|

Barışçıların
da en az savasçılar kadar sesli olmadığı
dünyada …
Röttingen
deki „İslam Projesi“ tüm okullara örnekti
„İyi
haber haber değil“ sözünü doğrularcasına
sensasyon ve kötü haberde yarışılıyor
adeta.
İnsan o olumsuz fırtına ve havanın
sikletinden bunalıyor. Geçen, arkadaşım bir
gazeteyi işaret ederek;
“İnsanı psikolojikmen hasta edebilir” derken
haksız da değildi. Gerçekten insanı, aldığı
gıdalar gibi duyup okudukları, gezip gördükleri de
çok etkiliyor.Tuzlu şeyler kadar, tatlı şeylere
de ihtiyaç var ; Düşünmek gibi konuşmaya, ağlamak
gibi gülmeye de.
“Röttigen, aşağı
Frankonya da 16 küçük beldenin merkezinde büyük bir köy”
diyor Ortaokul müdür yardımcısı Lothar Heim,
ve devamla “ İslam, Bayerndeki bütün okulların müfredet
programında olmasına rağmen bazen Tarih ve
Dindersi arasında kaynayıp gidebiliyor”.
İslam projesinin yapıldığı 7.sınıfta
değil, okulda bile Türk yok.
Stajer öğretmen Nicole Weps iki haftalık proje
kapsamında Würzburg`tan başka bir öğretmenin
tavsiyesiyle bizi aradı. Önceden e-maille gönderilen
soruları birebir cevaplamak üzere okula gittik. Candan,
açık ve önyargısız üç saatlik derste
sohbetin nasıl geçtiğini anlamadık.
Normalde Almanların bilinen mesafeli ve soğuk yapısının
aksine, bozulmamış bir Anadolu köylüleri
gibiydiler. Zaten ;„Biz bir aile gibiyiz“ diyordu Nicole
öğretmen.
Projeyle alakalı küçük bir dergi de çıkarmışlar.
24-sayfalık basit bu dergi bizim yıllar önceden hazırlayıpta
okullara göndermemiz gereken cinsten, adeta bütün
Almanyadaki kütüphane ve okullara örnek. Önyargısız,
sade ve birleştirici.Tanıtım, soru-cevap, kıyas,
bulmaca ve duadan sonra hülasa da, Projenin olumlu ve olumsuz
yönlerine değinilmiş. Velilerden çok olumlu tepki
ve takdirlerin yanında öğrencilerdeki önyargılı
ve ırkçı tavırlarda da gerileme olduğunu
söğlüyor Bayan Weps. Mesela bu güzel projeye de, otöbüs
tutup 70 km mesafedeki Karlstadt´da- Almanya´nın en güzel
camisini ziyaretlerine de radyo ve yerel basının
ilgisizliği çok zorlarına gitmiş. Bunu kitapçığa
bile yazmışlar.
Müdür ‚’’Bizi başka yerler değil, burada
aramızdakilerin sunup yaşadığı din-İslam
ilgilendirir’’dedi.
Projenin son günü öğrenciler velilere tertipledikleri
sunum akşamına bizi de davet ettiler.
Davetiye sade Almanlara olmasına rağmen „Hoşgeldin“le
başlayıp“Allaha ısmarladık“la
bitiyordu.
“İslam çoğumuza tanıdık bir din veya
anlamadığımız. Son olarak da Irak savaşıyla
İslam ve müntesiplerini duyduk ve gördük. Onlar Allah´a
inanıyor, bazan anlamakta güçlük çeksekte o inancın
kurallarına göre yaşıyorlar. Farklılar,
farklı müzik dinliyorlar, farklı görüşleri
var. Farklı pişiriyor, farklı giyiniyorlar.
Oturdukları yerler farklı…ve bize yabancı…
Lakin onlarda
senin gibi, benim gibi insan. Bazı şeyler
bizi ayırıyor veya değil.
Bazı şeyler farkedip görmesek ve tanımasakta
bizi başlıyor-birleştiriyor.“…..
Sinevizyon destekli oyun ve skeçlerle İslamın doğuş
ve gelişimini canlandırdılar. Ögrencilerin
elleriyle çizip yaptıkları resim ve sergiler de
görmeye değerdi. Saplantı ve önyargısız,
illa araya bir şey sokmadan, dikkatli ve objektif ifadelerde öğretmenlerinin ve karşılastıkları
olumlu kişilerin payı büyüktü. Biliyorum sergi ve
tiyatro anlatılmaz ancak seyredilir ve yaşayarak
zihinlerde gerçekmiş gibi tekrar canlanır.
Olumsuyluklardan kararan içimi aydınlatan bu tabloyu
sizlerle de paylaşmak istedim.
Hz. Muhammed (sav) mağarada ibadet ederken bir ses duyar,
Cebrail okumasını söyler, ilahi mesajı almasının
ardından gidip ailesini Allah´in birliğine daver
eder.
Burak´la Miraç hadisesi o kadar güzel canlandırıldı
ki; Göğün her katında karşılaştığı
ve „kardeşlerim“ dediği Peygamberlerin isimleri
teker teker zikredildi. Yaratıcının nuruna en
yakın olabilen Son Peygamberin insanlığa güzel
mesajları anlatıldı.
Kavmi karşı gelince işkencelere dayanamayarak
ehliyle birlikte Mekke´ye hicret eden Hz. Muhammed,
kabul ve destek bulduğu Medine´de ilk mescidi
yapar. Bilahere Mekke´yi fethedip Kabe´yi putlardan
temizledikten sonra tavaf eder. „Ben de herkes gibi bir
faniyim“ diyerek 63 yaşında vefat eder.
Namaz, Zekat, Oruç, Hac, Tesettür ve diğer rükunlar
veliler için, anlaşılır bir şekilde öğrenciler
tarafından canlandırıldı.
Öğretmenlerinin de özel ilgi ve teşvikiyle müfredat
programı kapsamında ele alınan bu
toplumsal-hayati konu, gençlerin kafasında ve gönlünde
oluşan olumlu intibağla adeta pratikte yaşar
gibi öğrendikleri hafizalardan belki bir ömür boyu
silinmeyecek. İşte öğrenim yanında yarının
huzur toplumunu yetiştirecek okulların vazifesi de
bu değil mi?
Not: Almanca, İslami bigi ve pedegojik formasyonu olanlar,
sistemli Moscheeführung, soruları ethik, tarih ve
dindersinde okullara gidip yardımcı olabileceklerini
teklif etmelidirler. VHS ler bu konuda kurs vermek isteyenlere
açık. Buradaki 8 yıllık başarılı
tecrübemizi isteyenle paylaşırız. Power
Point Presentationlar bile hazır.
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Röttingen
deki „İslam Projesi“ tüm okullara örnekti
Ölüm
hapsaneleri ve ölü ruhları dirilten Kurán
Son
kalemiz „Aile“„out“ mu oluyor?
„Moschee
Weg“ ve Yeni Cami
Sanat,
para, ahlak
Bir
başka açıdan Diyalog
Vurdumduymazlığa
çare ne?
Estetik,
armoni ve renklerin dili
Mutluluk
(formülü) ertelenemez
Almanyadaki
yeni neslin tarih bilinci
„Çocuk
kuyuya düşmeden“
Aşk
gibi okumak
Güzel
bir yazı
Bireyselleşmenin
sessiz depremleri
Herseye
rağmen
Batıdan
bir iç muhasebe
Huzur
yazıları
Sağlıklı
değişim
Her
ayrılık
Kimse
sizin yerinize düşünmez
Sözlerin
özünden
Mektup
SAYFA
BASI
|