|
GÖZCÜ
OZAN YUSUF POLATOĞLU
|
|
|
ozanpolatoglu@googlemail.com
|

ZULÜM KENDİNE ÖLÜMDÜR
Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhay-ı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten..
(Namık Kemal)
İnsanı ve insanlığı özünden tanımak, insandaki ruh duygu ve
inanç değerlerini yani bu yapıyı, bu fıtratı bilmek ilk
başlangıç bilgi olmalıdır. Bu insan varlığına, insani bir
yaklaşımı sağlaması bakımından çok önemlidir. Yukarıda şair,
hürriyetin zulüm ve baskı ile, adaletsizlik ile yok
edilemeyeceğini ifade ediyor ve insandan düşüncenin, idrakin
kaldırılamayacağını ekliyor. Tabiî ki buna rağmen dünyada
zalim-mazlum varlığı da bir realite olarak devam etmiştir
Bunun neticesi anlam ve yorum olarak elbette bilinmektedir.
Ziya Paşa bunu bir örnek ile iki mısraa indirmiştir :
Tezkir
olunur la’n ile Haccac ile Cengiz
Tebcil edilir Nuşirevan ile Süleyman
Yani, Haccac ve Cengiz vs. gibiler zulmetmişler, ama hep
zaman boyu lanetlenmişlerdir. Adaletli davranan Nuşirevan ve
Süleyman gibiler de övülmüşlerdir. Mesele kimin iyi olmayı
kimin de kötü olmayı seçmesi kadar açıktır bir bakıma..
Zulüm insafsız olduğu kadar akılsızdır da. Yani zulüm
kendine ölümdür. Günah almaktır, ah almaktır, suçtur,
cinayettir.
Bugün Doğu Türkistan’da yapılan vahşet boyutundaki baskı ve
zulüm maalesef beklenen korkunun başa gelmesi olmuştur. Zira
periyodik şekilde Çin Devleti büyüteçlerini Uygur Türkleri
üzerinde on yıllardır tutmaktadır. Belli aralıklarla oradaki
ileri gelen halk önderlerini budamaktadır. İnanç ve
kültürünü koruma istikametindeki her hareket siyasi suç
sayılmakta, hapisler ve çok sayıda idamlar bunun bedeli
olmaktadır on yıllardır.
Geride bıraktığımız 20. asır bütün büyük Türkistan’ın esaret
yaşadığı zaman dilimidir.. Elimdeki dosyanın içine
bakıyorum. Sene 1988 ramazan bayramını tebrik etmek
istediğim şiir duygulara “Bayram Düşünceleri” başlığı
koymuşum. Balkanlardan Kafkaslara, Altaylara kadar,
Köln’den Kars’a kadar o gariplik ve Türkistan
coğrafyasındaki esaret mısralara yansımış:
Bu devran ne günden ne güne kaldı
Geride bir güzel mâzi var ağam!..
Güneşin yerini gölgeler aldı
O mâzinin artık sözü var ağam!..
diye başlayan sözler o uzak coğrafyadan söz ederken
aşağıdaki tespitleri düşüyor:
(…)
"Pamir" etekleri hayaller kurar
"Urumçi" zamandan bir haber sorar
"Kırım"lı kırk yıldır yurdunu arar
Hasretin sönmeyen közü var ağam!..
"Buhara" kendini okur bahtında
"Alma Ata", "Taşkent" ateş hattında
"Kazan" üşür, yakan güneş altında
Esaretin soğuk yüzü var ağam!..
"Bakü" mezalimden bizâr ağlıyor
"Şamil"in yattığı mezar ağlıyor
"Gence", "Karabağ" ve "Hazar" ağlıyor
Zincire vurulmuş özü var ağam!..
(…)
Ne güzel ki aradan 2-3 yıl gibi kısa süre sonra büyük
değişmeler oluyor. Batı Türkistan’da 5 cumhuriyet
hürriyetine kavuşuyordu.. Bu sefer "Uyanışa Selâm"layan
destan şiir sevincini ifade ederken bazı noktalara gelince
buruk duygularda kalıyordu.
Diriliş cemresi düştü toprağa
Uyanan baharın yeline selâm..
(…)
Yürüsün yaylaya Kırgız Beyleri
Kursunlar toyunu Özbek Boyları
Kuşansınlar Kazak, Türkmen Soyları
Taç'ına, tuğ'una, şalına selâm..
Ahıska, Semerkant, ta Aşkabat'a
Bir Taşkent, bir Kazan, bir Alma-Ata
Kapı açıyorlar hür bir hayata
Açan yiğitlerin eline selâm..
Batı Türkistan’ı böyle selamlayıp, bu sevinci paylaşamayan
Doğu Türkistan akla gelince yüreğe hüzün, dudaklara dua
geliyordu:
Duâmız, her gönül kurtulsun dardan
Onlara da umut gelsin bahardan
Mahzun duran Kerkük ile Kaşgar'dan
Hürriyetin aziz gülüne selâm..
