·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

                   Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

                       
YOLUN   NERESİNDESİNİZ

Sorumu tekrar soruyorum: Yolun neresindesiniz? Henüz daha başında mı, ortada bir yerde mi, yoksa sona doğru mu yaklaşıyorsunuz?
Şayet, şairin "Otuzbeş yaş" şiirini ölçü olarak alırsanız, " yaş otuzbeş yolun yarısı eder". Siz de buna göre yolun neresinde olduğunuza dair sorumuza cevabınızı verebilirsiniz de, yanlız bir hatırlatma yapmak isterim; şairin kendisi maalesef çok erken yaşlarda (galiba 45-46 )  öldü. Muhakkak herkes ileriye dönük plan-program yapacaktır, yapmalıdır. Ama dostlar, bu sorunun cevabını yanlızca Yaradan bilir. Yaşadığımız an´ı değerlendirmek, o anı kendimiz için hayra veya şerre, kâra veya zarara çevirmek bizim elimizdedir.
Yol; gittiğimiz, üzerinde hareket halinde olduğumuz güzergâh, bizi varmak istediğimiz hedefe yaklaştıran istikamet ve bizi ulaşmak iste(me)diğimiz "son"a götüren sonuç.
Siz, az  veya çok dindar olabilir, oruç tutabilir veya tutmayabilirsiniz. Bir tarafda namaz kılabilir diğer tarafda kalb kırabilirsiniz. Siz, imrenilecek, örnek alınacak bir  inanançlı insan da olabilirsiniz. Siz, benim kalbim temiz, diyenlerden olup da her "nane"yi yiyenlerden de olabilirsiniz. Bütün bunlar sizin bileceğiniz işler. Benim sizinle konuşmak, tartışmak istediğim, üzerine parmak basmak istediğim hakikat: Biz, hepimiz birer yolcuyuz. Her yolcu beraberinde bir yük taşır. Buna yolcu yükü derler. Bunun adı bazen bavul, çanta, valiz veya -eski tabirle- heybedir.
Sizin yükünüzün adını sormuyor, hangi "yük"le yüklüsünüz onu merak ediyorum. İnşallah size yük getiren yükün hamallığını yapmıyorsunuzdur.
Menzile vardığınızda bavulu açacaksınız. Açmak mecburiyetindesiniz. Çünkü, bütün "sermaye"niz, yığdıklarınız bu bavulun içinde. Güzelliğiniz, çirkinliğiniz, haramınız -helâliniz, ilminiz-cehâletiniz, mevki ve makamınız da dahil olmak üzere hepsi bu heybenin, bu yolcu "yükü"nün içindedir.
Bunun için diyorum ki, bu ay özel bir ay, güzel bir aydır. Ramazan ayı, bir bakıma kendimizi imtihana tabi tutmak, iç temizliği yapmak için bir vesile ve bir fırsattır.
Biz insanların huzura ihtiyacı var. Huzur, sadece maddeyle olmuyor. Uyuşturucu, alkol gibi bağımlılıklar bildiğiniz gibi zengin insanlar hastalığıdır. İnsanların kalıcı huzuru manen tatmin olmayla, inanmayla olur.
Şuurlu inancın yolu da okumak, araştırmak ve muhakeme etmekten geçer.
Yunus Emre: "İlim, ilim bilmektir
                       İlim, kendin bilmektir
                       Sen kendini bilmezsen
                       Ya bu nice okumaktır"
İlim, okumak ve kendini bilmek. Birbiriyle içiçe girmiş, her biri ayrı bir mana yüklü kelimeden öte kavramlar.Okumak ve sonra da kendini bilmek, yolun neresinde olduğunu kestirmek.
Ah şu okumuş sıfatı taşıyan okumuyanlarımız var ya, onlara acıyorum ve onlardan kokuyorum. Onlar, taşıdıkları sıfata layık olmayanlar, isimlerinin önündeki ünvanlarını kullanarak insanları yanlışa sürükleyenler, bildiklerini zannedip kendilerini bile bilmeyenler.
Ondört asırdan fazla bir zaman önce insanlık cehalet ve yobazlık karanlığına gömülmüşken bir "Nur"  insanlığa yol gösterici olarak
yine "içinde bin aydan daha hyırlı bir gece olan, bir Kadir Gecesi" Kuran-ı Kerim  Ramazan ayında zuhur etti. Okuyan, okumaya ve araştırmaya meraklı olanlar -eğer şimdiye kadar yapmadıysanız- lütfen biraz merak ediniz ve Kuran-ı Kerim`i okuyunuz. Kuran, sizin en iyi konuşup anladığınız dil hangisi ise, o dilde de mevcuttur. Arapça okuyup da anlamayanları zaten Kuran okuyanlardan saymıyorum. O´nu okumaya zaman ve ortam hazırlayarak başlayınız. Bir şey keşfedeceksiniz: Mucize!.
Evet, Kuran Allah´ın en büyük mucizesidir. Kuran´ın gittikçe kararan dünyanızda ışık, kaybolmak üzere olduğunuz yolculuğunuzda rehber olduğunu göreceksiniz.
Kuran´ı anlamak; hayatı anlamak, kendini tanımak, huzuru yakalamaktır.
Kuran´ı analamak; yoğrulmak, pişmek ve olmaktır.
Esirgeyen ve bağışlayan Allah, bizlere Kuran okumayı nasip eylesin.


SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Selam

Mahmut Aşkar
Yolun neresindesiniz
Muhsin Ceylan
Göç Kanunu ve terör
Şefik Kantar
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Ali Kılıçarslan
Uyum mu, Kıyım mı?
Ismail Tüysüz
Türkiye'nin orkideleri koruma altına alınmalı 
Euro Zerr
Fikirler Bayatlar mı?
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Toprak Ana