A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de



Divan Sohbetleri
Her Pazar
Saat: 21.30

"türkshow'da"


Treni Yine Kaçırdık

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan nasıl belliyse, 2008’in gelişi de, 2007’den belliydi zaten. Geride bıraktığımız yılın son ayında Münih metrosunda emekli bir Alman’ı tartaklayan Türk ve Yunan uyruklu iki serseri gençten sadece Türk’ün gazete manşetlerine taşınması ve onun üzerinden Türk azınlığın tamamını rencide edecek, töhmet altında bırakacak yorumlar, haberler ve demeçler dozunu artırarak devam etti ve böylece 2007 senesi de bitti...

Bineceğim trenin kalkmasına henüz biraz zamanım olduğu için istasyondaki gazete bayiine girdim. Önce Alman gazetelerinin başlıklarına göz attım. Günde 5-6 milyon sattığı söylenen “Bild” gazetesinin manşetini görünce keyfim kaçtı: Yukarıda zikredilen olaya karışan Serkan A.’nın babası ve ağabeyisi de geçmişte birçok suç işlemişlermiş. Bu gazetenin daha olayla ilgili ilk haber başlığını Serkan’ın ağzından “Pis, Domuz Almanlar” şeklinde vermiş olması çok kışkırtıcıydı. Ürktüm, utandım ve eğer söylenmişse bu hakareti Alman’dan ziyade Türk’e yapılmış saydım, çünkü biz “kötü söz sahibinin” olarak biliriz.

Az daha unutuyordum; Almanya’nın haftalık meşhur “Der Spiegel” dergisi 2007 yılının son sayısında,”Der Koran (Kuran)”ı kapağına taşımış ve kapak alt başlığında, “Dünyanın En Kudretli Kitabı” ibaresini kullanmıştı. İstasyonun kitapçısında gezinirken gözüm yine “Der Spiegel”e takılıyor; kapakda öldürülen Benazir Bhutto’nun resminin üzerindeki başlık: “Alarm Derecesi Yeşil (Alarmstufe Grün)”. Bu başlıkta kullanılan harflerin de yeşil renkten seçilmiş olması manidardı. Gazete başlıklarına göz atmaya devam ediyorum: “Die Welt” gibi birçok büyük gazete polisiye olaylara karışan yabancı kökenli gençleri yurtdışı yapmak gibi daha sert cezalar verilmesi istikamteinde Hessen Eyalet Baaşbakanı Roland Koch ve benzerlerinin demeçlerine yer vermiş.

Bu sefer kitapların olduğu kısma doğru ilerliyorum. Lilli Gruber’in “Tschador (Çarşaf)”u dikkatimi çekiyor. İran’daki kadınlar, başka da ne olabilir ki.... Seyran Ateş’imizin “Multikulti Irrtum (Çokkültürlü Yanılgı)”unu öyle bir sergilemişler ki, onca kitabın içinde sırıtıyor ve görmemek mümkün değil. Sahibin Sesi, belden aşağı atışa devam ediyor. Bakalım nereye kadar... Seyran Hanımın yanıbaşında Necla Kelek’i görüyorum: “Die Fremde Braut (Yabancı Gelin)”, bir de “Ayşe”si var kitap olarak. Doğrusu görmesem şaşardım. Sahibinin Sesi birisi daha vardı... Şimdi hatırladım: Serap Çileli... Onu da gözüm aradı; hani olmuşken üçü birarada olsun diyecektim. Kitap tezgahında boş yok! Yazarı Khady adlı bir Kadın, “Die Traenen der Töchter (Kızların Gözyaşları)”de Afrika kadının meselesini kendi yaşadıklarından yola çıkarak kitaplaştırmış. Kristiyana Valcheva ismi belki size birşeyleri hatırlatmaz ama Libya desem, AİDS’li bulaştırılan 400 çocuk desem, şimdi şu Bulgar hemşireyi hatırlamış olmalısınız. Sekiz sene Libya’da hapiste kalmış ve serbest kalır kalmaz bestseller listesinde yazar olarak mükafatlandırıldı: “Ich bin in der Hölle gewesen (Ben Cehennemdeydim)”. Kimseyi küçük görme gibi bir lüksüm yoktur ama bunların hepsi olmasa da, bazıları acaba cümlede nokta veya virgülün nerede konulacağını biliyorlar mı? Kapaktaki resmi görünce, Alman tv kanallarında İslam ve Müslüman aleyhtarlığından meşhur omuş Henry M. Broder’i hemen tanıyorum: “Hurra wir kaputulieren  ”. F.A.Z’e göre “İslam faşizmine” karşı bir cengaverdir Broder. Yazar, alaylı bir üslupla Batı’nın İslamiyet karşısında teslimiyetini (!) anlatıyormuş...

Kolumdaki saate gözüm ilişiyor: Eyvah teren kalkmak üzere... Bütün hızımla dışarı fırlıyor, trenin kalşkacağı merdivenleri nefes nefese tırmanıyorum. Tırmanışım sona eriyor, tam perona ayak basıyorum, trenle aramızda birkaç metre mesafe kalmıştı ki, tren hareket ediyor ve ben treni kaçırıyorum. Raylar üzerinde süzülüp giden trenin arkasına bakarken, Alman’ın, Fransız veya Hollandalı’nın şahsında Batı âleminin bize niçin önyargılı ve mesafeli durduğunu, bir kırtasiye dükkanı veya gazete bayisinde bir çırpıda gördüklerim anlatmaya yeter aslında. Neresinden bakarsanız bakınız; biz treni kaçırmışız dostlar.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI:

   
SAYFA BASI
Mahmut Aşkar
Treni Yine Kaçırdık
Yakup Yurt
Sisli havada siyaset
Muhsin Ceylan
Nesneleştirilen Öznelerden biri Marco…
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Orhan Aras
Bir Türk Alpereni: İbrahim Bozyel
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
İbrahim Selamet
Zincirden kolyeler
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç