|
Wikilizm ve Wikilistler
Globalist düşünce sisteminin öncüleri, Dünya’ya yeni bir
şekil vermek isterken ellerindeki sermaye, üretim, bilgi,
silah ve politik üstünlük gücünü karşı konulamaz ve aşılamaz
sanıyorlardı.
ABD merkezli sermayenin Dünya hakimiyetini pekiştirmek için,
sermaye dolaşımının önündeki engeller uluslar arası
anlaşmalarla kaldırıldı. Geri kalmış ve gelişmekte olan
ülkelerin ‘bir şeyler yapabilmek için’ kaynak ihtiyaçları
bunu kolaylaştırmada önemli etken oldu.
Gelişen teknoloji, üretimin yetersizliği problemini ortadan
kaldırdığı için üretici ülkelerin alıcı pazarlara daha kolay
ulaşabilmeleri gerekiyordu. Bunun önündeki engeller de,
‘korumacılığın ne menem kötü bir şey olduğu’
propagandalarına paralel büyük ölçüde ortadan kaldırıldı.
Bilgisayar teknolojisi ve ona bağlı programlama, haberleşme,
internet vs gibi imkanları ellerinde bulunduranların
insanlığa ‘Dünyanın bir köy kadar küçük’ olduğu tezlerini
kabul ettirmesi de zor olmamıştı.
‘Yıldız Savaşları Projesi’ karşısında Sovyetler Birliği’nin
pes etmesi ile ABD ve birinci dereceden müttefiklerinin
silah pazarındaki üstünlükleri de zaten tartışmasız hale
gelmişti.
İdeolojik bir karşıt-cephe olan sosyalizmin hem pratik hem
düşünsel alandaki iflası kapitalizmin yeni verziyonu
‘globalist’ düşünce için bulunmaz bir fırsat doğurdu.
Dünya’yı ‘kendi köyleri’ haline getirmek isteyenlerin
önlerinde sadece iki engel kalmıştı: 1. Hala ayakta kalmış
ulus devletler ve milliyetçilik anlayışı ile, 2. Yeniden
yükseliş dönemine giren İslamiyet.
Küreselleşen Dünya’da ulus-devlet ve millet anlayışının
eskidiği propagandasına paralel, Yugoslavya, Irak, Venezuela
vs gibi yanlış örneklerden hareketle etnik hareketlenmelerin
önü açılırken, merkezi milli devletler zayıflatıldı.
İslamiyet ise teröre cevaz veren bir din olarak damgalandı,
mensupları terörizme meyilli ilan edilerek ‘düşman’ safına
kondu. İnsanlığın selameti için Medeniyetler Çatışması’nın
‘düşman kutbu’na karşı adeta yeni bir Haçlı seferi
başlatıldı.
İnsanlık tarihi boyunca nerdeyse tüm gelişmelerin merkezi
konumundaki Büyük Orta-Doğu Bölgesi’nde yaşananlar, tüm
alanlardaki üstünlük göstergelerine rağmen, evdeki planların
pazardaki realitelere uymayacağını gösterdi.
Globalistler, Dünya’yı değiştirecek yolun Orta-Doğu’dan
geçeceğini biliyorlardı. Bunun içindir ki, ‘büyük plan’
çerçevesinde bir yandan Afganistan’a, bir yandan Irak’a
yüklenildi. İran hedefe konarak Suriye susturuldu. Türkiye,
gah okşanarak gah tehdit edilerek belli bir çizgide
tutulmaya çalışıldı. Arap ülkelerinin her biri, büyük plan
sahnesinde rol verileceği bahanesiyle kontrol altında
tutulmak istendi. Tüm bunlar ‘daha yaşanılabilir bir dünya’
vadiyle tezgahlandı.
Tarihin yapıcı unsurunun sadece ‘güç’ olduğunu düşünenler,
‘hak’ karşısında duraksayacaklarını hiç düşünmemişlerdi.
