·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

                   Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

 

TAŞRALILAR

  

Bugünlerde sıkca gündeme gelen "taşra" sözcüğü bize çok şeyler hatırlatıyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarında yazılan romanlardan, ilk seyrettiğim filmlerden hafızamda yer etmiş bir "taşralı kız" veya "taşra delikanlısı" var. Onlar, genellikle samimi, kendi yöre kültürüyle yoğrulmuş, erkeği sapına kadar erkek, kızı ise tam bir Anadolu kadını, yani bir namus abidesi. 

Taşra, kelime manası itibariyle; merkezden uzak, kenar semt veya yer manasına gelir. Bizde, taşra denilince daha çok Anadolu köylüsü akla gelir veya öyle anlaşılır. Merkez; hep İstanbul olmuştur. Edebiyatta, sanatta, siyasette ve ekonomide ülkenin kaderini Istanbul belirlemiş, Ankara da uygulayıcısı olmuştur. Şimdi, yazımızın başlığıyla beraber bizde birşeylerin çağrışımını yapan konuları başlıklar halinde irdelemek istiyoruz:

Taşralı Kız 
Şayet hiç sevmediğiniz, size düşman gözüyle bakan biri varsa ona, "taşralı kızın başına gelenler senin de başına gelsin" diye beddua edin. Çünkü, taşralı kızı çok dindar(?) olan babası, "kız çocuğu okumaz" diye mektebe göndermedi. Çoğu zaman evlendirdikleri kocası olacak "eşşek" ona "eşşek sudan geçene" kadar dayak attı. Bazen de kendisi kahvede keyif çatarken "hatun" hamal gibi çalıştı. Taşralı kız, büyük şehire gittiğinde şaşırdı kaldı. Köylü kalmak istedi olmadı. Şehirli olayım, dedi, kabul etmediler. Neticede onun hayat tarzına yeni bir ad buldular: "Arabesk". 

Aktüel dergisinde yapılan bir araştırmanın neticesiyle ilgili haberi okudum:Türkiye`de bakirelik yaşı onbeş`e inmiş. Cinsellik konusunda birçok Avrupa ülkesini sollamışmışız. Gerçi bir bozulmanın, ahlâk değerlerinin gittikçe önemini yitirdiği bir sürece millet olarak girdiğimizi müşahade ediyordum ama doğrusu bu kadarını görünce, ağzımdan gayr-i ihtiyari bir cümle çıktı: Eyvah! Namus elden gidiyor. Taşralı kızın giyimini demode (modası geçmiş) buldular. Ahlâki değerlerine, o eskidendi, dediler. Sakallı dedesini, bıyıklı-şapkalı babasını, başörtülü anasını beğenmediler. Istanbul ağzıyla konuşamadığı için türkçesiyle alay ettiler. "Parayla saadet olmaz" şarkısını çok dinlemişti ama herşeyin "para" demek olduğu bir zamana karşı koyacak gücü de kalmaştı. Ver elini metropoller, ver elini Avrupa. Dünün taşralısı bugünün şehirlisi, avrupalısı olmuştu . Onu kimse tutamazdı artık. Taşlar yerinden oynamıştı bir kere. Taşralı kız, kaba çiçeği gibi açıldıkça açıldı: Bakirelik yaşı onbeş.

Taşra delikanlısı 
Babatoprağı ihtiyaca cevap vermeyince Anadolu`nun kasaba ve köylerinden büyük şehirlere göç eden genç nesil büyük şehirin kısa zamanda bütün "puştluklarını" kavrar. O artık taksici, dolmuşcu, esnaf ve seyyar satıcıdır. Kapıcı, inşaat işçisidir. "Büyükler"inin nasıl zengin olduğunu keşfetmede fazla gecikmez. Kapıcılıktan apartman sahipliğine, inşaat işçiliğinden kamu arsaları üzerine dikilen binaların müteahitliğine, geceleri bar ve pavyonlarda para saçan "iş adamı"lığına terfi etmiştir. İçinde büyük bir para kazanma hırsı var. Şuuraltında düzenden intikam duygusu hakim. Kendi namusuna toz kondurmaz.

İthal fahişeleri görünce dizlerinin bağı çözülür, ağzından sular akar. Namusu için adam vurduğu gibi, uçkuru için de vurmayı erkeklik sayar. Dedik ya, taşlar yerinden oynamış, değerler alt-üst olmuştur. Metropol hayatı onu medenileştireceği yerde ihtirasları uğruna vahşileştirmiştir. Taşralı delikanlının yerini "şehir magandası" almıştır.

Taşralı Esnaf 
Anlı-şanlı sanayici ve iş adamlarımızın Türkiye`de kazandıkdıklarını Avrupa ve Amerika`larda yediklerini bildiğimiz gibi Anadolu tacir-tüccarının da kazandıklarını "iş icabı" gittikleri büyük şehirlerde harcadıklarını biliyoruruz. Kendi yöresinde saygıya değer, ağırbaşlı, muhafazakâr "böyüklerimiz" in felekten nasıl gün çaldıkdıklarını da biliriz. Taşrada kuldan utanır Allah`tan korkar gibi yapar ama -meselâ- İstanbul`da ne Allah`tan korkar ne de kuldan utanır. Çünkü,orada onu kimse tanımaz.

Taşralı Siyasetçi
Buna, taşralıların siyasete soyunması mı desek, yoksa, taşralı şehirlilerin uyanışı mı desek, bilemiyorum. İyi tesbit ettiğime inandığım bir şey var : Taşranın ve taşralının sabrı tükenmiş, sistem dikta eddiricilerin bütün yolları tıkanmıştır.

Rahmetli Menderes ile başlayan siyasi harekât Demirel ve Özal`la başarılı ve başarısız dönemler geçirerek bugünlere gelmiştir. Halk, seçim meydanlarında verilen sözlere inanmış ve vekilini Ankara`ya göndermiştir. Netice ortada, yoruma gerek duymuyoruz.

Son günlerde iyice rahatsızlığını ortaya koyan, hatta bir korku ve telaşın hakim olduğunu anladığımız müessese ve yönlendirme özelliğine sahip kalemler birşeylerin elden gitmek üzere olduğunu belli yerlere duyurmaya çalışıyorlar.

Bunlar, bize rağmen bizi "idare" edenler, seçtiğimiz vekili bazen istedikleri gibi yönlendiren bazen de -vekilimizin basiret ve cesaretsizliğini de görünce- susturanlardır. Hangi siyasi parti olursa olsun; gelinen nokta : Halka rağmen siyaset,dayatmayla devlet idaresinin iflasını görmüş olmalarıdır.

Bu gelişme bize ümit veriyor. Bu ülkenin vatandaşı olmanın tadını çıkarmak istiyor, memleketimizin insanlarıyla beraber bu sıkıntılardan kurtulmasını arzu ediyoruz. Taşralı kızın, taşralı delikanlı ve esnafın yaptığı hatayı Taşralı Siyasi`lerimizin bu saatten sonra yapmıyacağına inanmak ve görmek istiyoruz.

Memleket için hayırlı olsun.

 

Yazarın diğer yazıları:

Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Selam

Mahmut Aşkar
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Şefik Kantar
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Muhsin Ceylan
Eğitim mi dediniz, o da ne?
Ali Kılıçarslan
Uyum mu, Kıyım mı?
Ismail Tüysüz
Türkiye'nin orkideleri koruma altına alınmalı 
Euro Zerr
Fikirler Bayatlar mı?
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana