|
(YENİ)
DİNİNİZ
HAYIRLI
OLSUN!
Arabesk bir din anlayışı, alaturka davranış
biçimi ve alafranga kültür, ama ve herşeyden önce de
Türk! Başına da "müslüman"ı
ekledinizmi, temeli atmış, çatıyı kurmuşsunuzdur:
Müslüman Türk...Bu necip ve nazik millet hiçbir talebi
geri çevirmez, hiçkimsenin gönlünü kırmaz! Gerekirse,
icap ederse; en iyi şarklıdan daha şarklı,
en iyi garplıdan da daha garplı olur ve olmasını
da biliriz. Çok köşeye kıstırılır,
çaresiz kalırsak; aslımıza döner, Türklüğümüze
sarılır, ya "Mehter", ya da "Onuncu Yıl"
marşıyla yeniden tarih sahnesine çıkarız.
Arap-Türk kabilecilik, kavmiyetcilik, aşiretcilik ve de
gelenekcilik karmasından arabesk dindarlık ve
Cermen-Frenk-Anglo-Sakson mayasıyla yoğrulmuş
"milli kültür" (!) cenderesine sıkıştırılmış
olmaktan kurtulmanın çırpınışı
içerisindeyken, yeni gelişmeler karşısında
çaresizlikten kıvranır
hale geldik.
"Ey ehl-i müslümanlar, din elden gidiyor" diye
feryad-ı figan eylesek, kimse oralık olmaz, dost-düşman
güler geçer. "Türklük elden gidiyor!" diye haykırsak,
en büyük türkçülerimiz tarafından alay konusu oluruz..
İddia sahibi postmodern dindarlarımızla
milliyetçilerimizin, lumpenler ve alafrangacılarla birleştikleri
tek nokta; keşfettikleri yeni dinleridir. Ötekilere
diyecek fazla sözümüzün olmamasına karşılık,
milliyetçi-muhafazakar-dindar olanların sonradan görmüşlüğü,
-aslında görmemişliği- karşısında
şaşkınlığımızı henüz
daha giderebilmiş değiliz.
Hıristiyan, budist, şamanist olsalar, ki olanlar
vardır, fazla tasalanmayacak, teleşa kapılmayacağız.
Gayet masumane, hiç farketmeden, genç-ihtiyar demeden,
toplumun her kesiminden insanları hipnotize edercesine,
kendine bağlayan bu yeni din anlayışı/akımı
karşısında en yetkili ve etkili muhalifler bile
çare üretemiyor, alternatif sunamıyorlar.
Yahudiliğin kutsal günü; Cumartesi, Hıristiyanlığın;
Pazar, Müslümanlığın; Cuma olmasına karşılık,
bu postmodern dinin kutsal günü Cuma'dan başlar, Pazar
akşamına kadar devam eder. Pazartesi ise, bu dinin
hakimleri/önderleri bütün televizyon kanallarında
hafta sonu yapılan ayinlerin-duaların, topluca
ibadetlerin günahkar ve sevapkarlarını tesbit eder,
"cennetlik" ve "cehenemmlikleri" ayırırken;
cemaat da pür dikkat bunlara tepkili-tepkisiz şahitlik
yapsa da, oy ve söz hakları olmadığı için
fetvaya boyun eğmekten başka çareleri kalmaz.
Postmodern Batıcı-Kapitalizmin toplumlara sunduğu
değişik dinler vardır. Sözde iddia/ülkü
sahiplerini içine çektiği futbol arenasının
tribünlerinin uğultusuna mahkum ederek sessizleştiren,
sözde dini bütün müslümanları futbol topu gibi
yusyuvarlaklaştıran, bizim için yeni bir din furyasıyla
karşı karşıyayız. Diğer
milletleri pek bilemem ama, müslüman Türk Milleti'ni uzun
vadeli ve sistematik bir plan dahilinde, tam aile ocağında,
tam tefekkür zamanı ve tam ezan saatinde "Futbol
Dini" ile "hadım"laştırdılar.
Bize, bu yeni din mensuplarına; "Futbol dininizin
hayrını görün!" demek düşer. Bu dine
ait Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi
mezheplerin taraftarlarına da, "milletimiz ve de ümmetimiz
asırlar boyu İslam dinine mensup mezhepler yüzünden
birbirlerini boğazlayıp durdular, bari siz yeni
dinin mezhepçileri olarak bundan bir ibret alın!"
tavsiyesinin ötesinde bir temennimiz olamaz!
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
SAYFA
BASI
|