A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  FİKİR MEYDANI

              Orhan Aras  

 

ORARAS@aol.com


GURBET VE ŞİİR


Gurbet teması şairlerimiz tarafından sürekli işlenmiş bir temadır.
Hatta gurbette olmayan şairler bile gurbeti içlerinde yaratarak;
‘Ben gurbette değilim
Gurbet benim içimde’ demişlerdir. Asya’ nın bir ucundan kopup gelen bizler binlerce kilometre yol katetmiş ve gurbetten gurbete vatanlar yapmışız kendimize.

Millet olarak tesbih taneleri gibi dünyanın dört bir tarafına dağılmışız. Ya ekmek peşinde, ya bir siyasi arayışta ya da bir gönül kırgınlığının küskünlüğünde içimizdeki sevdalar ve binbir hasretlerle yollara dökülmüşüz. Uzaklık, gurbet, yalnızlık yüreklerimizde öyle derin izler bırakmış ki, her gülümseyişin ardından birer damla da gözyaşı akıtmışız.

O gözyaşlarının içinde geride kalanlar, zamansız ölenler; son sözlerini duyamadıklarımız, mezarlarının başında birer fatiha bile okumayamadıklarımızın hayalleri, bakışları, gülüşleri durur.

Bence en ince duygular, en temiz özleyişler ve en yanıklı türküler gurbette yaşayan bizim milletin içinden çıkmıştır.
Hiç kimse gurbette yaşayan bizim insanlarımız kadar vatanı kutsallaştırmamış, yakınlarına, dostlarına bu kadar içten bakmamıştır.
Avrupa’ da yaşayan bir gurbetçi şair olarak da Selahattin Saygın Bey’ in şiirlerini okuduğumda yine gurbet, yine gurbetteki yakıcı, kavurucu duygularla karşılaştım.

 

SAYGIN’ım sevgim imandan
Bu sevgi, aşk Erzincan’dan
Ayrılmam cennet vatandan
Gurbet elde yandı gönlüm.

Yandı gönlüm, yandı gönlüm
Erzincan’da kaldı gönlüm
 Şiirlerde kah gönül kırgınlığı, kah ana, baba hasreti, kah da vatanın uzaklığı en içten duygularla ortaya serilmiştir.

Gurbet şairlerinde bu duygular öyle yoğundur ki mutlaka gözyaşlarını da beraberinde getirir. Küskünlükle, kırgınlıkla dolu gözyaşları...

Gönlüme keder serpilir
Kader bu elden ne gelir
Sabırla çile çekilir
Dönüyorum yurdum sana.

Çile, keder, dönüş, kavuşma ve ümit...Gurbetle imtihandan imtihana  giren, gözyaşlarından bir dünya kuran bir gönül...

Yazdım ya, gurbet şairinin dili, duygusu, deyişi, anlatışı bir başka olur. Elveda derken, küserken, kızarken bile bir iç çekişle, bir kendinden kaçışla yola düşer o.

Sakaltutan dağı aştım
Terzi Baba’ya ulaştım
Dostlar dergahında piştim
Memleketim can Erzincan

Bence en güzel duygular ve söyleyişler ‘vefasız sevgiliden’ daha çok anne ve babaya yönelik şiirlerdedir şiirlerinde de şirin bir yuvadan uçuşun, şefkatli baba ellerinin ve ağlayan ana gözlerinin hasreti, kokusu duyulur.

Ama gurbet şairlerini en çok inciten, en çok  isyan ettiren vatana doğru uzanmış çaresiz  duygulardır. Vatanın toprakları, denizi, dağları, sokakları, güleryüzlü komşular, vefalı dostlar ve ana, baba asla kaybolmayan bir tablo gibi gurbet şairinin hep gözlerinin önündedir.

Çayırlı, Üzümlü, Tercan
Otlukbeli, Kemah, Mercan
Ilıç canlara oldu can
Memleketim can Erzincan 
Şiir öyle geniş bir dünya ve öyle renkli bir bahçe ki, herkes o dünyaya ve o bahçeye kendi penceresinden bakabilir. Birine hoş gelen bir şiir bir başkasına hoş gelmeyebilir. Bu nedenle Selahattin Saygın Bey’ in şiirlerini de bu açıdan değerlendirmek gerekiyor. Önemli olan duyguları yazmak değil, önemli olan duyguları şiirle gönüllere kazımak, dillere düşürmektir.

Bir Türkü sıcaklığında gönlü vatanla doldurmak ve yandı gönlüm
diye inlemek ancak bir gurbet şairinin işi olabilir.

Yandı gönlüm, yandı gönlüm
Erzincan da kaldı gönlüm


SAYFA BAŞI

Yazarın diğer yazıları:

GURBET VE ŞİİR
DÖNÜŞ
BÜYÜK YAZAR
Kutsal Anadolu Topraklarında
Size yakışıyor mu bay Giordano?
Bir Türk Alpereni: İbrahim Bozyel
Türk Don Juan'ı
Dedem Korkut  yom verecek
Dinle küçük adam!
Azerbaycan’da savaş edebiyatı
Tuna nehri akmam, diyor
Gül döksem yollarına
Bir dostun ölümü
Onlar söyledi biz de inandık!!!
Bir roman, bir tesbit ve "Sarı Muallimler"
Bizi Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Çok acıtıyor değil mi?
Ağlama Ne Olursun?
İnsanlık öldü mü?
Balık Adam
Yüreği Yaralı Şair, Tofig Abidin
Aman da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Ali ile Nino hala yaşıyor
Necla Kelek´in "Yabancı Gelini"
Juan Goytisolo
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Susmak mı bağırmak mı?

   
SAYFA BASI

Orhan Aras
GURBET VE ŞİİR
Mahmut Aşkar
Ben ve Sen ve Sen!
Yakup Yurt
Kim ateşliyor bu fitili
Nuran Yelkenci
İlk Müslüman İş Kadını Hz. Hatice
Ayten Kılıçarslan
Yeni bir skandal!
Hidayet Kayaalp
Düşünmek farz mıdır?
Üzeyir Lokman Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Ozan Yusuf Polatoğlu
Beyaz Saray
Bembeyaz (!)
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Üniversite: Girmek mi, çıkmak mi zor
Şefik Kantar
Bayrak
Osman Seçmez
Herşey çok iyiye gidiyor derken...
Yılmaz Kuzucu
İnternet, gençlik ve biz
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Ülkemiz Sorunları ve TRT
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Atatürk-Türkeş ve Ülkücü Gençlik
Sebahattin Çelebi
Hüznümü, limanlara akıttım da geldim...
Halil Gülel
Kim ateşliyor bu fitili
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Ali Kılıçarslan
Yeni meclis, eski kafa
Veli Kalli
Gurbette Vatan Sevgisi
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç