|
İSTANBUL’A GAY BELEDİYE BAŞKANI MI ? VAY ANASINI…
20 Kasım 2007 tarihinde İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde
ilginç bir konferans gerçekleşti.
Jean Monnet
Konferansları çerçevesinde Avrupa Parlamentosu Yeşiller
Grubu Eş Başkanı Daniel Cohn-Bendit'in “The
Bosphorus Miracle? A European Challenge” başlıklı
konuşması zihinlere mıh gibi çakıldı.
68 hareketinin devrimci lideri “Kızıl Dany” hazret
her zamanki gibi yine büyük yumurtladı.
Ona göre “AB’ye girecek Türkiye, eşcinssel belediye
başkanlarına hazır olmalı”ydı.
Hatta görüşlerini kırparak haksızlık etmeyelim kendisine.
Şöyle diyor tam olarak : “Türkiye’nin AB’ye katılması söz
konusu olacaksa, Paris ve Berlin’in belediye başkanları gibi
İstanbul’un da eşcinssel bir belediye başkanı olabileceğini
hazmetmek durumundadır. Modern çoğulcu toplumlarda bu çok
tabiidir. Göreve gelen kişinin eşinin türbanlı mı olduğu ya
da bir kadın yerine bir erkekle mi birlikte olduğu öneminin
yitirir.”
Sağ ol Dany ! Sayende uçkur kriterinin varlığını da öğrenmiş
olduk.
Bu sözleri sarfedenkişi öyle sıradan biri değil.
Kendisi koskoca Avrupa
Parlamentosu Yeşiller Partisi Eş Başkanı. Avrupa Birliği
kamuoyunun yaklaşık yüzde onluk bir diliminde sözü çok
dinlenen, ve hatta tapılan biri. Hem Almanya’da, hem de
Fransa’da. Kendisi kırma, Alman-Fransız melezi bir çocuk.
Her iki dili de çok iyi konuşuyor. Karizması yüksek biri. Ve
Avrupa için söyledikleri doğru. Doğruluğuna doğru da, Avrupa
acaba herşeyin doğrusunu mu yapıyor veya uyguluyor. Sakın,
Avrupa yanlışlarını da doğru diye yutturuyor olmasın !
Bilerek ve bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek ! Benim
kuşkularım var, o kadar. Yoksa kimsenin uçkuru kimseyi
ilgilendirmiyor zaten…
AB'de iki gay başkan var mı ? Var.
Biri Almanya'nın
başkenti Berlin'in Belediye Başkanı Klaus Wowereit
(53) ve Almanya'nın ilk eşcinsel başbakanı olmak istiyor.
Diğeri Fransa'nın başkenti Paris'nin Belediye Başkanı
Bertrand Delanoë ve o da Sosyalist Parti'nin
liderliğine, ayrıca ülkesinin cumhurbaşkanı olmaya
hazırlanıyor.
Edepli olduktan sonra gerisi beni ilgilendirmiyor.
Onlar da Allah’ın kulu sonuçta…
Ve ne derler
bizde ? “Gülme komşuna, gelir başına” !
Bana ne ? Berlin veya Paris halkına sorun. Memnunlar mı,
değiller mi başkanlarından ? Churchill de öyleymiş bir
rivayete göre. Sormuşlar : “Olabilir, ama ben ülkemi
kafamla yönetiyorum” demiş.
Yapılan belirlemelere göre Belçika nüfusunun yaklaşık yüzde
onu aktif eşcinsselmiş. Kadın-kadına, erkek-erkeğe resmi
evlilikler veya gayriresmi beraberlikler yaygın. Reşitler
arasında gönül rızası işin içine girince akan sular duruyor.
Hukuk sistemi bu
toplumsal değişikliklere uyumda zorlanıyor. Yani hukuk hep
arkadan geliyor, nal topluyor, peşkir tutuyor.
Benim yorumum şu.
Bunların hepsi bir bütünün parçası.
Türkiye’ye şok tedavisi uygulanıyor.
Ne diyor Özdemir İnce üstad, 02.01.2005 tarihli
Hürriyet gazetesindeki makalesinin başında ? “Daniel
Cohn-Bendit madrabazı ile onun yerli epigonları Türklere ve
Türkiye’ye geçmişle yüzleşmelerini salık verirler.”
Peki şair-yazar Murathan Mungan’a ne demeli ?
Dany’nin önerisine “ben adayım” diye balıklama atlayan Türk
aydınına yani ? Çok ucuz bir kahramanlık mı desem,
fırsatçılık mı desem, gündemde kalma amaçlı mı desem ?
Bilemiyorum. Ama aklıma Fransızların o meşhur “Faire
flèche de tout bois/Her sopadan ok yapmak” sözü aklıma
geldi birdenbire. Hiçbir fırsatı kaçırmamak anlamına…Seni
oportünist seni…
Hadi Murathan Mungan öyle dedi. Şairdir, yazardır, samimidir,
öyledir, hakkıdır : Söyler ! Ya diğerleri ne ne demeli ?
Yani ÖDP’li Ufuk Uras’a ve DTP’li Sırrı Sakık’a ? İkisi de
TBMM üyesi.
Şöyle demiş Ufuk Uras : “Böylesine değerli bir
şair ve yazarı biz destekleriz. Keşke aday olsa, solun da
desteğini alır.”
Sırrı Sakık
ise “Ölümüne destekleriz” buyurmuş. Aman dikkat Kürt
kökenli kardeşlerim, “Niyazi olmayın bu yolda”…
Vah Türkiye solunun acıklı haline…
Koskoca ülkede bütün dertler halloldu da sıra insanların
apış arasına geldi.
2008 Avrupa Futbol şampiyonası finallerine kalındı.
İş ve aş sorunu halloldu.
Eğitim-sağlık zirvede.
Nobel alındı.
İhracat patladı.
İstikrar yakalandı.
Enflasyon düştü.
Borsada sıcak
para bolluğu var.
Yeni Osmanlı dönemi başladı.
Cümle ümmete hayırlı olsun !..
Brüksel, 25
Kasım 2007
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|