|
TARİHTE BUGÜN…
Birçok konuşma, birçok sohbet, birçok yalan bu
sözlerle başlar : “Filan tarihte…” !
Mikrofonu kapan veya önünde bulan konuşmacı kaptırır kendini
geçmişin rüzgarına, başlar anlatmaya, kendince aktarmaya,
bildiğince açıklamaya…
Kafasına göre sübjektif yorumlar katarak.
Tarihi hep kendi ideolojik beklentilerine göre yontarak.
Sanki bütün sırlar geçmişte saklıymış ve onları sadece
kendisi biliyormuş gibi…
Sosyal bilimlerin temeli olan izafiyet kavramını unutarak,
herşeyi dayatarak…
Kendileri hariç herkesi sorgulayarak !
Her şeyi bir günde olanlarla açıklama hastalığı çok yaygın
bizim kültürümüzde ve eğitim sistemimizde…
***
Örneğin bir 29 Mayıs 1453 Salı sabahı alıvermişizdir
İstanbul’u !
Daha bir gün önce, yani 28 Mayıs 1453’te hüküm süren Orta
Çağ karanlığına son noktayı koymuştur Osmanlı ve 30 Mayıs
1453’te Yeniçağ ile birlikte uyanmıştır İstanbullular…
***
Tarihi böyle öğretirsen yeni nesillere, anma törenlerinde
geçmişine ne kadar bağlı olduklarını kanıtlamak için asık ve
üzgün surat sergileyen yöneticiler atarsın illere ve
ilçelere…
Ezbere, üstünkörü, baştansavma konuşan ve
şak…şak…şak…alkışlanan yöneticiler !
Hamaset edebiyatı yaparak tribünlere oynayan, besledikleri
amigolara muhtaç yöneticiler !
Umdurarak veya korkutarak hükmeden ve kendini Devlet sanan
“büyükler”…
***
Daha önce bir yazıma attığım başlıkta “Korku Bahçesinde
Sevgi Yeşermez” demiştim.
Neden bilmem bugün aklıma geldi : Kendimi kutladım, dedemden
kalma son aferini verdim kendime…
***
Bugün 21 Mart 2008.
Nevruz Bayramı.
Sevgi kıvılcımı yaymak maksadıyla ateş yakan herkese kutlu
olsun.
Bugün Dünya Şiir Günü.
Şiiri sevgiyi yaymanın aracı olarak gören herkese kutlu
olsun.
21 Mart 1973 günü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu memleketi
Şarkışla’da “sadık yari kara toprağa” verilmişti.
Mekanı cennet olsun.
21 Mart 1991 günü Ankara’nın eski belediye başkanlarından
Vedat Dalokay elim bir trafik kazasında hakkın rahmetine
kavuşmuştu.
Ankaralı olmamakla birlikte sevgi ve saygıyla anıyorum.
21 Mart 1995 günü Nevruz bayramı ilk kez “resmen”
kutlanmıştı.
“Resmen” değil, içtenlikle barış ve kardeşlik bayramı olarak
kutlanacağı günler hasretiyle…
***
Bugün 21 Mart 2008, saat Brüksel’de 12’yi 12 geçiyor.
İki saat önce tipi yağıyordu. Şimdi kar yağıyor, “ince ince,
fakirlerin üstüne”.
İnsancıklar koşuşturuyor, sokağımın ilerisinde kurulan
haftalık Cuma Pazarına doğru.
Küçük oğlum Onur ve ULB Hukuk Fakültesinden üç sınıf
arkadaşı, Atlantik Okyanusu üzerinden Meksika’ya uçmakta,
on günlüğüne…
***
Dün akşam Brüksel Adliyesi’ndeki hitabet ve savunma
yarışmasında bütün ödülleri sildi süpürdü Allah’ın izniyle.
Uluslararası İnsani Hukuk uygulamaları kapsamında, Frankofon
Belçika Kızıl Haç Örgütü ve Lahey’deki Uluslararası Ceza
Mahkemesi işbirliği ile yılda bir kez düzenlenen ve sanal
bir mahkeme ortamında yaşanan bir “Hitabet ve Savunma”
yarışması bu.
Dört ayrı Hukuk Fakültesinin ikişer kişilik ekiplerle
katıldığı bir yarışma.
Jüri tamamen uluslararası alanda tanınmış hukukçulardan
oluşuyor.
Her babayiğidin harcı değil öyle çoğu hukukçulardan oluşan
350 kişilik bir topluluk önünde konuşmak.
Geçen yıl düzenlenen yarışmaya sayın Brüksel Bölge Devlet
Bakanı Emir Kır ve Brüksel Bölge Milletvekili Emin Özkara
katılarak onurlandırmışlar ve Yurt kardeşlerin başarılarına
tanıklık etmişlerdi.
Bu yıl 9.cusu düzenlenen yarışmaya Brüksel’den ULB,
Louvain-la-Neuve’den UCL, Liège’den ULg ve Paris’ten
Paris-Nanterre Üniversiteleri katıldılar.
ULB’yi oğlum Onur ve Gürcistanlı sınıf arkadaşı Dodo
Chochitaichvili temsil ettiler ; ve birincilik ödülüne layık
görüldüler.
Türk aile ile Gürcü aile birbirini içtenlikle kutladılar.
Afrikalı orkestra ambiyans müziği yaptı.
Zevkten bıraktım iri gövdemi müziğin rüzgarına.
Gönlüm dalgalandı.
Koçum benim, aslan oğlum.
Biz geçmişte kalmaya başlasak ta aheste aheste, geleceğin
yükü siz gençlerin omuzlarında…
Kendinizi ona göre ayarlayın, bu acımasız dünyada…
Ne olur barıştırın artık yerel ile evrenseli…
Geçmişe hapsetmeyin kendinizi, kucaklayın geleceği, sevgili
umut tomurcukları…
Brüksel, 21 Mart 2008
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|