·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  HİKAYELERİM

               Sizden Biri

 

info@turkpartner.de


BAKKAL  MÜHENDİS

Sabahın köründen beri nefes nefese koşturuyordu. Öğlen saatlerinde taka-tuka arabasıyla meşrubat toptancısının önüne yanaştı. Hayatından bezmiş, kendinden geçmiş bir hali vardı. Arabadan zar-zor indi. Minibüsün arka kapısını açtıktan sonra boş  kasaları indirmeye başladı.
Hemen yanıbaşında park halindeki arabaya karı-koca olduklarını tahmin ettiği bir çift yaklaşırken, kafasını çevirmeden göz kıyısıyla bir bakıverdi. Giyimli kuşamlı adamı hemen tanıdı ama görmemezlikten geldiyse de nafile.
Adam, arabasının kapısını açmak üzereyken durakladı. Baktı, baktı.. :
"Selâmunaleyküm!"
Görmemezlikten gelemezdi artık; kendi kendine kahretti, keşke tanımasaydı, diye mırıldandı.
Kendisini biraz toparlamaya çalıstıktan, gerilmiş yüz hatlarını zoraki gevşettikten sonra:
"Aleykümselâm!", dedi ve adamın gözlerinin içine bakmak mecburiyetinde kaldı.
Karşısındaki giyimli -kuşamlı şahıs birkaç saniyelik pür dikkat bakıştan sonra tereddütünü giderdiyse de yine de temkinli sordu:
"Ya, sen o değilmisin?"
Elindeki su kasasını yere bırakırken yüzündeki çile hatlarını yapmacık bir gülümsemeyle gizlemeğe çalıstı:
"Evet, o benim.", dedi.
Adamın şaşkınlığı hâlâ devam ediyor, gözlerine sanki inanamıyordu. Tanıdığı, bildiği adamla karşısındaki arasında münasebet kurmakta zorlanır bir hali vardı. Zaten, sen o değilmisin, derken, yıllar öncesinin "O"su zihninde yer etmişti: Hep önde, yukarılarda, başta...
Fakat mazideki o şahsın yerinde şimdi bu duruyordu. Meseleyi çözmeye çalıştı, çözemedi. Yardımcı olur, diye ümitlendi, boşuna....
Mazinin o ihtişamlı adamı, tehlikeyi sezen kirpinin kendisini kapatması gibi kamufle olmaya çalışırken, hal-hatır sormanın fazla derinleşmeden noktalanmasını istiyordu.
Adam, fazla yüz görmeyince vedalaşarak ayrıldı.

Arabayı boşaltıp yükleyene kadar zamanın nasıl geçtiğinin farkında bile olmadı. Dükkâna doğru yol alırken ismini bie hatırlamadığı o vatandaşın her hafta sonu sohbet dinlemeğe geldiğini ve iyide bir dinleyici olduğunu, hatta kendisine karşı ne kadar kibar ve saygılı davrandığını gayet iyi hatırlıyordu.
Adam gözünde beni ne kadar büyütmüşse bulunduğum ortamı bana yakıştıramadı demekki, diye kendi kendine direksiyonun başında mırıldanıyordu. Kendisiyle alay edercesine, hatta intikam alırcasına konuşmaya başladı:
-Bir zamanlar dünya sana adeta dar geliyor, yeni fetihler peşindeydin. Böyle küçük işlere kafa  yoracak, tenezül edecek adammıydın sen?  Hep başa güreşen sayın baş! Pardon, sayın bakkal mühendis!
Acı acı gülümsedikten sonra sigarasından intikam alırmışcasına küllüğe bastırarak söndürdü.
-O insanların gözünde sen bir ümittin. Hakkın varmıydı ulan! Hakkın varmıydı o insanları hayal kırıklığına uğratmaya? Bu kadar emek, bu kadar enerji ve bir ömürlük zamanı heba etmeğe hakkın varmıydı?... Hakkın yoktu! Bakkallık için bu kadar mektebe, bu kadar kitaba gerek yoktu.
Kendinden hırsını henüz alamamıştı.Gururunu rencide etmeğe devam etti:
-Takdim edeyim: Beyefendi bakkal yüksek mühendis. Olmadı olmadı,veyahutta, yüksek mühendis bakkal bey! Baksana, rütbene bir yenisini daha eklemmişsin.
Korna sesiyle irkildi. Trafik lambaları kırmızıdan yeşile geçmiş,arkadaki araba hareket etmesi için sinirle kornaya basıyordu.
"Allah´ın laneti kör şeytana olsun! Alemlerin Rabb´ine hamd ve şükürler olsun. Ben ne yapıyorum?
Bu ne kibir, ne gururdur böyle. Düşmez kalkmaz bir Allah´dır. Hayat, bu değilmiydi? Tecrübe, düşe kalka edinilmiyormuydu? "

Bu sefer kendisine tersinden teselli veriyor, kabaran nefsini terbiyeye çalışıyordu.
-Bu esnaflıktır. Peygamber mesleği ticaretin başlangıcı ve temelidir. Bu işi küçük görmekten Allah`a sığınırım.
Bir Anadolu türküsünü hatırladı:
"Havalanma deli gönül
Engin ol gönül, engin ol"
Hatalarımın cezasını çekiyorum, eğer bu "ceza"ysa..., değilse bir "imtihan"dan geçiyorum, dedi ve yoluna devam etti.

SAYFA BASI

Diğer yazılar:

Bakkal Mühendis

Vatan kurtaranarslan-2

Vatan kurtaran arslan

Hacı düğünü

Uyarı

Kabına sığmayan adam

Çocuğum

Bizim Bey

Baba

Seyahat


SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Muhsin Ceylan

Temizlikçi Erika´nın oğlu Başbakan

Sizden Biri
Bakkal Mühendis
Mahmut Aşkar
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
İsmail Altıntaş
Üç Aylar ve Zamanın Kutsallığı
Şefik Kantar
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Fazlı Arabacı
AB ve din anlayışı
Fikret Ekin
Bir Bu Eksikti!
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Üzeyir Lokman Çaycı
Yargılanmışım
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Ahmet'in Hikayesi