·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


Sömürgeci Efendisine Başkaldıranlar ve Türkler

Günlerden beri Fransa sokak sokak, semt semt yanıyor ve dünya Fransa’nın bu acizliğini konuşuyor. Olayların bu derece patlak vermesiyle herkes kendi açısından durum değerlendirmesi yapıyor: Sözkonusu gençler arasında %40’lara varan işsizlik, Fransa hükümetlerinin uyum politikalarının iflası, renklerinin ve kültürel kimliklerinin farklılığı ve yabancı düşmanlığı gibi daha birçok sebep...

Bilindiği gibi Fransa’daki en büyük yabancı kökenli azınlığı Kuzey Afrika’dan gelen müslümanlar teşkil etmektedir. Bunun yanısıra yine Fransa’nın sömürge ülkelerinden gelen diğer Afrikalılar da önemli yer tutmaktadırlar. Tek cümleyle ifade etmek gerekirse; günlerden beri Fransa’yı ateşe veren bu genç insanlar dünkü sömürgeci efendilerine başkaldırmışlardır. Bunların çoğunluğu Fransa’da dünyaya gelmiş ve Fransızca konuşan bir nesildir. Bu neslin aileleri ise, Fransız işgali döneminde kültür emperyalizminin çarklarından geçerek Fransa’ya geldiler. Yani bu insanlar Almanya, Hollanda, Belçika ve Fransa gibi ülkelere damdan düşer gibi gelen Türkler gibi gelmediler. Peki neredeyse fransızlaştırılmış bu insanları isyan ettirecek asıl sebep ne olabilir?
 
Elbette yukarıdaki iddiaların her biri olayların patlak vermesinde önemli rol oynamıştır. Fakat bunların hepsinden daha etkili olan amil; kimliksizliktir. Kimlik, kişinin özüdür. O “öz”den mahrum bırakılan insanlar veya topluluklar, yörüngesini kaybetmiş, hedefini şaşırmıştır. Adeta ruhsuzlaştırılan insan, adını koyamadığı kendisiyle ilgili bir varlığın peşindedir. Bu varlıksızlıktan kaynaklanan boşluğu başka türlü “ben buradayım!” demek suretiyle telafi etmeğe çalışır. Bu başka türlülük, ruhunu çalanlara karşı sergilenen tavırdır ki, Fransa’daki olayların derinliğinde bunun yattığı kanaatindeyiz. Ruhsuzlaştırılmış, benliği elinden alınmış topluluklarda tezahür edecek olaylarda ise şuur aramanın kendisi, bilgisizlik değilse de, şuursuzluğun ta kendisidir.

Dünyaya demokrasi, insan hakları ve hürriyet dersi vermeğe yeltenen ve kendisini öyle gören Fransa’nın içinde bulunduğu ortam; aynı zamanda Batı’nın kendisi dışındaki ülkeler örnek olma iddiasını kimseye kaptırmak istemeyen devletler için de ibret verici ve (almak isteyenler için) ibret alıcı bir vaziyettir. Ülkenizin toprakları işgal edilse silaha sarılır, hakkınız gasp edilse hakkınızı arar ve geçim derdi başgösterirse iş bulma, çalışma gayreti içine girersiniz. Peki kimliğiniz gasp edilse?... Mankurtlaşırsınız! Çinliyi, Arabı, Rusu, Fransızı ve Türkü adam yapan, mensubu olduğu milletten aldığı değerlerdir. Tarihde asimile olmuş toplumlarda vardır. Ama Fransa ne entegrasyonu ve ne de asimilasyonu becerebilmiştir. Her iki prosüdür de ancak inandırıcılık ve sevgiyle mümkünleşebilir. Eğer üstün iseniz, bu meziyetiniz dayatma ve tepeden bakışla olmaz! Hem, “ben senden daha üstün, birinci sınıf insanım” diyeceksiniz, hem de aşağıladığınız insanın sizden olmasını bekleyeceksiniz.

Faransa’daki olaylara medeniyetler çatışması gibi yorum getirenleri doğrusu ciddiye almak mümkün değildir, çünkü kendi medeniyetinin ne  olduğunu bilmeyenlerin medeniyetler çatışmasına girmesini kabullenmek; ya artniyetlilik veya meseleleri yorumlama ferasetinden yoksunluktur.

Fransa’nın Mağriplisi gibi Almanya’nın Türkleri olur mu?... Tek kelimelik cevapla, olmaz! Biz sömürgeci bir ülkeden gelmiyoruz, çok şükür. Almanya’nın gözüne batan değerlerimiz sayesinde bu toplum içinde ağırbaşlı, uyumlu ve kontrol mekanizmalarını kendisi oluşturmuş bir toplumuz.  ‘Almanya’nın gözüne batan değerlerimiz sayesinde’ki ibaremizden kasıt; biz Türklere şahsiyet, milli kimlik, manevi olgunluk kazandıran kültürel değerlerimizi, uyum adına günlük hayatımızdan çıkarılması için akla gelmedik baskılar, dayatmalar, bazen de iftiralara rağmen korumamız sayesinde bu toplum Solingenlere ve Möllnlere rağmen itidalını kaybetmemiştir. Bazı Alman siyasilerin aklına uysaydık, bugün Almanya’da da Fransa benzeri olaylar Türkler arasında hayatiyet bulabilirdi.

Bizim emniyet sübapımız; milli-manavi kimliğimizdir ve bu değerlerin yaşatılması için alman kamuoyu ve devletinden hiçbir karşılık beklemeden gece-gündüz mücadele eden Türk Sivil Kitle Kuruluşlarıdır.

Hâlâ bu gerçeği göremeyen yetkili ve sorumlulara; gölge etme başka ihsan istemem, demekten başka birşey düşünemiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Sömürgeci Efendisine Başkaldıranlar ve Türkler
Yakup Yurt
Bayram Geldi Neyime
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Kanuni Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
Ali Kılıçarslan
Yeni meclis, eski kafa
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Rumları AB, Kürtleri ABD koruyor...
Veli Kalli
Gurbette Vatan Sevgisi
Mustafa Can
Akıl...Gönül...Şüphe...
Sonra Hayatın Akışı...
Şefik Kantar
Türklerin ve AB’nin geleceği
Ayten Kılıçarslan
A’dan Z’ye plan olsanız ne yazar?
Nuran Yelkenci
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
Hasan Kayıhan
3 Ekim Beyannamesi
Orhan Aras
Balık Adam
Hidayet Kayaalp
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Yılmaz Kuzucu
Müstesnalar
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
M. Ali Aladağ
Almanya Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Üzeyir Lokman  Çaycı
Siyah Çelişkiler
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç