|
GÖZCÜ Yakup
Tufan
|
|
|
yakuptufan@hotmail.com
|
ALMANYA’DA FEDERAL SEÇİMLER
VE MÜSLÜMANLAR
Süper seçim yılı olarak tarihe geçecek olan 2009 yılı
Almanya’sında, nihayet „Ferderal Seçimler“ de
yapıldı. Sandıkta „Büyük Koalisyon“ büyük hezimete
uğradı. Böylece büyüklerin koalisyonları da sona erdi. Halk
sandıkta büyük partilerinden (Volkspartei/ Halk
Partisi) memnun olmadığını gösterdi. Özellikle de
başarısızlğın faturası SPD’ye kesildi ve Sosyal Demokratlar
büyük yenilgi aldılar. CDU-Hristiyan Demokratlar ise, az bir
kayıpla seçimi atlattılar ve iktadarda kalmayı başardılar.
Kurulacak hükümetin rengi ise belli oldu. Seçimden önce
„schwarz und rot/siyah ve kırmızı“ koalisyon, bundan
böyle „ schwarz und gelb/siyah ve sarı“ olacak!
Koalisyonun esas bürüneceği (özellikle bize karşı) „renk“
ise, merak konusu doğrusu!
Bu seçim sonuçları, işsizlik ve geçim sıkıntısı içerisinde
olan Almanlar’ı yakından ilgilendirdiği gibi, Almanya’da
yaşayan biz müslümanları da haliyle yakından
ilgilendirmektedir. Zira, Almanya’da yaşayan 5 milyon
çivarındaki müslümanın „dini meseleleri“; „siyasi
ve hukuki“ olarak, açil çözümler beklemektedir. Başka
bir ifadeyle Almanya’da yaşayan müslümanlara karşı yapılan
„ayrımcı ve dışlayıcı“ tutum ve uygulamanın bir an
önce son bulması gerekmektedir. Bu ülkede müslümanlar,
ayrımcılığa ve dışlanmışlığa tabi tutulmadan, diğer dini
gruplar gibi, rahat yaşamanın hasretini çekmektedirler.
Unutulmasın, Almanya müslümanların da ülkesidir ve onlar da
bu toplumun vazgeçilmez bir parçasıdır!
Müşahede ettiğimiz kadarıyla bu defa müslümanlar, siyaseti
ve seçimleri seyreden taraf olmadı. Müslüman cemaatlar,
Federal Meclise (kendi aralarından) bir temsilci gördermemiş
olsalar bile,vatandaş olarak, seçimlere fiilen iştirak
ettiler. İmkanlar nisbetinde fikirlerini ve zikirlerini
beyan ettiler. Ayrıca sandık başına mutlaka gidilmesini her
platformda dile getirdiler. Bu olumlu bir gelişmedir.
Almanya’da Müslümanları en üst derecede temsil eden „KRM-
Koordinationsrat der Muslimen in Deutschland/Almanya
Müslümanları Koordinasyon Konseyi“ dört üyesinden biri
olan ve ATİB’in kurucu üyesi olduğu „ZMD-
Zentralrat der Muslimen in Deutschland/ Almanya Müslümanları
Merkez Konseyi“, seçimlerin arefesinde siyasi partilere
birer mektup gönderdi. Mektupta partilerin Almanya’daki
Müslümanlar ve İslam’a bakış açıları soruldu. Federal
Mecliste temsil edilen partilerden (CDU/CSU, SPD, FDP,
LİNKE, Grüne) gelen cevaplar ise, hem ümit verici ve hem de
düşündürücü idi. Başörtüsü meselesinden çami yapımına, İslam
Din Dersi meselesinden DIK/Almanya İslam Konferansı’na kadar
bir dizi meseleye, söz konusu partilerden cevap alındı.
Sonuç: bizim „Almanya Müslümanları“ olarak, daha çok
çalışmamız ve bu ülkede olup bitenle daha fazla meşgul
olmamız gerektiğini ortaya koymakta!
Bundan böyle, -tavanda su döğme- yerine, meselerin
takipcisi olmamız gerekmektedir! Unutulmasın, bizim
meselemize yine biz çözüm aramak zorundayız!
