|
BİR SES Muhsin
Ceylan
|
|
|
mceylan@turkpartner.de
|
Sayın
Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Federal
İçişleri Bakanı Otto Schily´nin, "Almanya´daki
Türklerin uyum değil, asimile olmasını ve
anadillerinin de Almanca olmasını istiyorum" açıklaması
sizi bilmem ama bizi şaşırtmadı. Sebebi
ise; kendilerinin, 1998´de Hıristiyan-Liberal
koalisyondan iktidarı devraldıklarında, „Benim
için uyum, asimilasyonun birinci basamağıdır“
açıklaması. Sayın Schily, uyum yerine
asimilasyondan yana olduğunun sinyallerini ta iktidarlarının
başında vermişti. Ama o zaman kimse bunu o
kadar ciddiye almamıştı.
Sosyal Demokrat Parti (SPD)´li Bakan Schily, "Kendi
milliyetini unutmuş ve Almanlaşmış bir Türk
kitlesi“ istiyormuş. Almanya Türklerini haklı
olarak şok eden açıklama niye şimdi seçim
arafesinde yapıldı diye merak edenleriniz de vardır
elbette. Sorularınızın cevaplarını,
„Almanya Türkleri SPD diyor“ diyenlerde bulabilirsiniz
herhalde.
Süddeutsche Zeitung´un doğrudan Türklerle
ilgili sorularını şimdiye kadarki tüm açıklama
ve konuşmalardaki sözlerinin aksine, "Uyumdan kastım,
kendi dilini unutmuş ve Alman toplumu içinde erimiş
bir topluluk anlıyorum" diye cevaplayan Sayın
İçişleri Bakanı eski Yeşiller Partili
Schily´e, „Hangi sözleriniz gerçek? Öncekiler mi, yoksa
şimdiki ? Öncekiler doğru idiyse, neden
şimdi yeni bir açıklamayla bizlerden
erimemizi talep ediyorsunuz. Yok, en son açıklamanızdaki
görüşleriniz gerçek ise, bunca faaliyetlerine,
kutlamalarına katıldığınız sizin
gibi sosyal demokrat kimlikli göçmen örgütlerde bu düşüncelerinizi
ifade veya ima bile etmeden nasıl konuşmalar
yapabildiniz? Yoksa, butür görüşlerinizi oralarda da açıkladınızda,
onlar bizlere kadar gelmesini mi engelledi? Ayrıca, siz
geçtiğimiz ay Münih´te,
adında Türk ve Alman dostluğu geçen bir üstkuruluş
tarafından, uyuma katkılarınızdan (!)
dolayı ödüllendirilmemişmiydiniz...
Sayın Bakan´ın neden böyle bir açıklama
yapma ihtiyacı duyduğunu merak edenlerden değiliz.
Merakımız; Dün şöyle, bugün böyle konuşanların,
yarın neyi nasıl düşünüp konuşacaklarıdır
o kadar...
"En iyi uyum asimilasyon" diyen Sayın
Schily, Almanya´da mevcut Rumen, Danimarka, Frizya ve
Südet gibi yasal azınlıklara yenilerinin
eklenmesine şiddetle karşıymış.
"Uyumun hedefi, Alman kültürüyle yoğurmaktır
insanları.“ diyen Sayın Schily, Hıristiyan
Birlikçilerin talep ettikleri „Hakim kültür“ün
belirleyicilik fonksiyonuna da „Evet“ demiş oluyor böylelikle.
Aslında Sayın Schily´e bu kadar açık ve net
konuştuğu için teşekkür etmemiz gerektiğini
düşünüyorum. Yaa, bu düşüncelerini açıklamadan
şimdiye kadar olduğu bizi eski açıklamalarıyla
idare etmeyi deneseydi daha mı iyiydi.
Almanya´da konuşulan her dilin desteklemesini uygun görmüyor
Sayın Bakan. Ve böyle bir politikanın toplumu kaosa
bile sürükleyeceğini ileri sürüp, Almanya Türklerinin
Alman kültürü alanında büyümelerini istiyor. Sanki
şimdi durum farklıymış gibi. Anayasa´
daki azınlık hakllarıyla ilgili olarak, "
Azınlık haklarının korunması demek,
bizim yeni azınlıklar oluşmasını
desteklemek anlamına gelmez" diyen Sayın
Schily, göçmenlerin, Alman kültüründe ve Alman dilinde yaşamalarını
isteyip, çok dilli yanyana topluluklara karşı olduğunu
vurgulayarak, azınlıkların uyumlarının
sonunda asimilasyon yani erimeyi hedeflediklerini söylüyor.
Almanya´da, „Hayır, ben uyum falan istemiyorum“
diyen kaç kişi var? Kim, çift dilli levha istiyor
Almanya´da? Uygulaması bir yana, talebi bile olmayan birşeye
karşıyım demek biraz tuhaf değil mi?
Almanya Türkleri´nden asimile olmalarını istemek
gerçekçi bir yaklaşım değildir. Asimile olmak
isteyen varsa, onlara da zaten enegel olan da yok. Anadilin
unutulmasını beklemek çok saçma. Almancaya ağırlık
verilsin denildiğinde ona kimsenin zaten itirazı yok
ve olamazda. Ama bunu sağlaması gereken yine hükümetler,
politikacılar. Sayın Bakanın açıklamaları
biraz popülizm koksada, kabulü mümkün olmamakla beraber,
aslında birçok politikacının düşündüğünün
sesli hale getirilmiş şekli.
Hatırlatalım, artık burada Almanya Türkleri,
Avrupa Türkleri vardır ve bunlar adlarından da anlaşıldığı
gibi kalıcıdırlar. Toplumlarda var olan azınlıklar,
yanlış politikalarla itilip kakılmazlarsa, kaos
yerine çok güzel bir mozayik ve ahenk oluştururlar.
Yeterki, toplulukları idare eden politikacılar, sağduyulu
davranıp, bölme, çarpma, çıkarma yerine insanları,
yaşadıkları toplumlara katkı sağlama
imkan ve zeminleri sağlasınlar.
Sayın Schily´nin açıklamalarıyla Almanya Türklerine,
bu konuyu ülke gündeminde enine boyuna tartışılacak
hale getirme imkanıda doğmuş oldu. Türk ve
Alman tarafından kimler, Sayın Bakan Schily´nin görüşlerini
paylaşmadıklarını deklare edecek bekleyip
görelim. Bakalım, bunu başarabilecek güce sahip mi
Almanya Türkleri. Yoksa, „Ne şis yansın, ne kebap“
daha doğrusu, mefaatlerimize birşeycikler olmasın
diye bu çıkışı sessizce unutturmaya mı
terkedeceğiz. Haydi, Türk asıllı SPD´liler,
ilk önce bu tartışma sizleri bekliyor!
Unutmadan hatırlatalım: CDU-CSU´nun başbakan
adayı Edmund Stoiber, en son açıklamasında,
Almanya´daki Türklerin asimile edilmesine karşı çıkarak,
„Onlar Türk. Kendi kimliklerini muhafaza etme, dillerini
tabii ki öğrenme haklarına sahiptirler. kimse buna
engel olamaz“ dedi. Gözünü sevdiğimin popülizmi. Görüyorsunuz,
sandığa beklenen oylar nelere kadir...
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Sayın
Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz
gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün
modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları
da oyuna getirirlermiş
Tiyatroyu
seven muhafazakarlar
Oylarımıza
sahip çıkalım
Vekâletle
yaşma alışkanlığı
Çay,
zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas
mesele samimiyet(sizlik)
Almanya
treni kalkıyor
Göç
Kanunu ve terör
Eğitim
mi dediniz, o da ne?
İzin
ve zorla evlilikler
Yok
saydığımız kadın sığınma
evleri
Sanal
dostları tanımak
Karelerin tamamladığı resim
SAYFA
BASI
|