|
Her şey hayallerle başlar
Kitaplarda, dergilerde, gazetelerde aleyhimize
yazılar yazılmasına, karikatürler çizilmesine; televizyonlarda
her türlü hakaret ve aşağılanmaya, hakir görülmeye; çevrilen
filmlerde yerden yere vurulmaya alışkın bir toplumun ‘Kurtlar
Vadisi Irak’ türünden çıkışı, dost düşman herkes tarafından
şaşkınlıkla karşılandı.
Basın-yayın, fikir ve ifade hürriyetini sadece
Türk ve İslam karşıtlığı için değerlendirilebilir sayan
zihniyet, Türkiye’de olsun, dış dünyada olsun, aynı koronun
elemanları halinde yaygarayı kopardılar. Türk’ü ‘yapamamaya’,
Türkiye’yi ‘becerememeye’ endekslemiş beyinlerin başka türlü
davranması da beklenemezdi.
Böyle durumlarda insan, kime kızacağını pek
bilemiyor. Filmin yasaklanmasını isteyen Alman politikacılara
mı kızmalı, yoksa kraldan daha kralcı kesilip filmde ortaya
konanlarla peygamberimizle ilgili karikatürler konusunu aynı
kefeye koyanlara mı?
Hadi yıllardır Almanlar tarafından yapılan
hiçbir filmde pozitif karakterde Türk tipi bulunmadığına
itirazı olmayan ve bu filmler her hafta televizyon
kanallarında gösterilirken, bu davranışın uyum’a ne gibi menfi
etkisinin olabileceğini düşünmeyenlerin Kurtlar Vadisi Irak
filmiyle uyandığını ve artık davranışlarını değiştireceklerini
varsayalım; peki yıllardır uluslar arası alana açılmayı
Türkleri ve Türkiye’yi kötülemeye endekslemiş festival
soytarılarının ağızlarını açmamalarına ne diyeceğiz?
Sadece ‘Geceyarısı Ekspresi’ filmi ile
yıllarca milletin ensesinde boza pişirilmesine gösterilen
tepkileri ‘Kardeşim adamlar ne güzel yapmışlar. Biz de
yapalım. Ama nerde bizde bu gibi şeyleri gerçekleştirecek
beyin ve para’ ucuzculuğuyla saptırmaya çalışan zihniyet,
yapılıp yankı uyandıranı değerlendirirken de Geceyarısı
Ekspresi güruhunun çizgisinde yürüdüğünü ortaya koydu.
Neredeyse Medeniyetler Çatışması’nın da,
Kültürlerarası Kavga’nın da müsebbibinin Kurtlar Vadisi Irak
filmi ile bu filmde ifadesini bulan zihniyet olduğuna inanmaya
zorlanır olduk. Amerikan sinemasının dünyaya savaş açan
Rambo’larının salgını süresinde, bu filmlerin sosyal
içerikleri, tarihi analitik yönleri, siyasi etkileri ile
Amerikan gerçeklerine ve rüyasına atfedilen mesajlarına hayran
kalanlar; Polat’ta ‘Amerikan karşıtlığı, Batı düşmanlığı, kuru
hamaset ve irreal intikamcılık dışında bir şey bulamadılar.
Amerikan kovboy filmlerinde Kızılderili
katillerini, II. Dünya Harbi filmlerinde kurtarıcı Amerikan
askerlerini, Vietnam Savaşı ile ilgili filmlerdeki esrarkeş
Coni’leri ve yakın geçmişe ilişkin filmlerde Arap’ları
tepeleyen Rambo özentilerini alkışlayanlara yıllardır göz
yuman, ses çıkarmayan zihniyet, sıska yapılı Polat’a yapılan
zayıf alkışlara bile tahammül gösteremiyor.
Çuval olayı ile Türk’ün kırılan gururunun
hayal perdesinde olsa dahi karşılığının verilmesinden
gocunanların, son iki-üç yılda kırmızı çizgilerin yok olması,
Kıbrıs, Ermenistan, Ege, AB, ABD-Türkiye ilişkileri gibi
konularda gelinen olumsuz her noktada açık veya gizli
sevinenlerle aynı kişiler olması düşündürücü değil midir?
Kurtlar Vadisi Irak filmi, madde ve manada
Türk’ün ve Türkiye’nin tarafında olanlarla, ona karşı
olanların kendilerini ortaya koymaları açısından turnusol
kağıdı işlevi görmüştür.
Milletlerin geleceğini tanzimde
kurgulaştırılmış başarı hikayelerinin de önemli bir yeri
vardır. Bir çok tarihi gelişimin, idealize edilmiş kişiler ve
hadiseler etrafında filizlenen ümit ve heyecanlarla
başladığını gözardı edemeyiz.
Türk Sineması, film kalitesi olarak belki
henüz Amerikan filmleriyle boy ölçüşebilecek bir esere imza
atamamıştır. Ancak, tarihinin en pahalı ve en çok izleneceği
açıkça görülen bu filminde, Dünya’nın jandarması rolündeki bir
ülkeye kafa tutmak suretiyle, milletin genlerindeki yükselme
ve dünya gücü olma güdüsünün de ortaya çıkmasına vesile
olmuştur. Bence, bilhassa Avrupalı ve Amerikalı’ların
gösterdikleri eleştiri sınırlarını aşan tepki, daha ziyade bu
gerçeği sezinlemiş olmalarındandır.
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Her
şey hayallerle başlar
Ey
Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul
Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin
ve AB’nin geleceği
Bizi
bekleyen Avrupa
Almanya’da
Türk Adası
Schröder’le
AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi
Avrupa’ya taşımak
Terörün
yeni yüzü
AB
ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son
ziyaret üzerine
Yaşasın,
kurtulduk ! (mu)?
Önemli
bir başarı !
Politikasızlık’
politika olursa...
ABD
Hamburg’ u bombalar mı?
Terör
ve Yeni Dünya Düzeni
Biri
bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin
Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara
bak!
SAYFA
BASI
|