|
EDİSON LAMBAYA PÜF DEDİ!
Bin mi, bin beş yüz
mü, iki bin mi? Thomas Edison'a ait brövelerin sayısı tam
olarak bilinmese de, inanılmaz bir rakam olduğu kesin. Hem de
alabildiğine değişik alanlarda. Elektrikten telefona, ve bu
arada sinema, bu dahi mucidin ilgilenmediği şey yok gibi.
Halbuki bu denli başarılı olacağına hiç kimse en ufak bir şans
tanımıyordu. Ama insanüstü bir irade sergiledi ve azmin
zaferini simgeleyen "self made man" olma başarısını gösterdi.
Karanlık dünyamızı ağarttı.
Mütevazı bir ailenin
yedinci ve son çocuğu olan Thomas Alva Edison 11 Şubat 1847'de
dünyaya geldi. Müthiş meraklı ve hiperaktif bir çocuktu. Daha
yedi yaşında iken ve okula başlayalı henüz üç ay olmuşken,
öğretmenlerinden biri ona "dengesiz-istikrarsız" yaftasını
yapıştırıyor. Böylece ve dönmemek üzere eğitim sisteminin
dışında buluyor kendisini. Eski bir ilkokul öğretmeni olan
annesi üstleniyor oğlunun eğitimini. Temelleri annesi atıyor;
kalanını yutarcasına okuduğu kitaplardan o tamamlıyor.
On iki yaşında,
kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamak için trenlerde gazete
satmaya başlıyor. Bununla da yetinmeyip, elden düşme bir baskı
makinası satın alıp Weekly Herald başlığıyla kendi gazetesini
çıkarıyor. Bu haftalık gazeteden kazandığı para ile evlerinin
bodrumunda bir kimya laboratuarı kuruyor. Başlangıç acemi
kimyagere çok zor geliyor. Bir tren vagonunda sakladığı
tehlikeli kimyasal maddeler ateş alıyor ve bunun sonucunda
Edison işten atılıyor. Weekly Herald tarihe karışıyor. Aynı
dönemde kızıl hastalığına yakalanıyor. Hastalığı atlatıyor,
ama işitme yetisini, nerdeyse tamamen, yitiriyor. Bu handikap,
sonradan, onun yapacağı çalışmaların yönünü büyük ölçüde
etkiliyor.
Bir çocuğun hayatını
kurtarmak amacıyla yaptığı kahramanlığa mükafat olarak
kendisine tanınan imkan sayesinde mors alfebesini ve
telgrafçılığı öğreniyor. Bunun üzerine, 1862 yılında, Edison
Port Buron telgrafhanesinde istihdam ediliyor. Bu görevi
sayesinde ülkeyi gezgin operatör olarak dolaşıyor. Edindiği
deneyimler sayesinde ilk buluşunu geliştiriyor : aynı kablo
üzerinde aynı anda ve ters yönde iki ayrı mesaj iletme olanağı
sunan düpleks telgraf. 1868 yılında, ebeveynlerinin maddi
durumu iyice bozulunca, Edison sabit bir iş aramaya koyuluyor
ve Boston'da Western Union Company şirketinde çalışmaya
başlıyor. İşine koşut olarak, birçok buluş projesine devam
ediyor. Otomatik oy kullanma makinesi, piyasası olmadığından,
beklediği ilgiyi görmüyor. Paraya olan acil ihtiyacı
nedeniyle, Edison bu olaydan unutamayacağı bir ders çıkartıyor
: "insanların satın almayacakları şeyler bulmaya çalışarak
asla zaman kaybetme".
New York kentinin
sunduğu imkanlardan yararlanmak amacıyla 1869 yılında bu kente
yerleşiyor. İlk zamanlar çok zor geçiyor; açlıktan
ölünebilecek anlar yaşıyor. İşte tam bu sıralar şansı ona
inanılmaz bir kapı açıyor. Wall Street Borsa'sı yakınlarında
dolaşırken, Edison altın kurlarını iletmek için kullanılan
telgrafı tamir etmekte zorlanan bir teknisyenle karşılaşıyor.
Bu fırsatı kaçırmayan Edison makineyi tamir etmeyi başarınca
hemen başmühendis yardımcısı olarak göreve başlıyor. Bir anda
sefaletten konfora terfi ediyor. O günden sonra ise başarıdan
başarıya koşuyor.
Borsada kote edilen
değerlerin kurlarını ileten ve yazdıran mültipleks telgrafı
bulmasıyla birlikte Edison Universal Stock Printer adında ilk
şirketini kuruyor ve devrediyor. Elde ettiği para ile, 1874
yılında, Newark'ta (New Jersey) kendi araştırma laboratuarını
açıyor. Karbon kartuşlu mikrofonu geliştiriyor. Bunun
sonucunda Graham Bell'in meşhur telefonunun ses kalitesinde
büyük yükselme oluyor. 1876 yılında, laboratuarını Menlo
Park'a (New Jersey) taşıyor ve ses kayıt ve dinleme
teknikleriyle ilgilenmeye başlıyor. Ve, buluşunu Fransız
Bilimler Akademisi'ne tescil ettiren Charles Cros'ten birkaç
ay sonra, Amerikalı mucit ilk gerçek fonografı ortaya koyuyor.
Ve bunu zaman içinde daha da geliştiriyor.
1879 yılında,
telefon yarışında Bell tarafından geçilmeyi hazmedemeyen
Edison bütün gücünü elektrik ampulüne yönlendiriyor. O dönemde
insanlar gaz veya mum ile aydınlanıyorlar. Elektrik biliniyor,
ama onu taşıyacak ideal aygıt henüz bulunmuş değil. 21 Ekim
günü, muhtelif deneylerden sonra, Edison U şeklinde büktüğü ve
iki iletken platin tele bağladığı hafif voltajda yanarken
aydınlatan Japon bambusunu kullanma fikrini uyguluyor. Bu
buluş müthiş bir yankı uyandırıyor. Buluş 1889 Paris Evrensel
Fuarı'nda güvenlik ve modern konfor simgesi olarak lanse
ediliyor. Uyanık bir işadamı olduğunu kanıtlarcasına, Edison
ampul üretimi için Edison Electric Light Company fabrikasını
kuruyor.
1880'li yılların
sonunda, Lumières kardeşlerin sinemayı bulmalarından önce,
bireysel görüntüleri peşpeşe göstererek film haline getiren
ilk makineyi, yani kinetoskopu, buluyor. 1913 yılında bu
buluşuna fonografını da ekleyince, dünyanın ilk sesli filmi
ortaya çıkıyor. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde
kendisinin lakabı "Menlo Park'ın sihirbazı". 1928 yılında
Amerikan Kongresi onu uygarlığa katkılarından dolayı Altın
Madalya ile onore ediyor. Ve Edison çalışmalarına devam
ediyor. Son brövesini 18 Ekim 1931 tarihindeki ölümünden bir
yıl önce tescil ettiriyor.
Bazı kimseler onun
entellektüel bir bilim adamının tam tersi olduğunu
söyleyebilirler. Evet o bir pragmatistti. Fakat 19.ncu
yüzyılın sonlarında yaşayan sanayi ve teknik devrim ortamında,
Edison en üretken mucitlerden biriydi. Ve herşeyden önemlisi
yaptığı buluşlarla milyarlarca insanın yaşamını olumlu
etkiledi.
İnsanlığın
karanlıktan kurtulmasını sağladın. Tüm güzel insanlar gibi
kendini ölümsüzleştirdin.
Yakup YURT © Brüksel, 11 Şubat 2006
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık
Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|