|

İnna
lillahi...
Öç yorgun duygularımdandır...
Bir öpücük gibi kondururken kinimi,
Hayatın merhametiz yüzüne...
Beddualar okunmuş bu yüzyıldan.
Ve ecelden kaçar gibi kaçacağım gerçeklerden.
Zülkarneyn gibi düşeceğim doğuya ve batıya.
Gökkubbenin altında,
Yeryüzüne ağıtlar okuyacağım.
Suya sabuna dokunmayan öfkelerimle.
Yıkayacağım dünden kalan herşeyi...
Ben hüznü, yakamdaki gül bildim,
Ömrü dudağımdaki nefes...
Nefesi ruhumda esen kasırga.
Ateşte İbrahim’i
İbrahim’de suyu buldum.
Zehir içer gibi yuttum zalimlerin şiddetini...
Daraldım...
Bunaldım...
Ve Söz’ün Sahibi, üfledi yüreğime...
“İnna lillahi ve inna ileyhi râciûn”.
Ölmedim işte bu yüzden.
Kalemsiz ve kağıda boyun eğmiş bir yürekle...
Ömrümün en uzun öyküsünü yazdım.
Gözyaşlarımla yazdım...
Ve yaşadığım her anın, kiminin ömrü
olduğunu
İşte o zaman anladım...
Ve işte..
teslimiyetle söylüyorum:
“İnna lillahi ve inna ileyhi râciûn”.
“İnna lillahi ve inna ileyhi râciûn”.
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
İnna
lillahi...
Adını
bilmeyen şehirler…
Kıpkırmızı
bir öpücük
Sana
yüreğimi bırakıyorum
O
yağmurlar
Sensizliğe
Artık
anlasana...
Git
uzaklara...
Gözlerimde
ölür akşamlar...
İş
dünyasında savaş stratejileri
Artakalanlar
Ayrılık
düğündür aslında
Bu
şehir, varoşlarında gizlerdi seni...
Memleket
Gülüm
Gelirim
ben sana
Mavi
levhalı sokak
SAYFA
BASI
|