|

ALMANYA’DA İSLAM GERÇEĞİ VE
GÖRMEYEN GÖZLER
Her şeyden önce İslam “cihan şümul” bir dindir ve Kur’an-ı
Kerim bütün insanlığa hitap eder. Avrupa’nın medeniyet
tarihinde ise İslam’ın önemli bir yeri ve rolü vardır.
İslam “ilim, irfan, kültür, sanat, edbiyat, nizam ve
intizam” gibi bir çok alanda Avrupa’ya büyük katkı sağlamış,
yol göstermiş ve zenginlik getirmiştir. Bu tarihi gerçek
Almanya için de böyledir. Almanya’nın son 50 yıllık
tarihinde ise İslam’ın varlığı ayan beyan ortadır. Bunu
görmemek, görmezlikten gelmek, ne akla ne de mantığa sığar.
Buna rağmen bu gerçeği görmeyenler, göremeyenler veya
görmemekte ısrar edenler ise tarih bilgisinden bihaber, ya
da aklı selim düşünmekten yoksun kişiler olsa gerek. Bunun
başka izzahı var mı?
Almanya’nın gündeminde yıllardır İslam’ın önemli bir tuttuğu
su götürmez bir gerçektir. Fakat belirli mihraklar, İslama
karşı (özellikle) 11 Eylül hadiseleri akebinde başlayan ve
günümüze kadar uzanan, düşmanca tavır sergilemektedirler.
Gün geçmiyor ki, ırkcılar ve yabancı düşmanları, İslam
aleyhine bir fiil ve faaliyette bulunmasınlar. Solingen
katliamında yakılan Genç ailesi, kundaklanan nice işyerleri,
evler ve camiler, Dresden’de bir mahkemede (hem de
hakimlerin gözü önünde) hunharca bıçaklanarak öldürülen
Merva es Şerbini ve daha nice vakalar, ırkcı ve yabancı
düşmanlarının eserleri değil mi?
İki Almanya’nın birleşmesinin(3. Oktober, Tag der Deutschen
Einheit) yıl dönümü münasebetiyle Almanya Cumhurbaşkanı
Sayın Christian Wulff yaptığı bir konuşmada: “İslam
Almanya’ya aittir” (Der Islam gehört zu Deutschland)
diyerek var olan bir gerçeği resmen dile getirmiş ve büyük
takdir toplamıştı. Yapılan bu açıklamalar ülkede yaşayan 5
milyon civarında Müslümanı “eşitlik ve uyum” konusunda
oldukca cesaretlendirmişti. Maalesef bugüne kadar beklenen
şey bir türlü gerçekleşmedi. Almanya’da yaşayan Müslümanlar,
“birici sınıf” vatandaş olarak vergi ödedikleri ve devlete
karşı bütün yükümlüklerini yerine getirdikleri halde,
“ikinci” ya da “üçüncü sınıf” vatandaş muamelesi görmekten
bir türlü kurtulamadılar.
Almanya İçişleri Bakanı, 3 Mart 2011 tarihinde, basın
mensuplarının bir sorusu üzerine verdiği cevapla, adeta
ülkeyi ikiye böldü: Siz de “İslam Almanya’nın bir
parçasıdır” diyen Christian Wullf(Almanya Cumhurbaşkanı)
gibi düşünüyor musunuz sorusu üzerine Hans-Peter Friedrich:
“Ben bugüne kadar olan posizyonumu değiştirecek bir sebep
görmüyorum. İslam’ın Almanya’nın bir parçası olduğuna dair
hiç bir yerde tarihi bir belge yok“(
İch sehe keinen Grund von meiner bisherigen Position
abzuweichen. Dass der Islam zu Deutschland gehört, lässt
sich aus der Historie nirgends belegen) diyerek
milyonlarca izan sahibi insanı ve bunun ötesinde Almanya’da
yaşayan 5 milyon civarındaki Müslümanı tam bir hayal
kırıklığına uğrattı. Ayrıca İçişleri Bakanının sarf ettiği:
Almanya’da “İslam yok, Müslüman var” sözü ayrı bir muamma!
İslamsız Müslüman; bu nasıl bir düşünde, bu nasıl bir
mantık?
Göçün 50. yılını kutladığımız şu günlerde; İçişleri Bakanı
H.P.Friedrich’in açıklaması oldukca “talihsiz, düşündürücü
ve bir o kadar da tehlikeli” bir açıklama değil mi?
Bu ifadeler “uyum ve bir arada yaşamaya vurulan büyük bir
darbe” niteliği taşımıyor mu?
Bunların ötesinde “İslam ve Müslüman düşmanlarının ekmeğine
yağ sürecek mahiyette” değil mi?
İslam, demokratik ve hukuk devleti olan modern Almanya’nın
elbette bir parçasıdır!
Dün böyleydi, bugün böyledir ve yarın da böyle olacaktır!
Bu bir gerçektir ve görmezlikten gelinemez! Almanya’da
İslamı yok saymak, İslamsız bir Müslüman düşünmek, her
şeyden önce Alman Anayasası’da garanti altına alınan din
hürriyetine ve eşitlik ilkesine aykırıdır!
3 Mart günü sergilenen tavır, 3 Ekim ruhuna ters düştüğü
gibi “modern, demokratik, çok kültürlü ve çok dinli
Almanya”ya uymuyor!
Dinslaken, 04.03.2011
Yakup Tufan
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
ALMANYA’DA
İSLAM GERÇEĞİ VE GÖRMEYEN GÖZLER
AVRUPA’DA
AİLE YAPIMIZDAKİ DİNAMİKLER VE DİNAMİTLER
KENDİNİ
ARAYAN TÜRKİYE
MANEVİ
DÜNYAMIZDA ARALIK, AŞURE VE MUHARREM’İN YERİ
BANGLADEŞ’DEN
SELAM VAR
PAKİSTAN’DAN SELAM VAR
AVRUPA’DA
RAMAZAN BAYRAMI
SALDIRGAN
İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
NRW
SEÇİMLERİ VE TÜRKLER’İN ÖNEMİ
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
GÖÇMENLER
VE UYUM MECLİSLER
PARELEL
TOPLUM VE DİN GERÇEĞİ
ALMANYA’DA
FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW
MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ
AVRUPA
BİRLİĞİ VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN
KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE
MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın
İmajı
Uyum
nedir?
SAYFA
BASI
|