|
BİR SES Muhsin
Ceylan
|
|
|
mceylan@turkpartner.de
|
Bekleyip,
göreceğiz!
Yurtdışında
yaşayan Türk vatandaşları ve meseleleriyle
Diyanet’ten Sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın´ı, ilmî çalışma
ve açıklamalarıyla tanıyoruz. Sayın Bakan, siyasete girmeden, bakanlık görevine gelmeden önce,
Almanya’yı ve diğer Avrupa ülkelerini müteaddit
defalar ziyaretlerde bulunduğundan, Batı Avrupa Türklüğü’nün
meselelerini en yakından bilenlerden biri.
Kendileri göreve geldiğinin hemen akabinde televizyon
kanallarında, Avrupa Türkleri ve meselelerinin
halleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Sayın Bakan,
meseleleri yakından bildiğini ve bunların çözümü
için teknik ekipler kurmayı planladığını
söylemişti. Yıllardır meselelerinin çözümünü
Ankara´dan bekleyen Avrupa Türkleri, Prof. Dr. Mehmet Aydın´ı
"Bakan"ları olarak görmekten samimi olarak ümitlenmişlerdi.
Fakat, daha sonraları meselelerin çözümü için ciddi
hiçbir girişimin yapılmadığını
ve yapılmaya niyetli olunmadığını geçmişte
olduğu gibi, yetkililerin, vaziyeti "demeç"lerle
idare etmeyi yeğlediği gerçeğiyle karşılaşmaya
başladı.
Başta vatandaşlık ile ilgili "Pembe Kart",
anadil ve din dersi eğitimi için öğretmen, camiler
için imam, konsolosluk hizmetleri, izin yolu çilesi gibi başlıca
problemler konusunda "ciddi" birşeylerin görülmüyor
olması, çok ilginç. Bazılarımız, "Hükümet
daha kurulalı ne oldu ki? Bu kadar acelecilik niye?"
diyebilir. Biz de, "Şu problemler neden şimdiye
kadar halledilmedi" aceleciliğini yapmadığımızı
hatırlatırız. Görünen o ki; inşaallah
yanılan biz oluruz, problemlerin halli için çok ciddi
bir girişim yoook... Avrupa Türklerinin meselelerinin
halli çalışmalarına muhalefet partisininde tam
destek verdiği tek başına iktidar olan partinin
Bakanı, "Meseleleri yerinde bölgelerde tesbit edeceğiz.
Şu anda yurtdışındaki vatandaşlarımızın
meseleleriyle ilgili Bakanlıkta tek bir dosya yok" açıklaması
yapıyorsa, şimdiye kadar bu bakanlığa
Avrupa´daki sivil kitle örgütleri üst kuruluşları
tarafından sunulan yüzlerce dosyanın akibetini biz
merak ediyoruz. Kim, bu dosyaları ortadan kaldırıyor?
İlmî çalışmalardaki cesaret ve atılganlığıyla
tanıdığımız Sayın Bakan Aydın,
"Ben Koordinatör Bakanım. izin yoluyla ilgili yol güvenliği
vesâire büyük
ölçüde İçişleri Bakanlığı’nı
ilgilendiriyor, Gümrük Müsteşarlığı’nı
ilgilendiriyor. Beni eleştirirken, "insaflı
olun" olun. Konsolosluk
işleri vesâire büyük ölçüde Dışişleri
Bakanlığımızı ilgilendiriyor. Çalışma
hayatı ile sıkıntılarınız Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı
ilgilendiriyor. "Pembe Kart" hastahanede, tapu
dairesinde veya başka dairelerde tanınıyor mu,
bu İçişleri Bakanlığı’nın görev
sahasına giriyor. Koordinatör Bakanlığın
anlamı şu: Her bakanlık, kendi bakanlığının
işlerine gömülür ve kendi bakanlığının
ilgi alanına giren sorunları görür, fakat bu
sorunların diğer bakanlıklarla bağlantısını
görmeyebilir. Bakanlık bunun için kurulmuştur.
Problemler, bügün dünün değil yılların
problemleri olduğunu da biliyorum." deyip ekliyor:
"Yaşadığımız bir geçiş dönemidir.
Bu süreci, Almanya’nın ve bizim katkılarımızla
geçmemiz gerekiyor. Ondan sonra buradaki toplum kendi
sorunlarını kanaatimce on, belki onbeş sene içerisinde
çözecektir. Bizim bunun için toplantılarımız
devam ediyor. Mesela Frankfurt´ta bir toplantı yaptık."
Bu medyaya fazla yansımayan Frankfurt toplantısına
kimlerin yine kim ve nereler adına katıldığı
kamuoyu tarafından bilinmiyor. Sayın Bakan´ın
birleştirici bütünleştirici kişilik ve girişimlerinin
aksine, maalesef "özel" davetlilerle yapılan
bir toplantı olduğunu öğrendik bu organizenin.
Yoksa birileri, " Birlik içinde olun, beraberlik içinde
olun, dayanışma içinde olun; her türlü gücünüzü
birleştirin! Maddi gücünüzü, ekonomik gücünüzü,
tebessüm gücünüzü, selamünaleyküm gücünüzü, "Ayşe,
Ali nasılsın?" gücünüzü birleştirin;
ama organize olun! Birlikten güç doğar ve bu gücü
evvela burada yaşayan kendiniz için, sonra Almanya için
ve Türkiye için kullanın! Kullandığınız
zaman dünya ve insanlık için de kullanmış
olursunuz. Çok büyük bir güçsünüz. Bu gücün kıymetini
bilin!" diyen Sayın Aydın ´a toplantılara
katılanlarla ilgili yanlış bilgiler mi veriyor...
Yukarıdaki sözlerin sahibi Sayın Bakan´ın,
"Biz, devletine milletine bağlı ona düşmanlık
içinde olmayan herkesi dinlemeye hazırız. Teklifleri varsa getirip söylesinler. Seve seve
dinleriz." sözleri, hangi sebepten olursa olsun dışlanan,
yok sayılan buna rağmen buralardaki insanlar için
kendilerine göre samimi faaliyetler yapan dernek temsilcileri
tarafından gönülleri kırılıp, yaralandıklarından
fazla mana ifade etmemektedir.
Sayın Bakan, problemlerin çözüm yollarıyla ilgili
yapacağınız toplantılara daha çoğulcu
bir katılım uygulaması için ilmi konulardaki açık
yürekliliğiniz ve cesurluğunuzu buraya da taşırsanız,
ümit ediyoruz ki, yepyeni bir çığır açmış
olacaksınız...
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Bekleyip,
göreceğiz!
Değişen
Almanya´ya ayak uydurmak
Ayaktakımı
arasında
Gurbet
ve devlet
Menfaat
karşılığı susmak
Sevmeme
hakkını kullanmak
Temizlikçi
Erika´nın oğlu Başbakan
Kazıktan
yakınan kazıkcı!
İzin,
zorla evlilik ve boşanmalar
Sayın
Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz
gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün
modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları
da oyuna getirirlermiş
Tiyatroyu
seven muhafazakarlar
Oylarımıza
sahip çıkalım
Vekâletle
yaşma alışkanlığı
Çay,
zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas
mesele samimiyet(sizlik)
Almanya
treni kalkıyor
Göç
Kanunu ve terör
Eğitim
mi dediniz, o da ne?
İzin
ve zorla evlilikler
Yok
saydığımız kadın sığınma
evleri
Sanal
dostları tanımak
Karelerin tamamladığı resim
SAYFA
BASI
|