|
Wikilizm ve Wikilistler
Bir Dahaki Seçime Mutlaka !..
12 Haziran seçimlerinde Barış ve Demokrasi Partisi’nce
desteklenen adaylardan bazılarının seçimlere katılma
haklarının önce veto edilip ardından vetolarının
kaldırılması etrafında şekillenen tartışmalarda, yurt
dışındaki vatandaşlarımızın seçme haklarının kullanımına
ilişkin konular da gündeme geldi. Çoğunlukla, hükümet
partisinin çok istemesine rağmen Yüksek Seçim Kurulu
(YSK)’nun yurt dışındaki vatandaşların seçme haklarını
vermediği ve bunda da kasıt olduğu yolundaki beyanlar ön
plana çıktı.
Bilindiği gibi YSK, 27 Şubat tarihinde yaptığı bir
açıklamayla, yurt dışındaki vatandaşlarımızın teknik
nedenlerle ancak gümrüklerde oy kullanabileceğini
duyurmuştu. Bu açıklamanın, Başbakanın Düsseldorf’ta
vatandaşlarımızla buluşmasına denk getirilmesi değişik
spekülasyonlara yol açmış, T. Erdoğan da tepkisini ‘sabote
mi ediliyoruz’ diyerek dile getirmişti. (Bak.
http://www.intertuerk.com/kose.php?id=107)
Ancak, olayların gelişimine bakıldığında gurbetçilerin oy
kullanamamalarının tek sorumlusunun YSK olmadığı, Hükümet ve
TBMM’nde çoğunluğu elinde bulunduran Ak Parti’nin de sorumlu
olduğu görülmektedir. Hükümetin sorumluluğunun temelinde,
sekiz yıllık iktidarı sürecinde yurt dışındaki
insanlarımızın sorunlarına çözüm getirmek hususunda hiçbir
adımı atmaması yatmaktadır. İktidarın ilk iki yılı (önceki
iktidarların dönemlerinde yaşamaya alışık olduğumuz biçimde)
–cek, -caklarla geçmiş, sonraki süreçte de insanlarımızın
ekonomiden eğitime, vatandaşlık haklarından emekliliğe
sıkıntı çektikleri hiçbir konuda ilerleme sağlanmamıştır.
Başbakan R. Tayyip Erdoğan, 2001-2003 yılları arasında
defaatle seçme ve seçilme hakkı konusunda Anayasa’nın
öngördüğü yasal düzenlemelerin yapılacağını söylemesine
rağmen bunlar gerçekleştirilememiştir. Elinde Anayasa’yı
dahi değiştirebilecek çoğunluğu bulunduran Ak Parti’nin
yasal düzenleme yapamamasında kimseye suç yükleme lüksü
olmasa gerektir. 2007 seçimlerinin ardından yapılan ve
Anayasa’ya aykırılık nedeniyle geri çevrilen 5749 sayılı
kanunun 94/A maddesini yeniden düzenlemesi gerekirken bu
yapılmadı.
Yurt dışındaki insanlarımızın ısrarlı taleplerine karşı ise
yıllarca ‘biz istiyoruz ama başta Almanya olmak üzere Avrupa
ülkeleri engel çıkarıyor’ bahanesinin ardına sığınma yolu
seçildi. Bu bahaneye bağlanan hükümet, ancak 2011 yılı
başında Almanya’ya resmen müracaat ederek, Almanya’daki Türk
konsolosluk ve temsilciliklerde oy kullanma konusundaki
görüşünü sordu. Bu süreçte, YSK da alt yapı hazırlıkları
için taban yoklaması yapıyor, tek tek konsolosluklara seçim
yapılmak istenirse alt yapının yeterli olup olmadığını
soruyordu. Edindiğimiz bilgilere göre, sorulan tüm resmi
temsilcilikler bir seçim için zaman ve teknik donanım
açısından yetersiz konumda oldukları cevabını vermişlerdi.
Eğer Almanya, ‘ülkemizde seçim yapılmasına karşıyız’
deseydi, Türkiye’nin eli rahatlayacak, hükümette kolayca
sorumluluktan sıyrılacaktı. Ancak Almanya, ‘bizim için bir
mahsuru yoktur’ deyince işin rengi değişti. Kendisini
Başbakanın 27 Şubat’taki Düsseldorf çıkarmasında müjde
vermek mecburiyetinde gören hükümet, YSK’ya yöneliyor, bir
seçimin mümkün olup olmadığını soruyordu.
YSK ise, yaptığı şu açıklamayla bunun mümkün olamayacağını
ortaya koymaktaydı: "2011 yılı içinde yapılacak XXIV. Dönem
Milletvekili Genel Seçimleri'nde, yaklaşan seçim tarihi ve
(diğer) hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yurt dışı
seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin sandıkta veya elektronik
oylama yöntemiyle oy kullandırmanın seçim tarihi göz önüne
alınarak teknik altyapı hazırlıkların tamamlanabilmesinin
süre yönünden olanaksız olduğu görüldü. Son gelen bilgiler
ışığında belirsizliklerin devam ettiği, seçim takviminin bu
belirsizliklere göre oluşturulamayacağı anlaşıldı. Süre
yetersizliği dikkate alındığında, bu seçimler için gümrük
kapılarında oy kullanmaları gerektiğine karar verildi."
YSK’nın kararına bakıldığında, hantallaşmış klasik bir
devlet kurumunun işten ve sorumluluktan kaçma ve işi
azaltmaya dönük alışılmış bir baştan savma tavrını görmek
mümkün. Anayasa’da öngörülen ‘uygulanabilir tedbirler’in
TBMM’nce alınmadığı, YSK’yı bu hususta bağlayıcı hale
getirecek herhangi bir kanun, tüzük, yönetmelik vs
bulunmadığı için de çok kolayca ‘karar verildi’
diyebilmektedir.
Bu kararın ardından kamuoyunca bilinen spekülasyonlar
yapılıyor, Dış İşleri Bakanlığı sorumluluğun YSK’da olduğunu
pekiştirmek maksadıyla büyükelçilik ve konsoloslukların
beyanlarının hilafına ‘temsilciliklerin aslında yurt
dışındaki seçimlere hazır olduğunu’ açıklıyordu. Vatandaşlar
yeni bir hayal kırıklığı yaşarken Ak Parti’nin yurt
dışındaki örgütü Avrupa Türk Demokratlar Birliği (ATDB) yeni
bir hamleyle konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’(AİHM)ne
götürme kararı alıyordu.
ATDB, vatandaşa verilen sözlerin ve Anayasa’nın hükümlerinin
yerine getirilmesiyle gerekçelendirdiği bu kararla
hedeflerinin Türkiye Devleti veya Ak Parti olmadığını
deklare etmesine rağmen bu adım hoş karşılanmıyor, Başbakan
12 Nisan Strasburg buluşmasında dernek yöneticilerine karşı
bu tavrını açıkça ortaya koyuyordu.
Netice itibariyle, 16 yıllık bir anayasal hak olmasına
rağmen yurt dışındaki insanlarımızın seçme hakları bu
hükümet döneminde de gerçekleşmedi. Her seçim öncesinde
alıştığımız gibi hükümet çevreleri ‘bir dahaki seçime
mutlaka’ söylemi ve sorumluluğu başkasına atma tavrını
sürdürmekte.
Allah ömür verdikçe daha çoook ‘bir dahaki seçim’ görür.
24 Nisan 2011
SAYFA
BASI
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Bir
Dahaki Seçime Mutlaka !..
Wikilizm
ve Wikilistler
Batı
cephesi bildiğiniz gibi
Papa
radikallere koz verdi
Bayrak
Her
şey hayallerle başlar
Ey
Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul
Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin
ve AB’nin geleceği
Bir
Yürüyüşün Anotomisi
Bizi
bekleyen Avrupa
Almanya’da
Türk Adası
Schröder’le
AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi
Avrupa’ya taşımak
Terörün
yeni yüzü
AB
ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son
ziyaret üzerine
Yaşasın,
kurtulduk ! (mu)?
Önemli
bir başarı !
Politikasızlık’
politika olursa...
ABD
Hamburg’ u bombalar mı?
Terör
ve Yeni Dünya Düzeni
Biri
bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin
Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara
bak!
SAYFA
BASI
|