|
GURBETTE
BIR KIRIK SES
Boğaz’dan
bir vapur üzmekte
Karadeniz’e
orada, Karadeniz’den uzaklarda
benim karabahtlı memleketim
acımasızcasına
kahramanları öldürülen milletim
bir araba yürüyor
Kars’a doğru
orada Kars’tan uzaklarda
benim acılar çeken memleketim
orada bastırılan
kahramanlığım, cüretim, cesaretim.
bir uçak uçuyor bu sonsuz semada
orada o semanın o ucunda
benim uyku bilmeyen memleketim
burada içimi yakan ağrılarımı
orada ben kime iletim
İlahi kime iletim
tüm ağrılar içinde memleketim
o vapur üzüyor
o araba yürüyor
o uçak uçuyor...
tüm bunlardan yuharıda
bir Allah’ım
onun rizası altında
yolunu kendini bulmak isteyen
memleketim
eziliyor, yok oluyor
malım, mülküm, servetim
bu dünyada iki uyumaz mahluk var
yücelikte bir Allah’ım
aşağıda
ölüm içinde çırpınan memleketim
‘ne koyurlar uyusun
ne koyurlar uyansın’...
***
cayır cayır yanıyor akşamları İstanbul’un
yanan bir orman gibidir
alevi semaya kalkan zaman
gibidir
yüzyılların havasından çıkmaya can atıyor
toprağının altında Fatih’ler
sokaklarında çocuklar yatıyor
su gibi akıyor arabalar
eski İstanbul’a daha fazla benziyor
kocalar, babalar
taşını taşımak istediler
başlarına taş düştü
kendisiyle savaşmak istediler
taş kayayla görüştü
duvarlarında Fatih’lerin
yüzlerinin izi
camilerinde
az avulmadı
düşmanların gözü
burada sevinc de boldu arakadaş
burada keder de boldu arkadaş
yum gözlerini yaşa
aç gözlerini yaşa
İstanbul’a bakma düşman gibi
baksan
başın dokunar
taştan taşa...
Acıbadem 1993
www.toabdin.by.ru
SAYFA
BAŞI
Gurbette
Bir Kırık
Ses
İstanbul’da
Rus abuhavası...Kişisel düşünceler (1)
BİR
YAZI ÜSTÜNE
İLGİNÇ
ARAŞTIRMA
SAYFA
BASI
|