|
BİR
YAZI ÜSTÜNE
AKŞAM gazetesi yazarı sayın Rıza
Zelyutun gazetesinde
yayınlattığı
BATIDAN VE DOĞUDAN GELENLERİN İŞ
UMUDU yazısı ( 24,25,26 Haziran 1997) tümüyle
kendisinin yazdığı gibi Sovyet Bloku’nun yıkılmasının
ardından Batıdan ve Doğudan gelenlerin iş
umuduyla Türkiyeye akışı nedeniyle yazılmıştır.
Ama bu yazı bütünlükle Azerbaycandan gelen işcilere
aittir ve ileri giderek söyliyorum ki, sayın Rıza Zelyut iyi bir amaçla yazmıştır
bu yazıyı, ama, benim düşündügüm kadari Rıza
bey Azerbaycanı tanımamaktadır veya bir
gazeteci olarak kendini memnun edecek detayları incelemiş
ve kaleme almıştır. Bu onun gazeteci hakkıdır..
Sayın Rıza Zelyuta destek vererек
bir azerbaycan türkü olarak şunu açıklamak
zorundayım: Türkiye
herhangi bir amaçla olursa olusun ona sığınan
ve onda bir rahatlık arayan,
saadet bulmak
isteyen her bir kişiyi
memnun etmek zorunda
değil.
O nedenle ki, benim bildiğim kadari Türkiye şu
anda hiç kendi sorunlarını
çözmekte zorluk çekiyor ve iç karmaşası Türkiyeyi
zor duruma sokub. Tabii bu benim kendi kişisel bir
yorumumdur.
Bu nedenele sayın Rıza Zelyutun
üç sayıda yayınlanan bütün bölümleriyle
Nahçıvandan gelen işçi insanın Türkiyedeki
durumunu yansıtan bu yazıyı okudukta pek
sevincle karşılayamadım ve hatta sayın Rıza
Zeylutun yaşını bilmesem de bile
kendisinin dediği gibi bir zamanlar Türkiye de
aynı durumda olup ve hatta yazar çok nazik davranarak
kendisine sanki hak kazandırmak için diyor:”Türkiyenin
insanı iş bulmak için dış ülkelere
gitmeye can atar. Bunun için akla hayale gelmedik usullerle
yabancı ülkelere giriş yaparlar.Bu gidişler
filmlere bile konu olmuştur.
Gelin
görün ki, artık Türkiye de iş bulmak için
koşulan ülkelerden birisi haline
gelmiştir.”
Yazar haklı ve Türkiye
de bu hakkı kazanmak acısından haklı.
Ama gel gör ki, Türkiyeye iş aramak için gelen
insanların çoğu son yıllarda Azerbaycandan ve
özellikle Nahçıvandan gelimş-diyor sayın Rıza
Zelyut.
Şurada bir parantez açmak zorundayım:bu
adamlar yalnız iş aramak için değil ve özellikle
bir kadeş memlekete geldiklerinin de farkındadırlar,şükürler
olsun ki, SAYIN YAZAR DA BUNU TEKER TEKER VURGULUYOR VE BEN
YAZIMIN BAŞLANĞICINDA SÖYLEDİM Kİ, TÜRKİYE
DE BÜTÜN BU ADAMLARI MEMNUN ETMEK ZORUNDA DEĞİL.
AMA,dikkat: SOVYET BLOKUNDAN KOPAN BU ADAMLAR BİR
ZAMANLAR RUSYAYA İŞ İÇİN GİDERLERMİŞ
VE RUSYA’DAN ÇOK MEMNUN AYRILARDIRLAR. ÖYLE MEMNUN KI,
HATTA BAZILARI ORALARDA KENİDİSİNE BİR
KARI DA BULUP AKRABILIK DA KAZANARDRILAR. ŞİMDİ
BEN BUNU YAZMAKLA HİÇ DE ŞUNU SAVUNMAK İSTEMİYORUM
Kİ, TÜRKİYE RUSYAYLA BİR YARIŞMA KONUSUNA
GELSİN. O nedenle ki, Türkiye hiç vakit bu adamları
memnun edemez ve özellle Rusya gibi memnun edemez. BUNU AÇIK
İTİRAF EDELİM. Bütün
sevgilere ve bütün hayranlıklara rağmen.