Bilhassa Türkiye’nin İsrail’e karşı tavır koyması ve İran
konusundaki kararlı tavrı planları alt üst etti. Ne Irak’ta,
ne Afganistan’da netice istenildiği gibi olamamıştı. Dünya
globaldi ama, globalistlerin düşündüğü gibi düz değildi.
Globalizmin sancılı rüyası, Wikilaks Belgeleri diye ünlenen
belgelerin yayınlanmaya başlamasıyla yeni bir safhaya girdi.
Dünya güçlerinin ellerindeki bilgi ve onu idare eden gücün
dokunulmazlığı, erişilmezliği efsanesi yıkıldı. Dış
temsilcilikleri tarafından merkeze servis edilen yüz
binlerce belge internet üzerinden kamuoyunun bilgisine
sunulmaya başlandı.
Binbir çeşit komplo teorisi arasından elbette herkes
beğendiğine itibar etmekte özgür. Ancak ilk bakışta,
yayınlanan belgelerden Büyük Orta-Doğu’nun dizayn edilmesi
yolunda yeni bir hamle yapıldığı izlenimini edinmek mümkün.
Başta Türk yetkililer olmak üzere bir çok devlet adamı bu
konuyu açıkça dile getirmekten de kaçınmadı.
Zamanla niyetler, planlar, gerçekler bir bir ortaya çıkacak.
Ancak, belgelerin ortalığa saçılmasıyla birlikte, klasik
deyimle ‘hiç bir şey eskisi gibi olmayacak’. Globalistlerin,
küreselleşen dünyada saklanmaya değer bilgi kalmadığı
yolundaki uyutucu tezleri, bir politikacının ayakkabı
numarasının dahi önemli sayıldığı gerçeğiyle yerle bir oldu.
Dünyanın düz olduğu var sayımı ile yabancılarla al tekke ver
külah kabilinden ilişkilere girilemeyeceği bir kez daha
görüldü. Tabii Amerikalıların bu kabalık, yüzeysellik ve
insani değerlere saygısızlıkla hiçbir zaman medeniyet’in her
hangi bir yöresinde yer edinemeyecekleri de…
Amerikan gizli belgelerinin ortaya dökülmesinden doğan hazzı
gören Wikilistler, başka ülkelerin, başka odakların,
kurumların belgelerine yönelecekler. ABD’ye gönderilen
belgelerden sonra sıra ABD’nin temsilciliklerine gönderdiği
belgelere gelecek. Ülkeler arasındaki gizli anlaşmalar ve
bilhassa mağdur ülkelere karşı yapılan planları göreceğiz
ilerde.
Elbette ‘büyükler’ her zamanki gibi eleme, süzme,
manipülasyon gibi metotlarla piyasadakileri kendileri için
yararlı hale getirmeye çalışacaklar. Ancak hakkın ve
haklının karşısında ne derece başarılı olabilecekler, hep
birlikte göreceğiz.
Wikilizm devri, globalistlerin şen’i gayretlerinin bir kere
daha dumura uğrayacağını gösterecek. Kan, zulüm ve
gözyaşları üzerine inşa edilen binaların çökmesinin ne kadar
kolay olduğunu gören insanlık, daha yaşanabilir bir Dünya’yı
talep için bundan böyle daha cesaretli olacaktır.
SAYFA
BASI
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Wikilizm
ve Wikilistler
Batı
cephesi bildiğiniz gibi
Papa
radikallere koz verdi
Bayrak
Her
şey hayallerle başlar
Ey
Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul
Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin
ve AB’nin geleceği
Bir
Yürüyüşün Anotomisi
Bizi
bekleyen Avrupa
Almanya’da
Türk Adası
Schröder’le
AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi
Avrupa’ya taşımak
Terörün
yeni yüzü
AB
ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son
ziyaret üzerine
Yaşasın,
kurtulduk ! (mu)?
Önemli
bir başarı !
Politikasızlık’
politika olursa...
ABD
Hamburg’ u bombalar mı?
Terör
ve Yeni Dünya Düzeni
Biri
bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin
Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara
bak!
SAYFA
BASI
|