|
ÇOK ACITIYOR DEĞİL Mİ?
Herşey aklıma gelirdi de hiç alakam olmayan bir filmi
savunacağım asla aklıma gelmezdi. Karikatür meselesi gündemde
olduğu için süreklü ‘fikir özgürlüğünden’ dem vuran Almanya
basının, birden bire bir Türk filmi için ayaklanaması ve
yaylım ateşine başlaması, beni, korkudan kaçarak bir köşeye
saklanmaya çalışan ‘Fikir özgürlüğünü’ aramaya itti. Sevgili
Alman gazetecilerinin afaroz ettikleri ve az daha yasaklanması
istenen filme lazım olur diye bir parça ‘fikir özgürlüğünden’
yanımda bulundursam iyi olacak, diye içimden geçirdiğimi niye
saklıyayım ki?
Doğrusu propoganda amaçlı sanat eserlerini sevmiyorum.
İnsanların aşağılanması,bazı halkların ve inançların alay
konusu olmasını asla kabul edemiyor ve onaylıyamıyorum.Benim
şahsi görüşüme göre her türlü fanatizm ve ayrımcılık insanlığa
musallat olmuş en kötü hastalıklardan sayılmalıdır.
Ama Frankurter Algemeine Zeitung’ un 16.02.2006 tarihindeki
sayısının ilk sayfasında yer alan “Filmische hasspredigt”
başıklı yazıyı ve Feuilleton sayfasında Eberhard Rathgeb ile
Richard Kämmerling isimli yazarların ‘Kurtlar Vadisi.Irak ‘
filmi üzerine yazdıklarını okuduğumda, dudaklarımdan yazının
başlığındaki sözler döküldü:”Çok acıtıyor değil mi?”
Yıllardır Amerikan filmlerinde Araplar, Müslümanlar, Türkler
hep terörist ve acımasız insanlar olarak yansıtılır da
kimsenin sesi çıkmaz. Gece yarısı Experesi isimli filmlerde
olduğu gibi bir eroin kaçakçısının hayatı öyle verilir ki
,bütün Türkiye ve türkler karalanır yine kimse kalkıp da, ya
bu ülkede insanların hepsi canavar mı? Diye sormaz. Hergün
medyada Türklerin kadınlarını dövdükleri, öldürdükleri,
kızlarını sattıkları anlatılır da bunlara karşı bizlerin bir
kelime dahi söylemesine fırsat tanınmaz. Ama ilk defa bir Türk
çıkar ve olayları kendi cephesinden anlatan bir film yapar ve
Almanya´nın en ciddi ve önemli gazetelerinden biri F.A.Z, buna
dayanamaz ve o filme hem baş sayfasında, hem de iç safyasında
genişçe yer ayırır ve filmi yerden yere vurur!
Ey adalet, söyle artık nerdesin?
Şimdi gazeteci arkadaşlarımızı çok ama çok kıydıran filme
dönelim. Hiç de taraf olmadan, salt eleştirisel bakış açısıyla
filmi izlediğimizde hangi sahneleri görüyoruz?
Türk askerlerini Amerikalılar esir alıyorlar. Bunda sizce
yanlış olan nedir? Gerçekten Amerikalılar ordaki müttefik ve
dostları olan Türk askerlerini aynen filmde verildiği şekilde
esir almadılar mı? Aşağılayarak başlarına çuval geçirmediler
mi? Belki de bu durumu Alman kamuoyu bilmiyor.Çünkü müslüman
ülkelerin başlarına gelenler Batı basınında pek önemsenerek
önplana çıkarılmaz.
Diğer sahneler…Amerikalı komutanın duası?
Bu sahnede abartılı olan nedir
ki? Bush´un kendisi daha Irak´a saldırırken bu bir „Haçlı
seferidir!“ demedi mi? Bush kaç kez dünya basının önünde
Tanrı´dan adaleti sağlamak icin görev aldım demedi mi? Böyle
düşünen hırıstıyan fanatikler yok mu? Amerika´da onlarca, çok
kan dökülsün de İsa daha çabuk gelsin diye düşünen Hırıstıyan
tarikatlar yok mu? Niye adil olmuyorsunuz?
O filmde yer verilen işkence ve hapisane sahnelerinin hangisi
yanlış ve abartılıdır? Daha korkunç resimler basında yer
almadı mı?
Amerikalıların gelişi güzel insan öldürmeleri kimin meçhuludür
ki? Bize sadece Amerikalı askerlerin kayıp sayısını
saydırdığınızdan kaç Irak´lının öldüğünü bilmiyoruz ama ölen
insan sayısının yüz binin üzerinde olduğunu bazı teşkilatlar
(Batı teşkilatları) söylemiyorlar mı?
Filmde gösterildiği şekilde bir Hırıstıyan Amerikalı askerin
öyle davranışını kabul edemiyorsunuz. Hadi bu abartılıdır
diyelim.Ya aynı Amerikalıların yıllar sonra ortaya çıkan
Vietnam’ da yarattıkları vahşetde mi abartılıydı?
O filmdeki müslüman din adamının hareketinin hangisi sizce
yanlıştır? Müslüman din adamı, çevresinde acılara boğulmuş ve
çaresizce intikam almaya çalışan genç insanları yanlış
yapmaktan alıkoymak için sabırlı olmalrını onlara öğütlemiyor
mu?Yanındakilere, İntihar bombacısı olmak isteyenlerin masum
insaların ölümüne sebep olduğunu ve Allah´ın böyle şeyi kabul
edemiyeceğini anlatmıyor mu?
Allah aşkına niye doğruya doğru demiyorsunuz?
Fikir özgürlüğünden, insan haklarından, demokrasiden söz
ediyorsunuz ama ‘karşı taraf’ ın çektiği ve hemen hemen yüzde
doksan beşi gerçekleri anlatan bir filme bile tahammül
edemiyorsunuz!
Batı´nın ve Amerika´nın yaptıklarını, Hırıstıyanlığın,
insanlığın, adaletin hangi çercevesine sığdırıyorsunuz? Niye
hep böyle tek tarafli hükümler veriyor, niye başka insanları
da dinlemeye çalışmıyor, onları da insan yerine koymuyorsunuz?
Siz böyle tek taraflı, yanlı, önyargılı davrandıkça, bütün bu
fanatizmin, kötülüklerin, kanların, gözyaşlarının karşısını
nasıl alabilir ve bütün bu zulümleri nasıl durdurabiliriz?
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Çok
acıtıyor değil mi?
Ağlama
Ne Olursun?
İnsanlık
öldü mü?
Balık
Adam
Yüreği
Yaralı Şair, Tofig Abidin
Aman
da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Ali
ile Nino hala yaşıyor
Necla
Kelek´in "Yabancı Gelini"
Juan
Goytisolo
Ayna
Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan
mı gösterir?
Susmak
mı bağırmak mı?
SAYFA
BASI
|