|
İKTİDAR-MEDYA İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
Günümüzde herkes şeffalıktan bahsediyor.
Kırk gün üst üste söylenen her yalan gerçek haline
geliveriyor…
Peki suçlu kim ?
Yalan söyleyen mi, yalanı yayan mı ?
Kim suyu, niçin bulandırıyor ; medya kafalarımızı neden
karıştırıyor ?
***
1K4N
kuralını bilirsiniz veya duymuşsunuzdur.
Hani her olayda her gazetecinin kendisine mutlaka sorması
gereken o meşhur soru : Kim, Nerede, Neden, Ne zaman, Nasıl ?
Bunlardan birisi eksikse haber de eksiktir.
Ya gazeteci aramamış, ya da aramış bulamamış, ya da buldum
zannetmiştir.
Veya birileri bu 5 etkenden birisini şu veya bu sebeple
tamamen veya kısmen saklamıştır.
Yani gerçeğin diyelim yarısı söylenerek, diğer yarısı
okuyucudan, kamu oyundan gizlenmiş ve su bulandırılmıştır.
Yani gerçek eksik bırakılarak yalan söylenmiştir.
Tabii ki menfaat karşılığı…
Dolayısıyla haberciler ile siyasetçilerin suç ortağı
oldukları iletişim fakültelerinde okutulan evrensel bir
gerçektir.
***
İletişim Hukuku hocam Prof.Dr.William Ugeux : “Objektif
olunamaz, ama dürüst olunabilir” derdi.
Hocamın bu sözünün gerçekliğini yaşamın gerçekleri her geçen
gün doğruluyor.
***
Bu akşam, saat 20.20’de Belçika Frankofon televizyon kanalı
RTBF’te iki bölümden oluşan bir “Questions à la une”
programı yayınlanacak.
Birinci bölümde Christophe Deborsu RTBF’in bir nevi
özeleştirisini yapacak.
Gazeteci-politikacı ilişkisinin sınırlarını sorgulayacak.
İkinci bölüm daha da önemli !
Konu başlığı şöyle : “Nicolas Sarkozy basın
özgürlüğünü tehdit mi ediyor ?”
Anlaşıldığı kadarıyla basının Fransa’daki Belçika’dan da
vahim…
En büyük sorun ise otosansür…
Buna örnek olarak ise Fransa’da yazılalamayan gerçeklerin
İsviçre veya Belçika gibi komşu ülkelerin medya organları
aracılığı ile duyurulması…
Peki bu çekingenliğin, ürkekliğin, korkunun sebebi ne ?
En belirgin sebebi Nicolas Sarkozy’nin medya partonları ve
bazı gazetecilerle geliştirdiği şahsi dostluk ilişkileri !
O nedenle baskıya, tehdide bile gerek yok ; telkin yeterli
oluyor çoğunlukla.
***
Meşhur bir sözü hafif değiştirerek şöyle diyerek bağlamak
geldi içimden : “Ayıdan post, gazeteciden dost olmaz”…
Yine de iyi okumalar, dinlemeler ve bakmalar…
Yaşasın öğretici mizahçılar, sanatçılar…
Kahrolsun kandırıcı kiralık veya satılık kalemler !
Yakup Yurt ©
Brüksel, 27 Ocak 2009
yurtyakup@gmail.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|