|
BİR SES Muhsin
Ceylan
|
|
|
mceylan@turkpartner.de
|
Temennim, haksız çıkmak!
Övülmeyi sevdiğimiz ve hamasi sözlerle çabuk gaza geldiğimiz
bilinen en belirgin özelliklerimizdendir. Birileri
tarafından kulaklarına üflenen bu özelliğimizi kullanan
Alman politikacılar her geçen gün çoğalıyor. Türkçe
’’dolma’’ , ’’baklava’’, ’’lokum’’ veya ’’rakı’’ diyen Alman
politikacılar, Türk mutfağı aşığı, hayranı, müptelası olarak
sunuluyor Almanya Türklerine. Türk medyasının bu tür
simaları yağlayıp ballayıp, ’’İşte Türk dostu’’, ’’Ata
hayranı’’, ’’Dost dediğin böyle olur’’ şeklindeki haberleri
de apayrı bir konu. Bu tür yaklaşımın aşağılık kompleksi
gibi psikolojik rahatsızlıktan kaynaklandığını söyleyenlere
’’Haksızsınız’ diyemiyoruz. Doğrusunu yine de Dr. Arif
Verimli Hoca bilir. Bizlerin ’’dolduruşa gelme’’
özelliğimizi ’’kullanan’’ Alman politikacıların bu;
Türklerle ilgili onların yanında farklı Almanların yanında
çok farklı kişiliklere bürünmelerini şahsen biz
şaşırmıyoruz. Adı üzerinde politikacı ve politika
yapıyorlar. Politikacılığın Türkçe karşılığının ’’iki
yüzlülük’’ olduğunu okuduğumu hatırlıyorum bir yerlerde.
Esas şaşkınlığımız, biz Almanya Türklerine gaz verdiğni bile
bile, muhtabımızın söylediklerinde samimi olduğuna ciddi
ciddi inanıp hayranlık duymamız. Bunu birde kelli felli
büyük (?!) adamların yapması yok mu, ona hepten şaşıyoruz.
Yaptıkları uygulamaları, söylemleri ve parti politikalarıyla
göçmenlerden asla haz duymayan Hıristiyan Birlik Partileri
(CDU-CSU), Almanya Türkleri ile ilgili takiyenin daniskasını
yapıyor. Bunun en son örneklerinden biri de, Bavyera
İçişleri Bakanı Dr. Günther Beckstein’dır. CDU’nun içinde
kurdurulan ve tüm yükünü çeken simaların seçilme imkanı
olmayan yerlerden bile göstermelik de olsa aday olmasına
izin verilmeyen Türk-Alman Forumu'nun (DTF)’nin
toplantısında konuşan Sayın Beckstein, kelimenin tam
mansıyla ’’döktürüyor’’ yine.
Almanya’nın en katı Eyalet İçişleri Bakanı olarak bilinen
CSU’lu Dr. Günther Beckstein, partisi bünyesinde DTF
benzeri bir oluşumu hayata geçirmeye çalıştıkları müjdesini
(!) verdikten sonra, “Müslümanlar, ismi Hıristiyan olan bir
partiye hem oy verebilirler hem de üye olabilirler. Çünkü
önemli olan partinin ismi değil, temel proğramıdır.
Geleceklerini Almanya'da gören Müslümanların siyasetteki
adresi Birlik Partileri (CDU-CSU)dur” derken, mesela ısrarla
savunduğu başörtüsü yasağı gerekçesini bir anda unutmuş gibi
gözüküyor. Sayın Beckstein’ın, ’’Önemli olan partinin ismi
değil, temel proğramıdır’’ sözünü başörtüsünden dolayı
dışlanmak istenen bir bayanın, ’’Başın üstünde ne olduğu
değil, kafanın içinde ne olduğu önemlidir’’ sözüne veya
sorusuna ne cevabı vere(bile)ceğini merak edenlerdeniz.
Tabii ki, isteyen istediği yere gider çalışmalara katılır.
Buna denilecek bir sözümüz elbette olamaz. Karşı durduğumuz;
bir iki gönül okşayıcı sözlerle yapılmak istenen
genellemeciliktir. Almanya Türklerine partisinin adresini
gösteren Sayın Beckstein’dan cevap bekleyen sorulardan
birkaçı; Davetçi Sayın Beckstein, Müslümanların hangi istek
ve dileklerinin olduğunu düşünüyor böyle bir düşüncesi
varsa, bunları ne kadar dikkate alabileceklerine inanıyor?