(……)
Herkesin kendi dünyasında hür, onurlu ve değer hükümleri ile
yaşamasını arzu ederek, uzaklardan uzaklara gönülden hep bir
yol gitmiştir zaman boyu. Bu ozanın dilinde, sazın
telindeki gönül ve sevgi yolu olarak uzakları yakına
bağlamıştır:
(…)
Almatı'da arzusu var
Semerkant'da bir gizli yâr
Buhara'ya buhar buhar
Gönlümden bir yol gidiyor..
Kırım'ın bozkırlarına
Kafkasların karlarına
Sır Derya'nın sırlarına
Gönlümden bir yol gidiyor..
Türkistan tahtına doğru
Kaşgar'ın bahtına doğru
Tarihin ahtına doğru
Gönlümden bir yol gidiyor..
(….)
Sevgi ve adalet zulümleri çözmeli. Anlamsızlığın anlamını
kalıplaşmış diplomatik ezberlere dökmek artık hiç
çekilmiyor. Büyük devlet olmak olgun ve adil olmakla
geçerlidir. Haklı olmak lazımdır; sadece kuvvetli olmak bir
başarı değildir. Gücü yettiğini ezmek “güçlülük“ değil, olsa
olsa akılı, insafı “güç duruma” düşürmek başarısı (!)
olabilir. “Süper güç” olmak, “süper suç” işleme
rehaveti-cesareti veriyorsa sonun başlangıcına doğru
gidiliyor demektir bu..
Sevgi ile, güven ile bir arada yaşamayı sağlamak bir
“meziyettir”. Zulmedip, etki-tepki sendromu içinde, korku ve
güvensizlik içinde yaşamak hem o devlet hem de o halk için
bir “eziyettir”.
Ticaretin, büyüme oranının, ihracatın fiyatı kazancı iyi
de, “imaj”ın bir fiyatı yok mu ?
Acaba “Çin”, “niçin” dünyanın kendisine zulmeden bir devlet
gözü ile bakmasına razı oluyor?
Evet ey Çin, bu niçin ?! Denir ki o toprakları sömürmek
için.. Zira Doğu Türkistan çok yüksek derecede doğal
kaynaklara sahip. Ama nereye kadar bu sömürü, bu ilelebet
mümkün mü?
Kaşgar bir
tarihi tapudur. Ve “Kitâbü divân-i lûgat it-Türk" zamana
haykıran Türkçemizin temel kitabıdır.
Kaşgarlı
Mahmut’tan İsa Yusuf Alptekin’e kadar bu topraklar
bağrından nice ilim, din ve devlet adamı çıkarmıştır. Bu
topraklar Devlet geleneğine sahiptir, Uygurlar bir dini
inancın, bir derin kültürün, sanatın, bir medeniyetin
sahibidirler.
Uygur Türkleri köklü bir derinliğe ve tarihi bir temele
sahip bulunmaktadır. Bu köklülüğü ezerek yok etmek mümkün
değildir. Dünya bunu görmelidir. Baskı altında tutulmak
istenen aslında kendini tarihte ispat etmiş olan bir
millettir. Var olan ve yok edilmek istenen bir millet…
Son Sözü, Değerli dava adamı, Doğu Türkistan’ın lider
insanı “İsa Yusuf Alptekin’e” atfen yıllar önce
yazdığımız şiire bırakalım
CAN TÜRKİSTAN
Çin'in bitmiyor kini
Türkistan.. Can Türkistan..
Dünya görmüyor seni
Türkistan.. Can Türkistan..
Ezelden bahşetmiş Hak
O toprak kutlu toprak
Gökte değil GÖK BAYRAK
Türkistan.. Can Türkistan..
İnsan Hakları nerde
Çare olmuyor derde
Ateş düştüğü yerde..
Türkistan.. Can Türkistan..
Yirmi birinci asır
Bir millet hâlâ esir
İnsanlığın bu kusur
Türkistan.. Can Türkistan..
Yürekler dola dola
Sevdalıyız bu yola
Yarın ola hayr ola
Türkistan.. Can Türkistan..
POLATOĞLU, arzeyle
Umutlu ol, sabreyle
Elbet bu gitmez böyle
Türkistan.. Can Türkistan..
ozanpolatoglu@googlemail.com
Website:
ozanyusuf.net
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer yazıları:
ZULÜM
KENDİNE ÖLÜMDÜR
BİR ALPEREN YÜKSELDİ
28
ŞUBAT’a Yeniden Bakış
MISRALARIN GÜCÜ
İSRAİL
AH İSRAİL
Demokrasiye
Bakın
Yeni
göç yasası... Yine güç yasası
Cumhuriyet
Halk Partisi
Bir
seçim böyle geçti
EY
367...
Merhaba
sayın Baykal
Kaosa
bak kaosa
Beyaz
Saray Bembeyaz (!)
Âşık
Yaşar Reyhânî (1)
Vicdan
Testi
Bir
taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Seçim
Şakası
”Avrupa
birliği”inden ”Ortadoğuda”ki karışıklığa
Nice
Saddam nice Bush geçti bu dünyadan
Bayram
o bayram ola
Iraktan
huzur ırak
Bağdat
Bağdat
Geldi
petrol diyarına
Amerikalı
kovboy
|