|
Vicdansızlığınıza
Muhtacız
Göremeyen insana “görmemezlikten gelme!”, sağıra
“duymamazlık etme!”, beyinsize “aklını
kullan!”, vicdansıza da “vicdanın sızlamıyor
mu?” demenin bir âlemi var mı?
Eskiden dağdaki eşkiyanın köy veya
kasabalardan dağa adam kaldırdıkları gibi,
milliyetini, dinini veya adını beğenmediği
insanları 21.yüzyılda, sokak ortasında
apar-topar arabalara tıkayıp uçaklarla işkencehanelerine
“terör zanlısı” olarak kaçıranlardan
insan haklarına, düşünce hürriyetine saygı mı
bekliyorsunuz?
Müslüman ülkelere demokrasi getireceği vaadiyle bir kısmına
dolaylı yollardan, bir kısmını da resmen,
âlenen ve cebren işgâl ederek, her gün onlarca müslümanı
birbirine kırdıran bir dünya jandarmalığına
soyunmuş ‘Vahşi Güç’ten medenilik ve insanlık
mı bekliyorsunuz?
Filistin topraklarını işgâl ederken, Birleşmiş
Milletler kararlarını takmazken, değil atom
bombasına sahip olup-olmamayı, gözün üstünde kaşın
var mı sorusuna bile tahammül ve müsade etmezken,
kendisine yöneltilen her haklı eleştiriyi,
“ansemitizm” suçlamasıyla geri çeviren, Ortadoğu’nun
en tehditkâr bir ülkesini görmemezlik ve bilmemezlikten
gelerek, bir müslüman ülkeye “atom bombası yapabilir”
şüphesiyle saldırıya hazırlanmayı
planlayanların niyetlerini siz hangi medenî, aklî ve
vicdanî ölçülere sığdırabilirsiniz?
Atom bombasına sadece akıllı-ben sahip olabilir
ve istediğim zaman (Japonya’da olduğu gibi)
topluca insan katliamları yaparken, kimseye sadece ben
hesap vermeyebilir, elimdeki en gelişmiş öldürücü
silahları sadece ben kullanır veya kullandırır,
nasıl ve kimler tarafından idare olunacağınıza
ben karar verir, hatta ne kadar ve nasıl dindar olacağınızı
da ben tayin ederim, çünkü siz Aptal-Şarklı ben
ise Akıllı-Garplıyım diyenlerin akıllarına
kanmaya devam edecek misiniz?
Faşizm ve Nazizimlikleri kana boğulanların,
sosyalizm ve komünizmlikleri çok sürmeden hüsrana uğrayanların,
Neoliberalizm-Kapitalizmleri insan bedeni ve ruhunu yutan
canavara dönüşenlerin, dine dünyadan elçektirenlerin
ve kendilerini tanrı ilân eden Firavunların ve
Nemrutların dinine iman etmeğe devam edecek misiniz?
Guantanamo’da Büyük Ağabeyisinin İslâm coğrafyasından
avladığı mahkûmları beraberce sorgularken,
Irak’ta “Superman”e işgâl zemini hazırlarken,
“Stratejik Partner”ine Çeçen kozunu işine geldiği
türde kullanırken ve kendi ülkesinde 45 seneden beri
milyonlarca müslümana en tabiî hakkını vermemeğe
direnirken, “Silah Arkadaşı”na Kürt kartını
her restleşmede “joker” olarak elinde tutan, dünyanın
gözünün içine baka baka; barış güvercini
kesilenlerin samimiyetsizliklerine, timsahî gözyaşlarına
inanacak mısınız?
Cinsiyet ve ahlâk kavramları alt-üst olanlar, mânâ açlığını
maddede arayanlar, yuvası dağılıp nesli tükenenler,
kendilerinden ve kendikilerinden başka hayat tarzına
tahammülleri olmayanlar, sizi de kendilerine benzetmek için
“vicdan testi”ne tabi tutacaklar. Vicdanı olmayanlara,
“vicdanın kurusun!” demeğe mahal kalmıyor
zaten.
Gözlerimizdeki perdenin, kulağımızdaki tıpanın
kalkması, beynimize inmiş kara suların dağılması
ve kendimize gelebilmemiz için onların vicdansızlığına
bir müddet daha ihtiyacımız var.
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
SAYFA
BASI
|