|
Papa
radikallere koz verdi
Alman asıllı Papa XVI. Benedikt’i kardinalliği zamanında
dile getirdiği Türkiye karşıtı fikirleri ile tanıyoruz.
Katolik aleminin en yüksek makamına seçilmesiyle beraber,
taşıdığı sorumluluk gereği daha ılımlı, uzlaşmacı ve müsbet
bir çizgiye gelmesini bekliyorduk. Dünya Gençlik Kongresi
nedeniyle geldiği Köln’de verdiği yumuşak mesajlar ve
gezisinde Müslüman temsilcilerle yaptığı görüşmeler bu
ümidimizi kuvvetlendirmişti. Papa’nın memleketi Bavyera’yı
ziyareti başlangıcında sarf ettiği ‘müslümanların uyumu’na
ilişkin sözleri ise bizleri ziyadesiyle sevindirmişti.
Ancak Papa XVI. Benedikt’in Regensburg Üniversitesi’nde
yaptığı konuşmasında dile getirdiği görüşler, onun gerek
teolojik anlamda, gerekse dinlerarası ilişkilerde özlenen
çağdaş anlayıştan uzak doğmatik bir zihniyeti temsil etmekte
olduğunu göstermekle kalmadı, İslamiyeti yeteri derecede
tanımadığı ve tarih bilgisinin de yetersizliği gerçeklerini
görmemizi sağladı.
Bir çok yorumcu tarafından ‘kışkırtıcı’ olarak
değerlendirilen konuşmasında XVI. Benedikt, İslam’daki
‘dinde zorlama yoktur’ ilkesinin Hz. Muhammed’in güçsüz
dönemlerine ait bir ilke olduğunu söyledi ki, bu iddia
tamamen yanlıştır. Bu ilke, iman’ı kalben tasdike bağlayan
İslam’ın tüm zamanlarda geçerli genel bir ilkesidir. Bu
yanlış bilgi yanında Papa’nın tezlerini azılı bir Türk ve
İslam düşmanı olmakla maruf Bizans İmparatoru Paleologos’un
tezlerine dayandırması ise skandaldan öte bir davranıştır.
Bizans İmparatoru Paleologos'un "Muhammed'in getirdiği
hiçbir yenilik yok. Sadece kötü ve insanlık dışı şeyler
getirdi" sözlerini kendisine dayanak seçen Papa Benedikt’in,
bir dinin peygamberine hakaret etmekle kalmayıp, ona
inananları en azından üzeceğini ve kızdıracağını bilmesi
gerekirdi.
Papa XVI. Benedikt, dinle akıl arasındaki bağ, Tanrı
kavramının hıristiyanlık ve islamda ele alınış şekli ve
aralarındaki farklar gibi konularda da temel teolojik
bilgilerle çelişen, İslam inanç ve anlayışına saldıran
ifadelerde bulundu. Alman asıllı ruhani lider bunu yaparken,
Hıristiyanlık hakkında en ufak teolojik tenkit veya
değerlendirmenin ‘kin vaazı’ suçlamasıyla karşılanmakta
olduğu Almanya’da ‘oralı’ olmanın avantajını futursuzca
kullanmış oldu.
Bugünkü terör olaylarıyla bağlantılı olarak gündemdeki
‚cihat’ konusunda da fikirlerini açıklayan Papa, ‚İslami
cihad akla ve Tanrı’ya karşıdır’ derken; yine İslam
konusundaki bilgilerinin yetersizliği gösteriyor. Yüz
milyonlarca inananın her sözünü ‘Tanrı Kelamı’ şeklinde
algıladığı Papa’nın günümüzün siyasi kargaşası içerisinde
istismar edilen ‘cihad’ kavramının İslam’daki anlamını daha
iyi bilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
İslam’ın yayılışını Bizans Kralı Paleologos (1350-1425)’un
sözlerine göre değerlendirerek ‘kılıç gücü’ne indirgeyen
Papa XVI. Benedikt’in Haçlı Seferleri’nden, İberik
Yarımadası’nın İslamsızlaştırılmasından, Güney Amerika’nın,
sömürge Afrikası’nın nasıl Hıristiyanlaştırıldığından haberi
olmadığını söyleyebilir miyiz? Ruhani liderin, tarih boyunca
Avrupa’da yaşanan ve Hitler Almanyası’nda doruğa çıkan
Yahudi katliamlarından, onlarca yıl devam eden mezhep
savaşlarından, engizisyonlardan haberi yok mu? Elbette var.
Öyleyse, bu üslup ve söylemin gerekçesi ne? Bunlar bir yana,
medeniyetler çatışması ve diyalog arasında gidip gelmekte
olan dünyamızda bu tarz söylemler neye ve kime hizmet
edecek?
Papa XVI. Benedikt’in sözlerinin Dünya’da barış ve huzurun
karşılıklı anlayıştan geçtiğine inananlardan ziyade, şiddet,
kudret ve hurafe tutkunu odaklara, terörü kendisine yol
seçenlere güç kattığı açıktır. İslam’da ‘dinde zorlama
yoktur’ düsturu gibi, ‘sizin dininiz size, bizim dinimiz
bize’ anlayışı da hala geçerlidir. Kur’an’a göre yaşayanlar
için sonsuza kadar da geçerli olacaktır. Ne yazık ki,
Papa’nın sözleri bu anlayışta olanları, radikaller
karşısında ellerini zayıflatacak unsurlarla doludur.
Şefik Kantar
14 Eylül 2006
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Papa
radikallere koz verdi
Bayrak
Her
şey hayallerle başlar
Ey
Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul
Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin
ve AB’nin geleceği
Bizi
bekleyen Avrupa
Almanya’da
Türk Adası
Schröder’le
AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi
Avrupa’ya taşımak
Terörün
yeni yüzü
AB
ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son
ziyaret üzerine
Yaşasın,
kurtulduk ! (mu)?
Önemli
bir başarı !
Politikasızlık’
politika olursa...
ABD
Hamburg’ u bombalar mı?
Terör
ve Yeni Dünya Düzeni
Biri
bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin
Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara
bak!
SAYFA
BASI
|