|
ÇETİN ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
Çetin Altan’ı seversiniz veya sevmezsiniz, ama ona ilgisiz
kalamazsınız.
Sevsesiniz de, sevmeseniz de, o diyeceğini der, yazacağını
yazar…
Size de okuyup beğenmek veya beğenmeyip sinirlenmek kalır !
81 yaşındadır, ama gönlü hâlâ genç ve beyni hâlâ muzip bir
muhaliftir.
Hakkında üç yüzden fazla dava açılmış, üç kez tutuklanmış,
iki kez mahkum olmuş ve iki yıl cezaevinde yatmıştır.
Ama hâlâ “akıllanmamıştır” ve akılanmaya da pek niyetli
gözükmemektedir.
O nedenledir ki rahatsız etmektedir ve rahatsız ettikleri
onu sevmemektedir.
Herkesin her şeyi herkesten daha iyi bildiğini iddia ettiği
günümüzde, hiç kimse eleştiri kabul etmemektedir.
İnsanlar öğrenmeye direnmektedir.
***
Üniversitede öğrencilik yıllarımda tesadüfen keşfettim Çetin
abinin varlığını.
1965-1969 döneminde Türkiye İşçi Partisi milletvekiliği
yapmıştı TBMM’de.
Mehmet Ali Aybar’lı, Behice Boran’lı, Tarık Ziya Ekinci’li,
Sadun Aren’li TİP 1965 seçimlerinde 15 milletvekili sokmayı
başarmıştı TBMM’ne.
Bu döneme ait anılarını “Ben Milletvekiliyken” başlıklı
kitabında anlatır.
Meclis kürsüsünden yaptığı her konuşma genel kurul salonunda
hadise yaratmaktadır.
Sol görüşleri dinlemeye değil, duymaya bile tahammülü
olmayan karşıt görüştekiler onu susturmak için, meclis
çatısı altında silahlı saldırı da dahil, her yolu
denemişlerdi.
Aklımda kalan iki anekdot onun ne denli fütursuz bir muzip
olduğunu ortaya koyar.
İlkinde Meclis Başkanı : “Biraz önce yaptığınız konuşmada,
bu Meclisin yarısı e…k oğlu e…ktir diyerek Meclis’in manevi
şahsiyetine hakaret ettiniz. Sözünüzü geri alınız” der.
Çetin Altan’ın ani cevabı şöyledir : “Haklısınız sayın
Başkan, bu Yüce Meclis’in yarısı e…k oğlu e…k değildir”.
İkincisi yine Çetin Altan Meclis kürsüsünde konuşurken
gelişir.
Meclis Başkanı ile Çetin Altan arasında bir zıtlaşma yaşanır
ve Meclis Başkanı “Şahsıma yoksa, hiç değilse makamıma
saygınız olsun, bakın ben sizden daha yüksekteyim” deyince,
Çetin Altan müthiş bir cevap verir : “Sizin orada bulunmanız
bir marangozluk hatası !”
***
Daha sonra iki romanını okudum : Büyük Gözaltı (1973 Orhan
Kemal Ödülü) ve Bir Avuç Gökyüzü.
Ödülünü aldığında kendisi cezaevindeydi.
Okuduklarımdan oldukça etkilendim.
Çünkü roman diliyle anlattıkları yaşamın gerçekleriydi
aslında.
Kıvrak kalemine ve yaşanmışlıktan kaynaklanan genel
kültürüne hayran oldum.
Onun bu doktriner “solcu” yazılar yazdığı dönemde benim
solculukla uzaktan yakından bir alakam yoktu.
***
Daha sonra siyasetten koptu ve filozof kültür adamı
kisvesine büründü.
“Aile boyu dönekler” paftasına layık görüldü Altan ailesi.
Numaracı cumhuriyetçi olmakla itham edildiler.
Ama o doğru olduğuna inandığı yoldan ödün vermeden yürümeye
devam ediyor.
Ve dün layık olduğu ödüle kavuştu : Kültür ve Sanat Büyük
Ödülü.
***
Ölmeden ansiklopedilere girdin, büyük usta !
Allah sana sağlıklı uzun ömürler bahşetsin…
Yakup Yurt ©
Brüksel, 02 Şubat 2009
yakup.yurt@skynet.be
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|