaşma sürecine girdi. AKP bu hesaplaşma sürecinin bir ürünüdür. Beğensek de beğenmesek de, AKP bir bakıma Türkiye’nin ezberini bozdu. Aslında bu süreç Turgut Özal’la başlamıştı ama daha sonraları süreklilik sağlanamadı. Bu değişimi kaçınılmaz bir sosyal süreç olarak görüyorum.Tayyip Erdoğan ve AKP olmasa da, bir başkası muhakkak bu boşluğu dolduracaktı. 27 Nisan 2007 tarihindeki “e-Muhtıra” da, ezberini unutma meyili gösteren Türkiye’yi yeniden iktidara taşımaktı. İçerdeki güçler dengesi, oldum olası gücü elinde tutanların aleyhine bozulmaya başlayınca, “rejim tehlikede” senaryosu tekrar sahnelenmeğe çalışıldı ama bu sefer geniş halk yığınları anlı-şanlı muhalefet liderlerinden daha şahsiyetli tavır sergileyerek çoğulcu parlementer rejimin daha fazla yara almasını engellemiş oldular.

Cumhubaşkanının da halk tarafından seçilmesinin yolu kanunen açıldığına göre, bu seçimlerin akabinde Türkiye birçok yeniliklere gebedir. İlginçtir, dünyanın en güçlü sanayi ülkelerinden birisi olan Almanya’da seçimlerin öncelikli konusu işsizlik ve yeni işyeri yaratma projele olur. Türkiye’ye baktığımızda, sanki hiçbir geçim derdi olmayan entellektüellerden oluşan bir toplum ki, onlar sadece kavramlar ve sistemler tartışması yapar, komplo teorileri üzerine kafa patlatırlar.

Korkular ve düşmanlıklar üzerine inşa edilen siyasi düşünceler neticede ülke insanları arasında korku ve düşmanlıklara zemin hazırlar. Belki sevabı kadar günahı da olan AKP bu seçimlerden yine tek başına iktidar olmayı yakalarsa, diğer siyasi partilerimizin bundan çıkarması gereken dersler olacaktır. Erdoğan’ı başarılı kılan unsurların başında muhalefet liderlerinin başarısızlığı gelmektedir.Belki bu seçimlerden sonra başarısız muhalefet liderlerini sorgulayacak parti içi demokrasinin de yolu bu vesileyle açılmış olur.

Zamanla fikri birikimi olan ve düşünce üretebilecek seviyeye gelen insanlar önce o özelliklere sahip olanları okuyarak kendilerini keşfeder ve daha sonra da, fikir sahibi, düşünce üretebilen şahsiyetler olarak toplumlarına hizmet verirler. Şimdiye kadar hep başkalarını okuyan ama kendisine de henüz dönemeyen Türk aydını için de, bu seçimler son derece yol gösterici olacaktır. Bu seçimlerden sonra Türkiye eğrisini ve doğrusunu daha çok tartışarak öğrenme eğilimine girecektir. Bu süreç birilerinin teşvikiyle hızlanmayacağı gibi engellemesiyle de  yavaşlamayacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Seçim Ve Sonrası
Ozan Yusuf Polatoğlu
EY 367...
Orhan Aras
Dedem Korkut  yom verecek
Nuran Yelkenci
İnanç Sömürüsü
İbrahim Selamet
Akıl Tutulması
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yakup Yurt
Bugün 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Ayten Kılıçarslan
Buna hakkınız yok!
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Muhsin Ceylan
Öfke’ye öfkelenmemek kolay mı?
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Nasıl bir cumhurbaşkanı
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç