|
KUTSAL ANADOLU
TOPRAKLARINDA
H.C. Armstrong, 1932 yılında Atatürk hakkında yazdığı
‘Bozkurt’ isimli eseri ile Türkiye’ deki edebiyat ve siyaset
çevreleri tarafından çok iyi tanınmaktadır. O ‘Bozkurt’
ismiyle meşhur kitabında bir Batılı olarak Atatürk’ ü
değerlendirmiş, Türke ve Atatürk’ e duyduğu düşmanlığı da
hiç saklamadan yazmıştır.Kitap yayınlandığında o dönemin
hukümeti tarafından yasak edilmesine rağmen Atatürk kitabı
getirtmiş ve tercüme ettirerek huzurunda okunmasını
istemiştir.
Kitap yıllar sonra Türkiye’ de serbestçe yayınlanmış ve
geniş bir okuyucu kitlesi bulmuştur. Armstrong’ un bu meşhur
kitabının dışında Türkiye hakkında yazdığı bir ikinci kitabı
daha vardır. Benim yıllar önce okuduğum ve geçenlerde tekrar
elime geçen kitap onun 1950 li yıllarda Anadoluya yaptığı
bir seferi anlatmaktadır. Iğdır’ da ‘asık suratlı
insanları’ yla kitapta yerini almıştır.
Kitap ilk okuyuşta, 1950 li yılların savaştan yeni çıkmış ve
dış yardım olmadan kendini toparlamaya çalışan yoksul
Anadolu’ sunu anlatır gibi görünmektedir. Ama kitabı daha
dikkatli okudukça Armstrong’ un amacı ve hedefi hemen
kendini belli etmektedir. Armstrong’ u karşılayan valiler
ve diğer görevlilerin hepsi cahil ve Hrıstıyanlığa düşman
insanlardır. O hep gittiği yerlerde Ermenileri ve Ermeni
kiliselerini sorunca şüphe ile karşılanmaktadır.Herkes
Ermeniler hakkında ya suskun ya da kin doludurlar. Türkler
vahşilikleri nedeniyle bütün Ermeni kiliselerini yıkmış yok
etmişlerdir. O, Karadeniz bölgesinde Yunan izlerini ve
kiliselerini ararken, Van, Erzurum, Kars, Iğdır, Ağrı,
Mardin ve Kayseri gibi şehirlerde de Ermenilerin izlerinin
peşindedir. Ona göre bütün bu şehirlerin sahipleri
Ermenilerdi ve Türkler onları yok etmişlerdi.
Kitabı okurken, önyargıların ve fanatizmin bir yazarı ne
hale getirdiği adım adım görülmektedir.Batılı yazarlar bu
önyargılı bakışlarından ve görüşlerinden bir türlü
vazgeçmediler. En hümanisti bile kendilerinden olmayan
uygarlıkları ve insanları küçük görmeğe, onların
hayatlarındaki farklılıkları aşağılamaya devam ettiler. Bize
gelince, bizim halimiz daha da kötüdür.
Bizim yazarlarımız ve poltikacılarımız gittikleri hiç bir
yerde geldikleri ülkeye ait uygarlığın izlerinin peşine
düşmezler.Örneğin 400 yıl boyu milyonlarca Türkün yaşadığı
Rumeli’ de yüzlerce cami , kütüphane, köprü ve başka mimari
eserler vardı. Ya şimdi? Ordaki yüzbinlerce Türk öldürülüp
yurtlarından kovulurken camileri, mektepleri , kütüphaneleri
de yerle bir edildi. Hic bir Batılı yazar tarafından bunlar
dile getirilmiyor. Niye dile getirsinler ki onlara göre
mimari eser denince akla sadece kilise gelmektedir.
Daha 15- 16 yıl önce işgal edilmiş Azerbaycan topraklarında
yapılanlar şimdiden unutulmaya terkedilmedi mi? Hele bir
Anerikalıya, bir İngilize Karabağ’ da yok edilmiş
camilerden, okullardan sorun bakın ne cevap verecektir!
Onları, müslümana ait nasıl bir mimariye, nasıl bir tarihi
öneme sahip olursa olsun bir eser asla
ilgilendirmemektedir.Ama beşyüz yıl önce Anadolu’ nun bir
köyünde yaşayan ve köyün sadece üçte biri nüfusuna sahip
olan Ermenilerin diktikleri bir kilisenin izlerini ta
Londradan gelen bir İngiliz akıllara kazımaya çalışıyor.
Armstrong Anadoluyu bir gezgin, tarafsız bir yazar olarak
gezmiyor. Adeta bir misyoner, bir Ermeni, Yunan aşığı gibi
geziyor. Kafası o kadar karanlık ve gözleri o kadar kör ki,
tarihin gerçeklerini bile dikkate almak istemiyor. Anadoluda
hiç bir zaman Ermenilerin çoğunluk olmadıklarını, Türklerden
önce Bizanslıların, Ermenileri oradan oraya sürerek ve
öldürerek mahvettiklerini, Türkler gelince Ermenilerin
onları bir kurtarıcı gibi karşıladıklarını duymak bile
istemiyor.
İşte fanatizim denen kavram bu olsa gerek!
Ya biz?
Bizleri hep fanatik müslümanlar olarak damgalıyorlar ama
gittiğimiz yerlerde oranın en güzel içkilerinin nerede
satıldığını ve nasıl felekten bir gün çalarak doyunca
eğlenebileceğmizi düşünmekten başka ne yapıyoruz? Hangimiz
bir Armstrong kadar Şark kültürüne ve şuuruna sahibiz?
Hangimiz yabancı bir memlekete gittiğmizde orda kendi
medeniyetimizin izleri aklımıza geliyor? Hangimizin?
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Kutsal
Anadolu Topraklarında
Size
yakışıyor mu bay Giordano?
Bir
Türk Alpereni: İbrahim Bozyel
Türk
Don Juan'ı
Dedem
Korkut yom verecek
Dinle
küçük adam!
Azerbaycan’da
savaş edebiyatı
Tuna
nehri akmam, diyor
Gül
döksem yollarına
Bir
dostun ölümü
Onlar
söyledi biz de inandık!!!
Bir
roman, bir tesbit ve "Sarı Muallimler"
Bizi
Hangi Dünyada Öldürüyorlar Kardeşler
Çok
acıtıyor değil mi?
Ağlama
Ne Olursun?
İnsanlık
öldü mü?
Balık
Adam
Yüreği
Yaralı Şair, Tofig Abidin
Aman
da beyler kavgadan geldim yorgunum...
Ali
ile Nino hala yaşıyor
Necla
Kelek´in "Yabancı Gelini"
Juan
Goytisolo
Ayna
Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan
mı gösterir?
Susmak
mı bağırmak mı?
SAYFA
BASI
|