|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yurtyakup@gmail.com
|
Geert Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak
zorundadır »
Ben dünyaya kızdığım zaman yükselip bulut olurum; son
gideceğim yer toprak olsa da... (Yakup Yurt)
Çok masummuş gibi gelen bu sözler Flaman Bölgesi İçişleri
Bakanına ait...
Ve bu sözler Brüksel çevresindeki idari yönden Flaman
topraklarına dahil ‘kolaylık sağlayan belediyelerde’
oturan Fransızca konuşanlara yönelik...
Yani aslına bakarsanız bu belediyeler Flaman olmasına
Flaman, amma velakin halkın önemli bir bölümü Flamanca
bilmiyor, veya bilse de konuşmuyor, ama Belediyeden kendi
dillerinde hizmet alabiliyorlar!
Tabii anlaşmaya uyulduğu, iki tarafta da sağduyu ve iyi
niyet hakim olduğu sürece...
Ne yaparsınız ki iki tarafta da haşarı, aşırı oyun bozanlar
var ve hiç boş durmuyorlar...
Flamanlar hukuk - özellikle Avrupa Hukuku - tanımıyorlar ve
tam bir sağırlar diyaloğu yaşanıyor.
İçişleri Bakanının ne denli kararlı olduğu Fransızca
konuşanlara yönelik şu tehditkar sözlerden belli : «(size)
sağlanan kolaylıklar geçici. Brüksel Fransızca konuşanlar ve
Flamanlar tarafından birlikte yönetilen bir köprü olmak
zorundadır.»
Olur, başüstüne, başka bir emriniz sayın Bourgeois!
Kimse sordunuz?
Brüksellilerin görüşünü aldınız mı?
Brüksel’de yaşayan yabancı kökenli yeni Belçikalı Arapça,
Türkçe, veya başka dilleri konuşanların ne düşündüklerini
biliyor musunuz?
Bu kişiler karar mekanizmalarında yeterince temsil
ediliyorlar mı?
O halde tüm Brükselliler adına konuşma yetkisini size kim
verdi?
Flaman milliyetçiliğinin bir emektarı veya N-VA partisinin
iki numarası olmanız size böylesi bir ayrıcalık sağlıyor mu?
Tribünleri coşturan, fanatizm pompalayan amigoluk yapmaktan
yorulmadınız mı?
Siz kendi bölgeniz Flamanya’da, diğerleri de Valonya’da,
Brüksel’in hakkını yiyerek keyf çatarken Brüksel’in
demografik yapısının değiştiğinden haberiniz var mı?
***
Sayın bakan dertli.
Neymiş efendim, Brüksel’in çevresindeki Flaman
belediyelerindeki Flaman nüfus azalıyormuş.
Bakan bey bu fenomeni dört sebebe bağlıyor.
Birincisi, çoğu Fransızca konuşan insanın Brüksel’i terkedip
buralara yerleşmesi.
İkincisi, uluslararası kurum ve kuruluşlarda görev yapan
yüksek maaşlı memurların çoğunlukla geçici görevleri
süresince bu belediyeleri tercih etmeleri.
Üçüncüsü, genç Flamanların anavatanları Flamanya’ya veya
daha ucuza konut veya arsa buldukları komşu Valonya
Brabantı’na göçmeleri.
Zira çevre belediyelerde konut fiyatları korkunç derecede
pahalı !
Sonuncu ve dördüncü sebep, Flamanya’da da olduğu gibi,
yabancı göçmenlerin çevre belediyelerine yerleşmeleri.
Bu dört sebep aralarında etkileşim yaratarak periferi tabir
edilen çevre belediyelerinde Flaman nüfusun azalmasına yol
açıyormuş.
Ve ekliyor sayın Bakan : «aynı Fransızca dilinin
gerilediği Brüksel’de Fransızca konuşanlar nüfusunun da
azaldığı gibi...»
Bakan bey bu durumdan çok dertli ve kendine göre bir plan
uyguluyormuş.
***
Bakan beyin itirafı ve bu satırların yazarının yaklaşık
yirmi yıldır ifade ettiği gerçeğe göre, Flamanlar Brüksel ve
çevresinde özgün bir siyaset uygulaması içindeler.
Öncelikle belediyelerin ‘yeşilci-bahçeli villa’
görünümünü korumaya özen gösteriyorlar ki - Brüksel’in -
kent havasına göre farklılık korunabilsin, kırsal yeşillik
cazibe olarak kalsın...
Bunu imar
politikaları sayesinde sağlıyorlarmış!
İkinci olarak, özellikle belediye otoritesinin zaafa
uğradığı belediyelerde kültür altyapısı yatırımları ile
Flaman kültür ve sosyal yaşamına destek oluyorlarmış!
Üçüncü olarak, Flamanca bilmeyen yabancılara kurs imkanı
sunarak kendi dillerini öğretiyorlarmış.
Ve son olarak, diğer insanların belediyelerine uyum
sağlayarak, sosyal, kültürel ve sportif yaşamına
katılımlarını sağlama yönünde çalışmalar yürütüyorlarmış.
***
Siz kendi bölgenizin sorunlarıyla ilgilenin sayın Bakan!
Bizim bölgemizi de bize bırakın ve elinizi Brüksel’de
yaşayan Flamanların üzerinden çekin.
Ben 30 yıldır Brükselliyim, Brüksel’de yaşıyor, çalışıyor ve
vergi ödüyorum.
Burada, Brüksel’de benimle birlikte aynı kaderi paylaşan hiç
kimseyle bir sorunum yok.
Anadilim Türkçe dışında, iyi derecede Fransızca ve ortada
derecede İngilizce ve Flamanca biliyorum.
Çocuklarım Türkçe, Fransızca, Flamanca ve İngilizce dört
dilli.
Yani uyum sorunumuz da yok, komplesimiz de...
Ama para sorunumuz var...
Siz siyasetçiler ona Brüksel Bölgesinin yeniden finansmanı
diyorsunuz...
Hastalıklarımızı biliyoruz, reçetemiz de hazır, ama ilaç
almaya para bulamıyor, varlık içinde yokluk çekiyoruz.
Belçika pastasının % 20 sini Brüksel üretmesine rağmen,
Brüksel’e pastadan verilen payın % 8 olduğunu siz benden
daha iyi biliyorsunuz...
O halde size cevabı Romen Diyojen versin : Gölge etme,
başka ihsan istemez...
Yakup Yurt (c)
Brüksel, 15 Mart 2011
yurtyakup@gmail.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Geert
Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH
GÖZYAŞLARI...
KASITLI
DÜZENSİZLİK
MR
Yeni Başkanını Seçti...
Popüler
Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA
TÜRBÜLANSTA...
DEMİR
GÖKGÖL
SÜRGÜN
KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE
VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET
BÜLBÜLÜ
BART
DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS
FRANÇAİS ?
ESİN
ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN
DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA
PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal
MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN
BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ
GÖÇMENLER...
Laeken
komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN
KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya
mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da
Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz
bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL
ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA
FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19
MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK
Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN
DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE
THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM
KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski
Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN
23 NİSAN
2030’DA
BRÜKSEL …
BATI
SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ
TERCÜMANDA…
YAZMA
NEDENLERİM
GÖÇ,
HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ
Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14
ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|