CDU-CSU her şeyden önce, Almanya Türklerini artık toplumun
bir parçası ve yerleşik hale gelen ülke vatandaşları olarak
kabul edilyor mu, etmiyor mu? Bu ana soruların açık ve net
cevabı verilmeden Almanya Türklerinin Birlik Partilerinde
misyonları, meşhur Almanca deyimde bahsedilen At arabasını
çeken ’’at’’ olmaktan ileri gidemez. Biz de, reklamda
denildiği gibi böyle bir misyona talip olanlara saygı
duyarız.
İzinlerini Alanya’da geçirmekle de tanınan Sayın Bakan’ın
cami ziyaretlerini, kendi sözlerinden Atatürk hayranı
olduğunu da bilmiyor değiliz. “Almanlar olarak, bu ülkedeki
Müslümanların çoğunluğunun Türkiye'den geliyor olmasından
ziyadesiyle memnunuz. Bu ülkede birlikte yaşadığımız
Müslüman Türklerin çoğunluğu anlayışlı, ılımlı ve iyi
niyetli Müslümanlardır“ diyen Sayın Bakan, bu
yaklaşımlarında samimi ise, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği
tarihi, dini ve nüfusu bakımından mümkün değil. Üyelik
değil,’’Özel ortaklık’’ olmalı. Türkiye’de dahil İslam
ülkelerinde Hıristiyanların tabi tutuldukları takibatlara
son verilmeli. Biz Almanya olarak Euro-İslam istiyoruz.
(Emriniz olur. Servisi nasıl isterdiniz!) Almanya’daki Türk
asıllılar tam uyum sağlayamadı ülkemize ve kültürümüze. Uyum
kanunla mecbur hale getirilmeli. Haç başka, başörtüsü başka.
Başörtüsü yasaklanabilir. Fakat Haç’ı yasaklarsak
kendimizin, inkarı demek olur’’ sözlerini nasıl
değerlendirmemizi isterler acaba?
Alman medyasında, ’’Müslüman eşittir terörist. İslam eşittir
terör’’ şeklinde yorumlanan kalın ifadelerde bulunmalarının
esbabı mucibi nedir? Yoksa tv’lerde gördüğümüz Dr. Günther
Beckstein başka, DTF’nin kurulunda konuşan Dr. Günther
Beckstein başka kişiler mi?
Önyargılardan söz eden Sayın Bakan, diyalog eksikliğinden
bahsediyor. Buna kimsenin itirazı olamaz. Fakat, diyalog
tarafların birbirini eşit olarak kabul etmesiyle olabilir.
Aksi halde monolog olur. Ve bundan da güçlünün diğerine
istediğini dikte ettirmesi sonucu çıkar. Almanya Türkleri
diyaloğa her zaman hazır. Fakat eşit şartlar ve karşılıklı
kabul bu işin olmazsa olmazı. Sayın Bakan, bir politikacı
olarak diyalog ortamının geliştirilmesi için ilk adımın
siyasilere düştüğünü bilecek kadar politika tecrübesine
sahiptir. Zira kendileri, Federal düzeyde CDU-CSU
hükümetinde içişleri bakanı koltuğuna oturacak bir iki
isimden birisidir. Türkler'e övgüleri, Atatürk'e hayranlığı,
Almanya Türklerin’ den memnuniyetinde, Müslümanlar ile
diyaloğun zaruriyetine inancında, asimilasyonu değil, uyum
sözlerinde samimi olup olmadığını gelecekte yapacağı
icraatlarda beraberce göreceğiz.
Temennimiz odur ki, zamanın bizi haksız, Sayın Bakanı haklı
çıkarmasıdır…
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Temennim,
haksız çıkmak!
Şikayeti
seviyoruz
Bekleyip,
göreceğiz!
Değişen
Almanya´ya ayak uydurmak
Ayaktakımı
arasında
Gurbet
ve devlet
Menfaat
karşılığı susmak
Sevmeme
hakkını kullanmak
Temizlikçi
Erika´nın oğlu Başbakan
Kazıktan
yakınan kazıkcı!
İzin,
zorla evlilik ve boşanmalar
Sayın
Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz
gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün
modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları
da oyuna getirirlermiş
Tiyatroyu
seven muhafazakarlar
Oylarımıza
sahip çıkalım
Vekâletle
yaşma alışkanlığı
Çay,
zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas
mesele samimiyet(sizlik)
Almanya
treni kalkıyor
Göç
Kanunu ve terör
Eğitim
mi dediniz, o da ne?
İzin
ve zorla evlilikler
Yok
saydığımız kadın sığınma
evleri
Sanal
dostları tanımak
Karelerin tamamladığı resim
SAYFA
BASI
|