|
Eğitim masallı uyum yalanları...
Uyumdan sorumlu Federal Devlet Bakanı Prof. Dr. Maria
Böhmer, göçmenlerin uyumunu sağlamak üzere hükümetin bu
yasama döneminde koalisyon ortakları olarak’’Uyum
Sözleşmesi’’ uygulamasına geçmeyi planladıklarını açıkladı.
Bir bu eksikti, tamamlandı.
CDU-CSU / FDP koalsiyon hükümeti Almanya'da göçmenler,
Almanca başta olmak üzere ülke değerlerini öğrenecekleri
konusunda sözleşme imzalayıp garanti verecekler. ’’Almanca
öğrenmek istemiyorum. Almanya’nın değerleri de beni
ilgilendirmez, ben onları tanımam!’’ diyen var mı? Yoo.
Olsun. Federal Koalsiyon Hükümeti, sanayi haline
getirdikleri ’’Uyum’’ politikasını sadece kendi baktıkları
açıdan kamuoyunu yanıltma bahasına gündemde tutmakta ısrarlı
gözüküyor.
Mevcut bir türlü halledilemeyen sıkıntıların sebeplerini
gerçek manada tüm taraflarla objektif bir şekilde masaya
yatırıp, çözüm yolları aramak yerine şova yönelik kanun
yapma çalışmaları seçmene selam olmalı ki, hatalarda
ısrardan bir türlü vazgeçilmiyor.
İkinci dönem bakanlığını sürdüren Sayın Prof. Böhmer,
pratikteki sosyal dışlama ile ayrımcı kanun ve uygulamaların
sonuçlarının ’’Uyum Sözleşmeleri’’yle ortadan
kaldırılamayacağını bilmiyor mu? Sayın Bakan şahsında böyle
bir girişimden yana olan federal koalisyon hükümetinin
gerçekte amacının uyumdan ziyade, lobisiz yani toplumun en
zayıf halkasını oluşturan göçmenler üzerinde yeni baskılar
oluşturmak olduğu dikkat çekiyor.
Bahsedilen ’’Uyum Sözleşmeleri’’ nin detaylarına
bakıldığında ise, sosyal eşitsizliklerin sebeplerini ortadan
kaldırmak yerine göçmenleri, içinde bulunulan sosyal durumun
sorumlusu gören bir siyaset gözlerden kaçmıyor. Son yıllarda
yapılan uyum ve göçle alakalı kanuni değişikleri
hatırlarsak, sistemli bir şekilde sertleştirmelerin hayata
geçirildiği görülecektir. Uyum Sözleşmesi’nin yeni bir
fırsatmış gibi pazarlanması ise en hafif tabirle şovdur.
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut
kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Peki,
bilmiyormuş gibi yapıp, yeni yeni girişimlerde bulunmanın
adı nedir sizce?
Göçmen asıllıların dışlanmasını pekiştiren ayrımcı kanun ve
uygulamalar kaldırılıp yerine ülke gerçeklerine göre
düzenlemeler yapılmadıkça, uyum sahasındaki problemleri
aşmamız mümkün değildir. Bakanın planladığı sözleşme
girşimlerinin tek getirisi göçmenler üzerindeki denetim ve
yaptırım baskısını artırmak olacaktır. Bunlarında uyuma
katkısını artık sizler düşünün.
Sosyal Demokrat Parti (SPD)’li birinci Merkel döneminde
olduğu gibi Hür Demokrat Parti FDP’li ikinci Merkel
döneminde de uyumu politikalarında maalesef değişim
olmayacağı dikkat çekiyor. Göçmenleri güçlendirmeye hizmet
edecek politikasızlığın bu dönemde de devam edecek olması
gerçekten ülke adına kayıp olduğundan üzücü.
Bakan Prof. Böhmer ve Federal hükümetin, uyum politikasının
merkezine her zamanki gibi dil öğrenme yerleştirilip, buna
rantçı göçmen asıllılarıda dahil edip problemlerin
çözüleceğini ileri sürmek gerçekleri yansıtmıyor. Zira
sadece Almancayı iyi bilmek de göçmenleri Hartz IV, çalışma
hayatının dışına itilmek, eğitim sisteminde ayrımcı ve
dışlayıcı uygulamalara maruz kalmaktan korumuyor,
kurtarmıyor.
Sosyal hayatta karşı karşıya olduğumuz problemlerin
sebebinin Almanca’dan kaynaklanmadığını bizim bildiğimiz
gibi Bakan Böhmer’in de bilmesi lazım. Bilmiyorsa, kendisine
(ücretsiz) anlatmaya hazırız. Evet, acilen halletmemiz
gereken mesele, yeni sanayi haline getirilen eğitim(sizlik)
den ziyade, göçmen asıllıları sosyal hayatın dışına iten ve
ısrarla orada tutan, yazılı veya yazısız
kanun, uygulama ve düzenlemeleri toplumun reel şartlarına
göre dizayn etmektir. Bunun dışında atılacak adımlar, suya
tirit olmaktan ve problemlerin kronikleşmesine yol açmaktan
başka ise yaramaz…
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Eğitim
masallı uyum yalanları...
Berlin, Ankara’dan çekinir mi?
Zirveden
görünenler ve bir istifa
Nesneleştirilen
Öznelerden biri Marco…
Delilleri
kendi varsayımları olan uyumcular!
Öfke’ye
öfkelenmemek kolay mı?
Berlin’e
hayali bir soru
Kin
vaizleri /Hassprediger
Erbakan
ve partisine psikolog değerlendirmesi
Lobi,
hizmet ve proje efendileri
Temennim,
haksız çıkmak!
Şikayeti
seviyoruz
Bekleyip,
göreceğiz!
Değişen
Almanya´ya ayak uydurmak
Ayaktakımı
arasında
Gurbet
ve devlet
Menfaat
karşılığı susmak
Sevmeme
hakkını kullanmak
Temizlikçi
Erika´nın oğlu Başbakan
Kazıktan
yakınan kazıkcı!
İzin,
zorla evlilik ve boşanmalar
Sayın
Schily´e kim cevap vere(bile)cek?
Yaz
gazeteci yaz" demesi kolay!
Günümüzün
modası, değişmek ve dönüşmek!
"İmparator"ları
da oyuna getirirlermiş
Tiyatroyu
seven muhafazakarlar
Oylarımıza
sahip çıkalım
Vekâletle
yaşma alışkanlığı
Çay,
zeytin, helva, kurufasulye ve rakı
Esas
mesele samimiyet(sizlik)
Almanya
treni kalkıyor
Göç
Kanunu ve terör
Eğitim
mi dediniz, o da ne?
İzin
ve zorla evlilikler
Yok
saydığımız kadın sığınma
evleri
Sanal
dostları tanımak
Karelerin tamamladığı resim
SAYFA
BASI
|