|
SEN
NEYMİŞSİN
BE ABİ?
O ve onun gibi düşünenler
için geride bıraktığı ömrünün en
verimli yıllarını “angarya işler için”,
kendisine göre ise, milli-manevi değerler uğruna
“karınca kadarınca” feda etmiş birisi
olarak, yine “milli bir dava”yla ilgili toplantılardan
birisindeyiz.
Konuşmaları dikkatle takip eden, gayet bakımlı
birinin ilerleyen zaman içinde söz alarak konuşması
dikkatimi .çekiyor. Dikkatimi çeken; bu tür toplantılarda
ilk defa gördüğüm bu adamın konuştuklarından
ziyade, vücut diliyle vermeğe çalıştığı
mesajdır. Aynı konuyla ilgili ikinci bir toplantıda,
yine şık giyimli bu zat karşımda oturuyor.
İşin gidişatını ve genel manzarayı
iyice tahlil etmiş olmalı ki, bu sefer, bir önceki
ürkekliğini üzerinden atmış, yol gösterici
ve hedef tayin edici cüretkâr çıkışlar
yaparak, dikkat çekmeyi başarıyor.
Yine aynı “milli bir dava”nın 3.toplantısındayız:
Birkaç istisnayla, gayri millilik ve gayri ciddilikleriyle
zihinlerimize yer eden bu insanların, ne kadar ciddileştikleri
ve millileştiklerini (genel eğilime kerhen boyun eğerek)
tesbit ediyoruz. Geride bırakılan birkaç gün içinde
basın açıklamaları ve boy boy foroğraflarla
dolu gazete küpürleri, beylerin dosyalarına yerleştirdikleri
en büyük faaliyetleri olarak dikkat çekiyor. Bir
istikametten verilen havayla herkesde bir şişme yarışı
başlıyor. O da yetmiyor, bazıları bazılarını
şişirme yarışına giriyor. “Milli
Dava” üzerinden herkes kendisine pay biçiyor, orta ve uzun
vadeli hesaplar yapıyor. Dayanamıyor;” ferdiyetten
umumiyete” davetini yapma cüretini gösteriyoruz. Havada uçuşan
sözlerin arasından sıyrılarak masaların
üzerine yazılı belgeler koyuyor, renkli basınımızın
renkli kahramanlarını samimiyet, mesuliyet ve
ciddiyete davet ediyoruz. Bazıları sunduğumuz
teklifi, parmak bastığımız teşhisi
idrak edebilme ferasetinden uzak, bazılarında da kıskançlıkla
karışık huzursuzluk emarelerini tavırlarından
anlıyoruz. Konuşanların çoğu, konuyla
ilgili konuşmak, fikir yürütmekten ziyade, konuşmak
için konuşanlar sınıfından. Herkes kafasındaki
senaryonun kahramanı olarak kendisini tayin etmiş,
diğerleri ise figuran!.. Milli davadan şahsi davaya
rant hesapları, birbirinden renkli kahramanların gözlerinden
okunuyor.
Toplantımızın şık giyimli ve bakımlı,
en renkli siması söz alıyor: Önce, oturduğu
yerden hedeflerin nasıl teker teker vurulacağını
(pardon, vuracağını), bu yolda yapacağı
maddi fekârlıkları anlatmaya başlıyor.
Masalar etrafındakilerin pür dikkat kesildiğini görünce,
yavaştan ayağa kalkarak, hareket halinde konuşmasına
devam ediyor. Emrinde binlerce insanın çalıştığını,
dünyada geçerli bütün lisanları iyi derecede konuştuğunu,
Avrupa’nın büyük ve ciddi gazeteleriyle nasıl
yakından tanıştığını ve
onlarla olan randevularını anlatırken; aslında
kendisinin reklama ihtiyacı olmadığını,
vurgulayarak, neticede “bir reklam arası” izlemiş
oluyoruz.
Bir-iki istisnayla, içeridekilerin kabaran iştahlarıyla
beraber hayranlıklarını gizlemek isteseler de
gizlemelerinin mümkün olmadığı bir noktaya
geldiğini müşahede ediyoruz. Adam,
Roma-Paris-Londra-Stokholm-Berlin-Moskova ve Brüksel arasında
uçarken(!), refakatçilerin oldukları yerden sekmeye başladıklarını
(kanat çırptıklarını) görüyoruz.
Çizilen tablodan “21.yüzyılın Malkoçoğlu”
çıkıyor ki, “küffar diyarında”düşüremiyeceği
kale yok... Hayret!.. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunca yıldır
bürokrak-teknokrat-siyaset ordusuyla bu uğurda verdiği
mücadeleyi niçin sadece bu olağanüstü özelliklere
sahip vatandaşımıza (?) havale etmeyerek, boşuna
zaman geçirmiş? Hadi, devlet seni keşfedemedi,
diyelim: Peki, sen bunca yıldır nerelerdeydin?
Milleti öksüz, milli davaları sahipsiz bırakmaya
hakkın varmıdır, abi?..
Vay be!...Sen neymişsin be abi!...
SAYFA
BASI
Diğer
yazılar:
Sen
nemişsin be abi?
Kan
parası
Gurbet
Nadan
elinden
Seccadem
Bu
işler böyle başlar dayıoğlu
Mefkuresiz
"Jenerasyon"lar
Siz
hiçbirşeysiniz
Senin
"hayat" dediğin
Nur
Yüzlü Adam
Talan
Medeniyeti
Okumayı
sevmeyenleri....
Teşekkür!...
Kerbela
şehitlerine
Evelallah
Türk, elhamdülillah müslümanız
Buhranlardayım
Sahipsiz
Kızıma
mektup
Hangi
Baba? Noel Baba!
Telefonda
"yaz! " diyorsun
Namus
Meselesi
Bülbüller
ötmüyordu
Gülistan’ımızda
güller
Bizim
gülistan
Yalnızlık
Çilesi
Bakkal
Mühendis
Vatan
kurtaranarslan-2
Vatan
kurtaran arslan
Hacı
düğünü
Uyarı
Kabına
sığmayan adam
Çocuğum
Bizim
Bey
Baba
Seyahat
SAYFA
BASI
|