|
GURBET VE ŞİİR
Gurbet teması şairlerimiz tarafından sürekli işlenmiş bir
temadır.
Hatta gurbette olmayan şairler bile gurbeti içlerinde
yaratarak;
‘Ben gurbette değilim
Gurbet benim içimde’ demişlerdir. Asya’ nın bir ucundan
kopup gelen bizler binlerce kilometre yol katetmiş ve
gurbetten gurbete vatanlar yapmışız kendimize.
Millet olarak tesbih taneleri gibi dünyanın dört bir
tarafına dağılmışız. Ya ekmek peşinde, ya bir siyasi
arayışta ya da bir gönül kırgınlığının küskünlüğünde
içimizdeki sevdalar ve binbir hasretlerle yollara
dökülmüşüz. Uzaklık, gurbet, yalnızlık yüreklerimizde öyle
derin izler bırakmış ki, her gülümseyişin ardından birer
damla da gözyaşı akıtmışız.
O gözyaşlarının içinde geride kalanlar, zamansız ölenler;
son sözlerini duyamadıklarımız, mezarlarının başında birer
fatiha bile okumayamadıklarımızın hayalleri, bakışları,
gülüşleri durur.
Bence en ince duygular, en temiz özleyişler ve en yanıklı
türküler gurbette yaşayan bizim milletin içinden çıkmıştır.
Hiç kimse gurbette yaşayan bizim insanlarımız kadar vatanı
kutsallaştırmamış, yakınlarına, dostlarına bu kadar içten
bakmamıştır.
Avrupa’ da yaşayan bir gurbetçi şair olarak da Selahattin
Saygın Bey’ in şiirlerini okuduğumda yine gurbet, yine
gurbetteki yakıcı, kavurucu duygularla karşılaştım.
SAYGIN’ım
sevgim imandan
Bu sevgi, aşk Erzincan’dan
Ayrılmam cennet vatandan
Gurbet elde yandı gönlüm.
Yandı gönlüm, yandı gönlüm
Erzincan’da kaldı gönlüm
Şiirlerde kah gönül kırgınlığı, kah ana, baba hasreti, kah
da vatanın uzaklığı en içten duygularla ortaya serilmiştir.
Gurbet şairlerinde bu duygular öyle yoğundur ki mutlaka
gözyaşlarını da beraberinde getirir. Küskünlükle,
kırgınlıkla dolu gözyaşları...
Gönlüme keder serpilir
Kader bu elden ne gelir
Sabırla çile çekilir
Dönüyorum yurdum sana.
Çile, keder, dönüş, kavuşma ve ümit...Gurbetle imtihandan
imtihana giren, gözyaşlarından bir dünya kuran bir gönül...
Yazdım ya, gurbet şairinin dili, duygusu, deyişi, anlatışı
bir başka olur. Elveda derken, küserken, kızarken bile bir
iç çekişle, bir kendinden kaçışla yola düşer o.
Sakaltutan dağı aştım
Terzi Baba’ya ulaştım
Dostlar dergahında piştim
Memleketim can Erzincan
Bence en güzel duygular ve söyleyişler ‘vefasız sevgiliden’
daha çok anne ve babaya yönelik şiirlerdedir şiirlerinde de
şirin bir yuvadan uçuşun, şefkatli baba ellerinin ve ağlayan
ana gözlerinin hasreti, kokusu duyulur.
Ama gurbet şairlerini en çok inciten, en çok isyan ettiren
vatana doğru uzanmış çaresiz duygulardır. Vatanın
toprakları, denizi, dağları, sokakları, güleryüzlü komşular,
vefalı dostlar ve ana, baba asla kaybolmayan bir tablo gibi
gurbet şairinin hep gözlerinin önündedir.
Çayırlı, Üzümlü, Tercan
Otlukbeli, Kemah, Mercan
Ilıç canlara oldu can
Memleketim can Erzincan
Şiir öyle geniş bir dünya ve öyle renkli bir bahçe ki,
herkes o dünyaya ve o bahçeye kendi penceresinden bakabilir.
Birine hoş gelen bir şiir bir başkasına hoş gelmeyebilir. Bu
nedenle Selahattin Saygın Bey’ in şiirlerini de bu açıdan
değerlendirmek gerekiyor. Önemli olan duyguları yazmak
değil, önemli olan duyguları şiirle gönüllere kazımak,
dillere düşürmektir.
Bir Türkü sıcaklığında gönlü vatanla doldurmak ve yandı
gönlüm
diye inlemek ancak bir gurbet şairinin işi olabilir.
Yandı gönlüm, yandı gönlüm
Erzincan da kaldı gönlüm
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
GURBET
VE ŞİİR
DÖNÜŞ
BÜYÜK
YAZAR
Kutsal
Anadolu Topraklarında
Size
yakışıyor mu bay Giordano?
Bir
Türk Alpereni: İbrahim Bozyel
Türk
Don Juan'ı
Dedem
Korkut yom verecek
Dinle
küçük adam!
Azerbaycan’da
savaş edebiyatı
Tuna
nehri akmam, diyor
Gül
döksem yollarına
Bir
dostun ölümü
Onlar
söyledi biz de inandık!!!
Bir
roman, bir tesbit ve "Sarı Muallimler"
Bizi
Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Çok
acıtıyor değil mi?
Ağlama
Ne Olursun?
İnsanlık
öldü mü?
Balık
Adam
Yüreği
Yaralı Şair, Tofig Abidin
Aman
da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Ali
ile Nino hala yaşıyor
Necla
Kelek´in "Yabancı Gelini"
Juan
Goytisolo
Ayna
Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan
mı gösterir?
Susmak
mı bağırmak mı?
SAYFA
BASI
|