|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yurtyakup@gmail.com
|
YAZMA NEDENLERİM…
Yazıma bir itirafla başlayayım izninizle.
Bu satırların yazarı bendeniz bugüne kadar hiçbir yazımı
beyinleri ve gönülleri yanlış anlamaya şartlanmış fanatikler
için yazmadım ve hiç kimseyi iknaya zorlamadım.
Bütün risklere rağmen kimsenin adamı olmamaya ve ben olarak
kalmaya özen gösterdim.
Keşkelerle yaşamaya alışık olmadığımdan hiç kimse gibi
olmaya özenmedim.
Sevgi, saygı samimiyet çerçevesinde sağduyu, sanat ve bilimi
rehber edindim.
Yargılayıp insanları çekmecelere hapsetmedim.
Moda tabirle yaftalamadım.
***
O halde kendimi terapi amaçlı yazan benim için hedef kitle
hep sağduyulu insanlar oldu.
Ve bugün adım gibi eminim ki sessiz ama nitelikli bir
okuyucu kitlem var.
Tıklanma oranım belki küçük, ama etki alanım oldukça büyük.
Sevdikçe sevilmek güzel bir duygu !
Sevildikçe sevmek ise onun kaçınılmaz yan etkisi…
***
Yazmak demek eleştirilere açılmak demektir.
Fakat eleştirilere açık olmak demek kurbanlık kuzu gibi her
türlü safsatayı dinlemek değildir.
Diyalog küfür, hakaret, aşağılama ve küçümseme kaldırmaz.
Yani söyleyeceğimi de, haddimi de bilirim.
Bu güne değin polemiklerden özellikle kaçındım.
Çünkü benim derdim her zaman ve her konuda haklı olmak değil.
Hiç kimseye kendi kutsallarımı dayatmıyorum.
Kişilerle hesaplaşmıyor, dalaşmıyormadığım gibi her türlü
dayatmayı da kabul etmiyor ve tüm enerjimle reddediyorum.
Allah’a şükür, herkes kadar akıl, zeka, kültür, diploma,
lisan, vs… bende de var.
Allah bana da akıl, fikir, mantık, mukayese gücü bahşetmiş.
Bırakın tercihlerimi kendi beynimle yapayım…
Artısıyla, eksisiyle, sevabıyla, günahıyla ceremesi bana
ait !
Zira sürüye katılmak ve kurbanlık koyunlar gibi melemek en
kolay çözüm…
Gideceğiniz yeri başınızdaki kurnaz çoban tayin eder ve
yorulmadan “yaşarsınız” !
***
Bir Amerikan hazır gıda, hamburger üreticisinin Fransa’da
350 mağazası var.
Bunlardan sekizinde altı ay süreyle islami usûllere göre
kesilmiş helâl et denemesi yapıyor.
Bu sekiz mağazadan birisi de belediye başkanı sosyalist olan
Roubaix şehrinde.
Ve bu mağaza şehrin merkezindeki tek hamburgerci.
Belediye başkanı müslüman olmayanlara karşı ayrımcılık
yapıldığı görüşünde.
Hamburgerci kâr derdinde.
Politikacı oy derdinde.
Müslümanlar inançlarının dikkate alındığını sanarak
seviniyorlar.
Müslüman olmayanlar kendi ülkelerinde dışlanma psikozuna
girmek üzere.
Sağdan soldan “domuzuma dokunma” sesleri duymaya
başladım Belçikalılarda.
***
Otellerde veya uçaklarda da, saygı ve hoşgörü gereği,
islamiyete uygun servis yapılırdı.
İsteyen yer, içer ; istemeyen yemez içmezdi.
Önceleri otobüs ve uçaklara sigara da içilir ve içmeyenler
çok rahatsız olurdu.
Şimdi yasaklandı ve bence çok iyi oldu.
***
Geçenlerde bir dernek açılışında bulundum.
Kozmopolit davetliler arasında alkol alanlar da vardı.
Ama ikramda, Türk etkinliklerinin çoğunda olduğu gibi, yine
alkol yoktu…
Niye diye sorduğumda bir beyefendiden “sebep olmak büyük
günahtır” cevabını aldım…
İkna olmadığımı görünce biraz üzüldü galiba…
Anlaşılan bazı kişiler benim gibilerin günaha girmesini
engelleyerek sevap kazanıyorlardı !
Gülümseyen yüzleriyle hoşgörüden bahsederek…
***
Kısacası ben gördüklerini ve yaşadıklarını kendince
yorumlayan ve yazan bağımsız ve özgürlükçü bir adamım.
Yürürlükteki yasalara uymak kaydıyla isteyen istediğini
yapar…
Kimse kimseye karışamaz ve hiçbir dayatmada bulunamaz.
İşte bu nedenle ben sağduyu sahibi insanlara hitap ediyorum.
Birşeyler verebiliyorsam da ne mutlu bana…
Beni ben olduğum için sevmeyenler ise okumasınlar daha iyi…
İnternet çağında herşeyin kolayı var !
Bir tıklarsınız, yok olur giderim…
Yok seviyorsanız, yeni paylaşımlarda buluşmaya davet
ediyorum sizleri…
Sevgi, saygı ve samimiyetle…
Yakup Yurt ©
Brüksel, 24 Mart 2010
yurtyakup@gmail.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
YAZMA
NEDENLERİM
GÖÇ,
HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ
Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14
ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|