Almanya yaşayan müslümanları oluşturan en büyük grubu ise,
şüphesiz ki Türkler oluşturmaktadır. Yani 5 milyon
müslümanın yaklaşık 3 milyonu Türkler oluşturmaktadır.
Dolayısıyla „Almanya Müslümanları“nın meselesi
eşittir „Almanya Türkleri“nin meselesi denilebilir.
Almanya’da bizler Müslüman olarak, Türk olarak, yer yer-
zaman zaman, ayrımcığlılık ve ırkcılık anlayışından muzdarıp
olmaktayız. Eşitsizliğin ve dışlanmışlığın en ağır yükünü
biz çekmekteyiz. Allah’ın emri olan başörtüsünden tutun cami
yapımına kadar, İslam Din Dersleri konusundan helal kesime
kadar, onlaraca çözüm bekleyen meselemiz var.
Bu vaziyet gerçekten Almanya’ya yakışmamakta ve meseleler
açil çözüm beklemektedir!
Bugün Ferderal Meclise 5 Türk kökenli Milletvekili girmeyi
başardı. Elbette bu sevindirici bir gelişmedir. Elbette Türk
kökenli Milletvekilerinden beklentimiz daha fazla olacak.
Tabiyatıyla onlara desteğimiz seçimden sonra da devam
edecektir. Bakalım onlar; „İslam Din Dersi, Anadil
Türkçe, Çifte Vatandaşlık, İşzizlik ve Eğitim, Aile
Birleşimi, İslam’ın Almanya’da hukuken tanınması, Helal
Kesim ve Başörtüsü“ gibi konularda ne tutum ve ne gayret
içinde olacaklar!
Ormanı kesen baltaya sap mı olacaklar?
Meselelerimizin çözümünde detek mi, yoksa köstek mi
olacaklar?
Biz yine „gölge olma yeter başka ihsan istemem“ mi
diyeceğiz?
Merak ve endişe içerisindeyiz doğrusu!
Federal Seçimlerde yine Dinslaken şehrinde sandık görevlisi
olarak bulundum. Seçimlerin gidişatını ve olup bitenleri
bizzatihi müşahede ettim. Bu defa Almanlar da, yabancılar da
(Almanya Vatandaşı olanlar) seçimlere daha fazla ilgi
göserdiler. Vatandaşlık vazifelerini yerine getirip,
demokratik haklarını kullandılar. Oy verme işlemi sabah 8:00
de başladı ve 18:00 de sona erdi. Vatandaşlar bilhassa saat
10:00-14:00 arası seçim sandıklarının bulunduğu mekanlara
akın ettiler.
Yine ilginç bir tesadüf (NRW Mahalli Seçimleri- Belediye
Seçimlerinde olduğu gibi) sabah ilk oyu kullanan (8:01)
yaşlı bir Alman olurken, son oy kullalanan (17:59) genç bir
Türk oldu!
Almanya genelinde yenilgiye uğrayan SPD, Dinslaken’de
büyük fark atarak birinci parti oldu. CDU-Hristiyan
Demokratlar Birliği, LİNKE- Sol Parti, GRÜNE-Yeşiller
ve FDP-Hür Demokratlar (seçime giren 19 partiden) ise
en çok oy alan partiler oldular.
Irkcı parti NPD, sandıkta büyük bir başarı
gösteremese bile, düşündürücü bir oy aldı. Çok uyanık ve
dikkatli olmak lazım!
Almanya güneşli bir son bahar günü seçim sıkıntısını -bir
türlü- atlattı!
Fakat geçim sıkıntısını ise- bir türlü- atlatamadı!
Sonbahardan sonra gelen mevsim ise kış, muhtemel havalar
daha da soğuk olacak!
Bakalım „siyah“ (CDU) ve „sarı“ (FDP) şimdi
birlikte ne yapacaklar!
Gelecek günlere siyah /kara mı, yoksa sarı/umut mu damdasını
vuracak?
Hep birlikte bulunduğumuz gemide, heyacan ve endişeyle
bekliyoruz!
Dainslaken, 30 Eylül 2009
Yazarın
diğer
yazıları:
ALMANYA’DA
FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW
MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ
AVRUPA
BİRLİĞİ VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN
KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE
MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın
İmajı
Uyum
nedir?
SAYFA
BASI
|