|
REHBERLİK NEDİR, NE DEĞİLDİR…
Yazma
dürtüsü başıma bela. Bağımlısı oldum. Yazmadan duramıyorum.
Yazınca üzerimden ağırlık gidiyor, rahatlıyorum.
Ama saçmalamak ve okuyucuya zaman kaybettirmek istemiyorum.
İçeriği önemsiyorum.
***
Bu yazımın konusu “Rehberler Günü”.
Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), 2007 yılında tüm dünyada
seyahat edenlerin 898 milyona ulaştığını açıklamış.
Gerçekten müthiş bir rakam.
Bilindiği gibi turizme “bacasız sanayi” diyorlar.
Siz isterseniz “altın yumurtlayan tavuk” deyin.
Yapılan bütün yanlışlara ve eksikliklere rağmen “Türkiye
dünyada en çok turist çeken ilk 10 ülke arasına girmeyi
başardı, şimdiki hedefimiz ilk 5’e girmek” diyor Kültür
ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay.
***
Turizm sadece deniz-güneş-kum değil.
Kültür turizminde çok ciddi bir yükseliş gözleniyor.
Farklı kültürel yapıları daha yakından tanımak, zengin tarih
mirasını yerinde görmek amacıyla binlerce kilometre
uzaklıklara gitmek aşırı zengin olmayı gerektirmiyor günümüz
dünyası.
Birazcık ilgi ve bilginiz varsa, oluşan merakınınızı
giderebilirsiniz.
Kültür gezginleri kervanına katılabilirsiniz.
Hurma yiyip, deveye binip, Firavunlara merhaba
diyebilirsiniz.
Yazın aşırı sıcaklarında Türklerin neden incebelli
bardaklarda sıcak çay veya tuzlu ayran içtiklerini anlamaya
çalışabilirsiniz.
Çınar gölgelerinin serinliğinde nargile çekerek keyif
çatabilirsiniz.
Batı ile Doğuyu, madde ile manayı harmanlayan Bursa’yı
dolaşırken terlemenin ve yumuşacık havlulara silinmenin
zevkine varabilirsiniz.
Kaplıcanın göbek taşında yatıp tellaka bir Osmanlı masajı
yaptırıp kuş gibi hafifleyebilir, yaşamanın güzelliğini
iliklerinize kadar hissedebilirsiniz.
***
Yukarıda çalakalem sıraladığım örnekleri çoğaltmak mümkün…
Ömür biter, Türk
konukseverliği bitmez. Gidin, yerinde görün !
“Uzak Asya’dan dörtnala gelip, Akdeniz’e bir kısrak başı
gibi” sokulan o cennet memleket ; güzel insanlar diyarı…
Dört mevsimin doya doya yaşandığı coğrafya mucizesi
Türkiye !
***
Kısa adı WFTGA olan Dünya Turist Rehberleri Birliği 1989
yılından bu yana her yılın 21 Şubat günü “Turist Rehberleri
Günü” olarak kutlanıyor. Türkiye’deki rehberlerin meslek
örgütü TUREB. 21 Şubat etkinlikleri çerçevesinde “TUREB
Ödülleri” veriliyor.
Tanıtım-Sürdürülebilirlik-Konukseverlik-Otantiklik-Kültür
Turizmi ve Turizm Eğitimi dallarında.
***
Unutamadığım bir anımı aktarayım, izninizle !
Sekiz-on yıl önceydi. New York’taki İkiz Kuleler faciasından
sonraki yaz.
Avrupa’da ve dünyada islamofobi yaygınlaşıyor.
Eşimle
birlikte bir haftalığına Didim’deydik.
Yerel bir acenteye günlük geziye kaydolduk.
Acente büyük bir minibüs, bir bayan rehber tahsis etti.
Almanya’da yaşayan iki Türk çifti, eşim ve ben ve yaklaşık
on kişiden oluşan bir İngiliz turist grubu minibüse bindik.
Eşim ve ben şoförün arkasındaki koltukta oturuyoruz. Şofor
mahallindeki iki kişilik yolcu koltuğu boş. Orası boynunda
kokart asılı rehber hanıma ait.
Minibüs yola çıktı ; istikamet Pamukkale.
Rehber hanım ön koltukta dizlerinin üzerinde durarak
minibüsün arkasına bakarak konuşmaya başladı. Önce Türk olan
bizlerden izin istedi. “Konuklarımız İngilizlere programı
İngilizce anlatayım, onlar aradan çıksın, sonra sizlere
Türkçe anlatırım” dedi.
Ve başladı İngilizce konuşmaya. O kadar güzel ve tane tane
konuşuyordu ki ben bile anlayabiliyordum lisede öğrendiğim
İngilizce ile !
Neyse pür dikkat onu dinlemeye başladım…
Bir ara ne
dese beğenirsiniz ?
Aynen şu :
“Şu an modern tatil beldesi Didim’den çıkmak üzereyiz.
Pamukkale’ye varasıya irili ufaklı köylerden geçeceğiz. Ve
oralarda çarşaflı kadınlar ve sakallı fundamantalist
(rehberin kullandığı kelime aynen yazılmıştır)
insanlar göreceksiniz.”
Şaşırdım. Hiç tepki vermedim. Sözünü kesmedim. Lafa
karışmadım. Konuşmasını tamamladı. Sıra biz Türklere
gelmişti.
-Rehber
hanım size birşey sorabilir miyim ? dedim.
-Tabii,
buyrun dedi.
-Niçin o fundamantalist kelimesini kullandınız ? O
kelimenin köktendinci anlamına geldiğini bilmiyor
olamazsınız. Peki bizim köylülerimiz öylemidir ? dedim.
-Ben bilmem kaç yıllık Turizm Bakanlığı kokartlı profesyonel
rehberim, bana İngilizce mi öğreteceksiniz ? demez mi !
-Hanımefendi sinirlenmenize gerek yok. Size dil öğreten de
yok. Kendinize gelin. Ben sadece o kelimenin uygun
olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını söyledim, o kadar
diyerek nezaketi elden bırakmamaya çalıştım…
***
Uzatmamak için bazı gereksiz ayrıntıları geçiyorum.
Rehber hanım o andan itibaren bana küstü, hiç konuşmadı.
Sadece bir kez yüzünü çevirerek kolonya ikram etti.
Türk grubundan kimse
bur tavıra bir anlam veremedi.
Tabii ki
İngilizler hiçbir şeyin farkında olmadılar…
Bana Pamukkale’de Kleopatra Havuzunda Rus dilberlerin
arasında, şifalı sularda yüzmek nasip oldu.
İnşallah ödüllerden biri “O” rehbere nasip olmaz !
Eminim o da
o günü unutmamıştır…
“Kulum-kölem olsun, bir kelime öğrettim ona ” !
Az şey
mi ?
Brüksel, 20 Şubat 2008
11 Şubat 2008
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|