·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BRÜKSEL MEKTUBU

               Yakup YURT

 

yakup.yurt@skynet.be


HER ŞEYE GÜLÜNÜR MÜ?

    Hukuk eğitimi almış bir kimse değilim. Fakat yaklaşık yirmi beş yıldır Brüksel Adliyesi'nde hem oturan (savcı ve hakimler), hem de ayakta (avukatlar) görev yapan saygın hukukçularla iç içe yaşıyorum. Yani alaylı deneyimim sayesinde şunu biliyorum ki Hukuk insanlar tarafından ve insanlar için yazılmış, içinde paylaşmakta olduğumuz toplum gibi çok kültürlü bir toplumda bir arada uyum ve barış içinde yaşamı düzenleyen kurallar manzumesidir.

    Peki niçin bunu söyleme ihtiyacını hissettim birdenbire?

    Çünkü her geçen gün büyüyen genel hoşnutsuzluğun dışında değilim. Kendi kendime sorular soruyorum. İnsanların kutsal inançlarını veya izzetinefsini yaralama cesaretini ve hakkını kendilerinde görenlerin ne gibi çıkarı olabilir? Gerçek, hayali veya uydurma "aşağılıklara" göre bu üstünlük duygusuna neden ihtiyaç duyulur?

    Zira, bana göre, eskiden ve hâlâ temsil ettiği olumluluklara rağmen, kendini tüm dünyaya acımsızca dayatan globalleşme sürecinde, Avrupa iyiye gitmiyor. Para evrensel yegâne değer, zorbalık ta ona sahip olmanın tek yolu haline gelmiş durumda. Ve işte ırkçıları, yabancı düşmanlığını, Yahudi düşmanlığını, İslam düşmanlığını üreten de bu süreç... Bu kişiler herşeye karşılar, fakat paranın yanında!

    Devirler değişiyor, fikirler değişmiyor. Dünün güçlüleri bize özgürlük adına (özellikle özel mülkiyet özgürlüğü) antikomünizmi veya antisiyonizmi dayatıyorlardı, bugün ise yine özgürlük adına (bu kez ifade özgürlüğü) antiislamiyeti dayatıyorlar. Batı, islam ülkelerine demokrasi, çoğulculuk, ifade özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, insan haklarına saygı, vb... silah zoruyla ihraç etmeyi deniyor.

   
Vay be! Güldürmeyin beni. Ben Türk kökenli, kemalist ve laik, Belçika okullarında Belçikalı öğretmenlerce eğitilmiş ve inançlı veya inançsız yazarların yazdığı kitapları okuyarak yetişmiş bir Belçikalı'yım. O halde Batı sistemini teröre başvurarak yıkmayı hayal eden bir köktendici müslüman değilim kesinlikle. Tam tersine!

    Ben sadece, Belçikalı olsun veya olmasın, Belçika'da yaşayan müslümanların ezici bir çoğunluğunun geldikleri veya doğdukları bu ülkeye içtenlikle bağlı ve bu ülkede yaşayan her türlü inanç gruplarıyla mükemmel bir ahenk için yaşamak istediklerini söylüyorum. Günümüzün çoğulcu yapıya sahip Belçika'sında, birbirimizi daha iyi tanımak, aceleci, karmaşa ve genellemeleri bertaraf etmek ve böylece karşılıklı düşmanlık duygularını besleyen önyargıları yok etmek için daha fazla diyaloğa ihtiyacımız var.

    Şurası iyi bilinmelirdir ki her ufuktan gelen göçmenler gökten düşmüş göçmen kuşları değildir! Buradalar çünkü 60'lı yıllarda tanınan sosyal avantajlara rağmen çözülemeyen demografik sorunlar nedeniyle, ülkemiz (Belçika) ekonomisinin onlara ihtiyacı vardı. Zaman içinde, dünya bir evrim geçirdi, komünizm yok oldu, yaygınlaşan robotik ve bilişim az nitelikli işgücüne olan talebi azalttı. İşsizlik, işyeri kapanmaları, şirket göçleri kendi içine kapanma, nefret ve ırkçılığı, yani ötekinin dışlanmasını getirdi... Ve işte Belçika'mızın ihtiyacı olmayan tek şey de işte bu ve Kralımız Albert II, yaptığı ve bazılarını kızdıran konuşmasında, haklı olarak bu konuda herkesi uyarma ihtiyacını hissetti.

    Evet, bugününe ve geleceğine içtenlikle bağlı olduğum ve 38 yıldan beri yaşadığım (yaşım 55) bu ülkede, diğer herkes gibi, Belçikalı'yım! Ve ifade özgürlüğü arkasına saklanan (Hz. Muhammed'in) karikatür provokasyonları ile doğru yönde ilerleyebileceğimizi sanmıyorum.

Her şeye gülünmez!

Brüksel, 04 Şubat 2006

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

Her şeye gülünür mü?
Mozart Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz bir günün düşündürdükleri!..
Kurban Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani Yortusu ve Kral Galetası
şünüyorum, Öyleyse Varım (Descartes)
Yılbaşı Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel Diyaloğu...
BREL en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş Uygarlık Yolları Mayın Döşeli
Adile Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar Komondosu Belçikalı Meryem
Dil ve Aşağılık Duygusu
ÖEK Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram Geldi Neyime
Ramazan Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah Mutluluk Ah!..
Değişim, Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa, Avrupa, Duy Sesimizi...
La Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle Dolu 55 Yıl
Tükenen Ömürler
Gurbetten Gelmişim...
Lahey'de Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den Mektup Var…
Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa Davet
Köprünün altından daha çok sular akacak

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Yakup Yurt
Her şeye gülünür mü?
Mahmut Aşkar
Karikatürle Başlayan Medeniyetler Savaşı
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Saldırılan Polis
Üzeyir Lokman  Çaycı
Yolcular
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Kuş Gribi ve Bilime Verdiğimiz Önem
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Şefik Kantar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Yılmaz Kuzucu
Hacda nefsi Kurban edebilmek 
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Hidayet Kayaalp
İletişim Kavşağının İşaret Levhaları: İlgi Kalıpları
Ali Kılıçarslan
İlk kadın başbakan
Mustafa Can
Ben Uyumdan Yanayım, Ya siz..........
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Orhan Aras
İnsanlık öldü mü?
Nuran Yelkenci
Hayal Gücü Sınırlarının Ötesinde...
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç