|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yakup.yurt@skynet.be
|
NAZARETH DAVASI
Dava Evrensel Yetki Yasasına istinaden Belçika tarafından
Nazareth’li İsa’ya karşı açılmıştır.
Piyeste 6 aktör rol almaktadır. Roller ve oyuncular :
Mahkeme Başkanı Emekli yargıç Dominique De Wolf
Başsavcı Hippolyte Wouters, avukat,
piyesin yazarı
Savunma avukatı Cavit Yurt, avukat
Sorgu Yargıcı Jehanne Sosson, avukat
Eksper doktor Carine Frenkiel-Haarscher,
psikiyatrist
Hazreti İsa Patrick Simons, lise öğretmeni (Latince-Yunanca)
Süre : 90’
Yer : Brüksel Adliye Sarayı Ağır Ceza
duruşma salonu.
Brüksel dışında ve muhtemelen Paris’te oynanma
ihtimali de var.
Tarihler : 2, 3, 4, 6, 9, 10, 11 ve 13 Mart akşam saat
20.15’ te
Dün akşam ailece tiyatrodaydık.
Oğlum Cavit rol almasa farkında bile olmazdım muhtemelen.
Piyes yazarı Hippolyte Wouters tam bir sanat ve edebiyat
adamı. Fransızca dil ve kültürüne katkılarından dolayı
Fransa Cumhuriyeti tarafından nişana layık görülmüş. Dil,
kültür ve tarih sevdalısı. Bu onun on iki yılda yazdığı
sekizinci piyes.
Piyesin amacı Hıristiyanları üzmek veya gücendirmek değil
kesinlikle. Konu inançsal İsa Peygamber’i değil, tarihsel
İsa’yı İncil temelinde yargılayarak eleştirel düşünceyi
kamçılama meselesi.
Görüldüğü gibi mevzu çok hassas.
İsa’yı yargılamak her entellektüelin harcı değil günümüzün
ayarı kaçık dünyasında.
İnsanlık aleminin önemli bir bölümü onun tanrısal kökenine
inanıyor ve ona tapınmayı kurumsallaştırmış durumda.
Fakat hayatı iyi bilinmiyor; hakkında birbiri ile çelişen
sübjektif bilgiler var.
Farklı görüşleri Sorgu Yargıcı kutsal kitap İncil temelinde
bir bir incelemiş.
Psikiyatrist hanım son derece bilimsel bir kişilik analizi
sundu.
Zaman ve mekan farklılıklarına rağmen, yazar davayı prosedür
yönünden günümüz hukuk sistemine uyarlamaya çalışmış.
Başsavcı iddianamesini olabildiğince ciddiyetle hazırlamış.
Yine de iddianame okunurken hem savunma avukatı sinirlendi,
hem birkaç izleyici.
Salondan atılmak istenen izleyici, Onur Yurt, “bana
dokunmayın, atmanıza gerek yok, bu saçmalıkları daha fazla
dinleyemem” diyerek duruşma salonunu terk etti.
Pro Deo, yani Tanrı Adına, yani ücreti Devlet tarafından
ödenerek atanmış genç avukat büyük bir görev aşkıyla yaptı
savunmasını.
İnancını, dünya görüşünü paylaşmadığım kişileri de
savunabilirim ; kendi inançlarımdan savunma gereği imtina
edebilirim, zira savunma hakkı kutsaldır dedi.
Objektif olunamayacağını, çünkü objektifliğin bir safsata,
veya daha doğrusu günün şartlarına göre değişen anlamlar
kazanan bir kavram olduğunu, mühim olanın insanlık ve
dürüstlük olduğunu ifade etti.
Duruşma başında mübaşir ismini bağırdı, sanığın duruşmaya
gelmediği saptandı.
Nazareth’li İsa’nın yargılmasına gıyaben devam edildi.
Dosyaya ve duruma hakim avukat savunmasına şevkle devam
ederken, kim olduğu bilinmeyen beyaz giysili, sakallı ve
yakışıklı genç bir adam kendinden emin ve huzurlu adımlarla
içeri girdi, avukata yöneldi.
Alçak sesle “Üzme tatlı canını üstadım, benim savunulmaya
ihtiyacım yok” türünden birşey söyledi.
Avukat duruma şaşırdı ve sustu.
Salona bir sessizlik çöktü.
Herkes merakla ne olacağını bekliyordu.
Başsavcı kişinin kimliğinin tespit edilmesini talep etti.
Mahkeme Başkanı “anlamsız” kimlik tespitine bile gerek
görmedi ve kendisine söz verdi.
O da aldı eline mikrofonu ve bir nutuk çekti.
Kendisinin Hazreti İsa (Patrick Simons) olduğunu söyledi.
Sakin ve huzur dolu bir ses tonuyla konuşmaya başladı.
Gerçek sevgiye, barışa, paylaşmaya dair filozofik mesajlar
verdi.
“Bu dünya tanrı kainatında bir kum tanesi bile değildir.
Sizler de kendinizi bulunmaz Hint kumaşı sanmayın.
İnsan olarak benim de hatalarım olmuştur elbette.
Oburluk yüzünden birbirinizi yemeyin, tüketim canavarına
teslim olmayın, perakende kurtarırken toptan öldürmeyi
uygarlık saymayın” dedi.
Zaten beni gerçekten anlasaydınız ve dediğim yoldan
gitseydiniz yaşadığınız bunca felaket başınıza gelmezdi,
bırakın riyakarlığı, kendinize gelin demek istedi sanırım.
Veya ben öyle anladım…
Anladınız mı veya bilmem anlatabildim mi ?
Yakup Yurt ©
Brüksel, 04 Mart 2009
yakup.yurt@skynet.be
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|