|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yurtyakup@gmail.com
|
BUGÜN 23 NİSAN
Sevgili gençler !
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Yani sizin bayramınız…
Her sözcüğün ayrı ve derin bir anlam içerdiği dört sözcükten
oluşan muhteşem bir gün.
Yanan, yakılan, erozyona uğratılan ormanların yerini alacak
fidelerin, fidanların bayramı.
Bence Cumhuriyet Türkiye’sinin en güzel bayramı.
Dünyada çocuklara adanmış tek bayram. Bayramınız kutlu ve
ilelebet baki olsun !
Dört sözcük dedim.
Birincisi Ulusal, ikincisi Egemenlik, üçüncüsü Çocuk,
dördüncüsü ise Bayram. Bu sözcüklerin dördü de tehdit
altında, günümüz dünyasında.
Çok kısaca anlatmam gerekirse, şöyle diyebilirim :
- Ulusal demek milli demek, ulusalcı yani milliyetçi
(özellikle Atatürk milliyetçiliği) olmak çok ayıp sayılıyor
Avrupa’da.
Onlar yaparsa değil, biz yaparsak ayıp.
Onların gözünde enfes doğası, iklimi ve mutfağı ile Türkiye
sadece ucuz bir tatil ülkesi olmalı ve öyle kalmalıdır.
Globalleşen yeni dünya düzeninde ülkemize yakıştırılan rol
bu.
Ben kabul etmiyorum !
Siz ediyor musunuz ?
- Egemenlik demek, hakimiyet demek, yani bir ülkenin kendi
kaderini kendisinin tayin etmesi, bağımsız olması, kendi
geleceği ile ilgili kararları kendisinin vermesi demek.
Sizce borç batağına bu denli saplanmış bir ülke egemen
olabilir mi ?
Fakirlik, işsizlik, eğitimsizlik kader midir?
Plânlı kalkınmadan niçin vazgeçilmiştir?
Niçin yatırım yapılmamakta ve istihdam yaratılmamaktadır?
Hasta İMF reçeteleri ile iyileşebilir mi ?
Neyse bayramınızı salakça sorularımla zehir etmiyeyim.
Elinde boya kutusuyla dolaşıp benim gibi duvarlara
“dinozor”, “marjinal” gibi içi boş sözler yazanlar var
bugünlerde…
Ben kabul etmiyorum !
Siz ediyor musunuz ?
- Çocuk demek, fidan demek, gelecek demek, çırak demek,
yarının kalfası, ustası demek.
“Ağaç yaşken bükülür”, “Demir tavında dövülür” terbiye ve
eğitimin önemine dikkat çekmek için söylenmiş
özdeyişlerimizdir.
Ülkemizde eğitim de özelleştirilmiştir.
Özel dersaneler çocuklarının geleceği için çırpınan cefakar
aileleri rehin almıştır.
Ancak parası olanlar çocuklarını iyi okullara veya
yurtdışına göndermektedirler. Mevcut sistem adaletten ve
hakkaniyetten yoksundur.
Siyaset adamlarımız sürekli olarak genç nüfusumuzu bir
avantaj olarak sunarlar. Genç ama, dinamik olma olanağı
tanınmayan, eğitimsiz bir gençlik!
Kurtuluşu TV kanallarının pompaladığı popüler sporcu veya
sanatçı olma çılgınlığında arayan, şaşkın, itilmiş, yoz bir
gençlik !
Tüketici, taklitçi, kendi tarihinden ve kültüründen kopuk…
Hem de “muhafazakar demokrat” olduğunu iddia eden bir
iktidar döneminde.
Batılılar Türkiye üzerinden kendi kimlik arayışlarına devam
ediyorlar.
Türkiye’yi ve Türkleri her fırsatta eleştirip ev ödevi
veriyorlar.
Demokrasi ve insan hakları havarileri birazda Batı
Avrupa’daki güvenlik ve adalet sistemleri üzerinde kafa
yorsalar daha iyi ederler.
Kişi başına ortalama gelir düzeyi 15-20 bin dolar
düzeyindeki ülkelerin siyasetçileri akıl vermeyi bırakıp,
silah ticaretini engellesinler de görelim... Ağlatmak kolay
mazlum ve gariban insanları.
Bizde gözyaşı bitmez ; üzülsekte ağlarız, sevinsekte !
İnsaniyiz ve aşırı duygusal çocuklarız ne de olsa !
Herhangi bir Batı Avrupa ülkesinde ortalama gelir düzeyinin
Türkiye’deki gibi 2-3 bin dolar düzeyinde olduğunu tahayyül
bile etmek istemiyorum.
“Bekâra boşanmak kolaydır” derler.
Ben kabul etmiyorum !
Siz ediyor musunuz ?
- Bayram demek, şenlik demek, şölen demek, mutluluğun ulusça
paylaşılması demek, şehitlerin anılması, onlara hayır
duaları edilmesi demektir.
Geçmişi iyi anlayarak geleceğe daha iyi hazırlanmak
demektir.
Özgüveni yüksek, geleceği aydınlık, kalkınmış, çağdaş
uygarlığı yakalamış, dünya dengelerine ve barışa katkı yapan
Atatürk Türkiye’si inşaatında bilfiil çalışmaktır.
Zira ulu önderimizin dediği gibi bir tek şeye ihtiyacımız
vardır : Çalışmak, çalışmak, çalışmak.
Armağanın için sonsuz teşekkürler, nur içinde yat Atam...
Brüksel, 23 Nisan 2010
yurtyakup@gmail.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
BUGÜN
23 NİSAN
2030’DA
BRÜKSEL …
BATI
SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ
TERCÜMANDA…
YAZMA
NEDENLERİM
GÖÇ,
HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ
Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14
ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|