Вu yazının en acı tarafı ne:
tabii Nahçıvandan her hangi bir işçi küvvesinin
buraya akını
Sayın Rıza Zelyutun yazıdığı
gibi bir o kadar da facıalı değil düşünüyorum.ŞU
ANDA NAHÇIVANDA İSANLAR YAŞAMAKTALAR VE İSANLAR
GÜNLÜK DURUMLARINI YAPMAKTALAR. BÜTÜN ÜLKELERDE VE BÜTÜN
TOPLUMLARDA BÖYLE İŞ ARAMA DURUMLARI OLMUŞ VE
ÜSTELİK DE NAHÇIVAN DEHŞETLİ BİR İHANET
ORTAMINDADIR. Yani gazetecinin yazdığı gibi
Bakü ile yalnız hava yolu bağlantısı
var, bu da bu ülkeyi, bu mukaddes ocağı çok kötü
duruma sokmaktadır. Bu acıdan Nahçıvan insanının
Türkiyeye yüz tutması doğal bir şey. Ama di
gel ki, Türkiye insanı,bakınız türk insani
demiyorum,Türkiye inasını diyorum,bu işçilerle
çok kötü davranmaktadırlar. Acımasızcasına
davranmaktadırlar. Neden,kardeşim? Gidin Azerbaycana
görün türkler ne kadar güzel karşılanmaktadır,görün
Türkiyeden gidenler neler yapıyorlar Azerbaycanda?
Ama bugün geçici olarak buyerlere sığınan
insanlara yapılanları Allah bile
aff etmez. Bunu biz sayın Rıza Zelyutun yazılarında
okuyoruz:”Bizi alıp
götürüyorlar,çalıştırıyorlar,paramızı
vermiyorlar.Bu olurmu? Kardeş kardeşe yaparmı?Bize
yazık değilmi? Vallahi durumumuz kölellerin
durumundan kötüdür.Biz zinciri olmayan kölelelriz...”
“Polise gitmiyor musunuz?
“Polise gitsek de bile bir sonuç çıkmıyor.
Bizi sömürüyorlar.Derdimizi anlatacak yer yok.”
Devam
ediyor sayın Rıza Zelyut:”İstanbul’da
binbir güclük ve sıkıntı
içinde üç beş
kuruş kazanmak için çile çeken bu insanların haklarına
el koyan vicdansızların sayısının
oldukca fazla olduğunu şikayetlerden anladık.”
Ve sayın yazar başka bir şikayeti anlatıyor.
Bunun akabinde gazeteci arkadaş Rıza Zelyutun
Nahçıvana girirken birkaç insanlarla karşılaşarak
rüşvet verdiklerini
ve haksızlık yaptıklarını yazıyor.Haklı
gazeteci arkadaş. Ama bir az iyi şeyleri görmek
gerekirdi. Bakın,bütün yasaları ve bütün
kanunları çalışan Türkiye gibi
yıllarca bağımsız bir memlekette böyle
bir hakzıszlğın olduğu anda,yenice bağmsızlığnı
kazanan sıkıntı içindeki Nahçıvan’da bazı
haksızlıklarla karşılaşmak olası
birşey.
Bu nedenle ben sayın Rıza Zelyutun aşağıdakı
sözlerini çok haksız buluyorum ve ekliyorum:hiç bir bağımsız
ve demokrasi yanlı devlette de onun düşündüğü
gibi dörtdörtlük bir hak yok. Bu anlamda sayın Rıza
Zelyut’un şu fikirlerini ben bir az haksız
buluyorum:”Bu tarafta
devlet var,öbür tarafta aşiret...”
Hayır, sayın Rıza Zelyut!
Şayet kimse arkadaşınızdan
yürüttüğünüz bir kalemi rüşvet olarak sizden
alıpsa, ama kendiniz diyorsunuz ki, hediye olarak vermiş
siniz,bu o demek değil ki, bu tarafta devlet var,öbür
tarafta aşiret.
Tabii ben sizin yazınızın bütünlükte
iyi bir amaçla yazıldığını vurguladım
ve bizim de imkanız yok ki,bu yazıdakı bütün
olmuşlara ve geçmişlere yanıt verek.
Bakın,tüm bunlardan sonra bu yürek ağrıtan
yazının son kısmını ben ayni lie
aktarmak istiyorum okurlara ve Türkiye Cumhuriyeti yetkili
şahıslarına,sizin yazınızı
okumayanlara: “ Eğer
Azerbaycanda devlet
tam teşekkül eder de sistem işlemeye başlarsa
o bölge Türkiyeye adam ihrac etmez.Buralardan oralara giden
insan çok olur (ZATEN GİDİN BAKÜYE
ŞİMDİ BİLE TÜRK İNSANI BAKÜDE YÜZLERCEDİR.).
Bugünler gibi o
günleri de düşünelim.İstanbul’un ve Iğdır’ın
bu çilekeş insanlarına daha anlayışlı
davranalım.Dışişleri Bakanlığı
Nahçıvanlılara uyğuladığı
biraylık vizeyi mutlaka uzatmalıdır.Kardeşlik
veya ağabeylik böyle olmaz.Onlara Yugoslavlara gösterdiğimiz
anlayışı göstermezsek bunun adına dostulk
denilirmi?”
Evet,yalnız şu satırlara göre bu yazının
bütün acılarını yutmak mümkündür.
Umit ediyorum birgün benimle gideriz benim memleketime
ben gösteririm size Azerbaycanı .O zaman memnun kalırsınız
düşünüyorum.
SAYFA
BAŞI
BİR
YAZI ÜSTÜNE
İLGİNÇ
ARAŞTIRMA
SAYFA
BASI
|